Bakmak – görmek – hissetmek

Bakmak – görmek – hissetmek

  • Fotoğraf sanatçısı F.Ş bu eseri objektifine yansıtırken ‘’Her şeyin kendi elimizde ve bize çok yakın olduğu gerçeği’’nden yola çıkarak bu güzel kareyi bizlere kazandırmış.
  • Kendisine öncelikle çok teşekkür eder objektifini ruhuna/ruhumuza nefes veren güzel eserlerle buluşturmasını temenni ediyorum.
  • Sanatçı düşüncesinde kesinlikle çok haklı, ama bence gözler bakma eylemini gerçekleştirirken çekilen fotoğrafa bakanın yaşanmışlıkları, yaşama dair kazanımları, kaybedişleri ve o anda içinde bulunduğu duygularını da bakma eylemine dahil ediyor.
  • Her zaman dediğimiz gibi yaşanmışlıklarımız bizi biz yapan eylemlerdir.
  • Ben ise bu güzel esere baktığımda aklıma ilk gelen düşünce: İki zarif parmağın arasındaki mekândan bir gün bir ses duyulacak ‘’Hakkın rahmetine kavuşmuştur’’ diye. İşte o zaman acaba gerçek Yaşam mı başlayacak gideceğimiz mekânda, yoksa bu dünyada kötülere meze olmak adına öğretilmiş ‘’Din’’ in kandırmaca olduğu mu? Ya da Karl Marx’ın 1843 yılında söylediği meşhur sözü ‘’Din Afyondur’’ söyleminin gerçeği ile mi karşılaşacağız.
  • – Fş. Mardin –
  • Evet, biz bu sorunun cevabını iliklerimize kadar öğreneceğiz üzerimizde denenerek öğreneceğiz, Hint efsanesindeki üç kelebeğin öğrendiği gibi öğreneceğiz, ama bildiklerimiz bize kalacak, çünkü sadece bir ceset – ölü olacağız yani.
  • Bilirsin hayat nefesine son verildiğinde Âdemoğlunun, en sevdiği bile bir an önce seni toprağa gömmek için çırpınır. Oysa hayatta iken; ‘’yüzüne bakmaya kıyamadığım, kıymetlim, aşkım, sevgilim, dostum …’’ söylemini kulakların çınlarcasına duymuşsundur sevdiklerinizden, ama gel gör ki şimdi en çok onlar seni toprağa çeken oluyor olacak, sözde senin iyiliğin adına…
  • Madden bir yumruğumuzdan biraz daha büyük olan ve bir pompa edası ile çalışan kas yığınından başka bir şey olmayan, günde yüz binden fazla atan, birkaç bin litre kan pompalayan yarım kilodan az olan ve adına kalp dediğimiz alet ruhun mekânıdır benim için. Ruh yalnız orada huzur bulur bir de kendisine benzeyen bir kalp bulduğunda…
  • Her ne kadar son günlerde son dönemlerde hakkım olmayana kırgınlığımdan dolayı biraz uzak kalsam da insanın içgüdüsünde var olan sığınma, yalvarma, yakarma eylemlerinin bende de var olduğunu bilmenizi ister, kaderci kişiliğimin bazen cezasını çekerken kimi zaman da mükâfatını aldığım hayat tarlasında rastlantıların ilahi bir gücü olduğuna inanırım. Bu rastlantılar bazen şansınız olurken bazen de şansızlığınız cezanız oluyor.
  • Hayatımda çok olmasa da güzel rastlantılarla ödüllendirilmişliğim olmuştur. Ama bazı rastlantılar vardır ki işte o rastlantı sizi sizden alır koparır, kendinize lanetler okursunuz, kendi kendinizle kavgaya tutulursunuz, neden bu kadar geç karşılaştım diye…
  • Hayatın kendisine yalan söyleyenler tarafında uzun soluklu kalmışlığım olmuştur hep, yalan söyleyen hayat çoğu zaman dalgasını geçmiştir bende. İşte bu hayat sahnesindeki rolümü ifa ederken ya hep geç kalmışlığım ile ya da erken gelmişliğimle sınanıp durdum.
  • Pollyannalar sağolsun ki az ile yetinebilmeyi sindire sindire öğreten yaşam hikayemde yoluma ışık olan, ilham kaynağım olan ama aynı zamanda çok sevgili arkadaşım yarenime saygılar sunar yaşamı boyunca hayatın güzel sahnelerinde başrol oynamasını ve hep komedi dalında ödüller almasını temenni eder, beklediği ve dibine kadar hak ettiği kainatta kendisinden başka tek olan, en özel olan Friesian’ın kendisini alıp güneş ülkesine götürmesini diliyorum…..
  • Haaa ben mi? Hımm ben, ben ise hayatın yalan söylemlerinin notasında ruhsuz kimliksiz mecburiyetimle dans etmeye devam edeceğim…
  • //fvzbzkrt18112019//
  • Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

    %d blogcu bunu beğendi: