CASUSULUK FAALİYETLERİ VE TÜRKİYE

İntelijans; Elde edilen bilginin gizliliklerine uygun doğrultuda yorumlama ve değerlendirme
uğraşısıdır. Diğer adıyla casusluk olayları insan oluşumudur ve tarihi insanlık
kadar eskidir. Casusluk ve intelijans adına tarihten gelme birçok örnek
verilebilir. Örneğin Bağdat yöresi kabilelerinin kahramanı Samson’u Filistinli
güzel Dalila ve Homeros’un ölümsüz eseri Troia destanı gibi. Oyun yazarı
William Shakespeare Kraliçe Elizabeth’e bile intelijans raporları sunmuştu. İstiklal
Marşımızın şairi M.Akif Ersoy da Osmanlı zamanında Teşkilatı Mahsusa’ya
çalışmıştı.
 
Abartmalı içeriklerı de olsa birtakım gerceklerı
en azın
dan üç bin yıllık sürecı aşarak zamanımiza
taşıyan yazıya dokülmüş destanlar, bu
yargiyi doğruluyor.
Homeros’un olümsüz anlatımını Troıa Destanı ile ilgilenenler hatırlayacaktır. Grekya yarımadasındaki
site devletler birleşerek on yıllık
bir
hazırlıktan sonra siyaha boyanmiş yüzlerce tekne icinde
Çanakkale
Bogazı’nın girişindekı bereketli ovanın kiyilarına dayanmiştı. Sözkonusu belde
bugünkü Çanakkale’nın otuz kılometre daha berisindeydi.
Zeytin, incir, defne koruları ve üzüm bağları ile
bezenmiş
bereketlı ve sulak Troıa
Ovası’nda adam adama veya
topluca
yapılan savaşlar tam on yıl sürdü.
Beldenın
yaşlı kralının oglu Paris, saldırganların en hırslısı
Makedon Tıranı Akhilas’ı attığı ok ile topuğundan vurarak öldürdü. Bu olayda için ilginç yanı,
destanda dile ge
tirildiği şekilde,
Akhilas’ın canının topugunda oldugunun
Afrodite (sevgi ve güzellik tarıncası) tarafından Paris’e bildirilmiş olmasıydı.İşte bir tanrıçaya mal edilen bu olay, “casusluk” olgusunun antik çağdan beri varoldugunu tipik bir ömek ile ortaya koymaktadır.
 
I.Dünya Savaşı döneminde modern
anlamda intelijans başlamıştır. O dönemin unutulmaz casusu Mata Hari … Mata
Hari çift taraflı çalıştığı hususundan şüphelenilerek 1917 den gözaltına
alınmış, çift taraflı çalıştığını itiraf etmemiş ancak elde edilen ipuçları ile
hareket edilerek 1917 günü şafak zamanı kurşuna dizilmiştir.
 
II. Dünya Savaşı sırasında Alman Gizli
Servisi askeri merkezlere
  uyarılar
göndemişti. Bu uyarı İngiliz ve Frannsız gizli eksper ajanlarının uzaktan dudak
okuma metoduna başvurdukları ile ilgiliydi. Bu yüzden Alman Subaylarının
dikkatli olmaları ile ilgiliydi. Bu örnek aslında casusluk ve intelijans
arasındaki farkı önemli şekilde ortaya koymaktadır. Şöyle ki konuşulanları
anlamak ya da anlamaya çalışmak casusluk, dudak kıpırtılarından konuşulanları
anlamaya çalışarak yorumlamak ve değerlendirme yapmak ise intelijanstır. Bu
yüzden intelijansın casusluk faaliyetinden daha önemli olduğu söylenebilir.
 
22 Kasım 1963’te ABD Başkanı uzak
mesafeden açılan ateş ile öldüdürülmüştü. Katil zanlısı 24 yaşındaki Lee Oswald
yakalanarak sorgulamak üzere giderken Başkan Kennedy’nin hayranı olan bir şahıs
tarafından öldürüldü. Ancak ne yazıkki maktülü öldüren şahıs kanserden çok
yakın zamanda sorgulanamada ölmesi her iki cinayet olayını da perdelemişti. Bir
komplo teorisine göre ise Başkan Kennedy zamanında Rusya ile yakınlaşma Kübayı
harekete geçirmiş ve Başkan Kennedy’yi onların öldürttüğü öne sürülmüştü.
 
6 Eylül 1955 sonbahar sabahı İstanbul
da yayılan haber dalgası bütün kente yayılmıştı. Atatürk’ün Selanik’teki evi
bombalanmıştı. Bu haberi duyanlar Taksim Meydanına toplanarak protesto etmeye
başlamışlardı. O dönemin C.başkanı Celal Bayar, başbakanı ise Adnan
Menderes’ti. İnsanlar çığrından çıkmış vaziyette her tarafa saldırıyorlardı.
Askerlerden müdahelede zorlanıyorlanıyorlardı. Atatürk/ün evine bomba atan şahıs
Yunanlılar tarafından Türk makamlarına teslim edilmişti. Zanlı Yunanistan’da
gelen hasar ise devlet hazinesinden karşılanmıştı. Bayar ve Menderes halkı
katmadan ülkeyi yönetmek istemişlerdi. Bundan dolayı İntelijans çalışmalarına
gereken önemi vermemişlerdi.
 
Çeşitlı yontemler kullanarak dünyayı önüne katma
ey
lemlerı oluşturan Sovyetler  Birliği’nın buğdaya hücum Operasyonu önemli
ıntelıjans örneklerındendır. Sovyetler Birliği dünya üzerinde çeşitli şirketler
aracılığıyla yaklaşık 30 milyon metreküpe ulaşan buğday alımı yaptı ve
1970 li yıllarda buğday sorunu yüzünden
ABD ve diğer ülkeler zor zamanlar yaşadı. ABD’de ekmek, süt, kümeslik besin
fiyatları korkunç bir şekilde fırladı. İntelijans kurgusu açısından dünyayı
saran buğday sorunu 1972 ve 1973 yıllarında Hindistan’da 829 kişinin ölmesine
yol açarak büyük bir felaketle sonuçlandı.Bagladeş’te ise açlıktan ölenlerin
sayısı 760 bine yaklaştı. O dönemde dünyada Buğdaya Hücum operasyonunda
ölenlerin sayısı 2 milyon kişiyi buldu.
 
İtelijansın Çöllere, daha doğrusu Arap
Yarımadasına yönelişini ilk kez İngilizler daha sonra da Fransızlar
yapmışlardı. 1862 yılında Fransızlar Arabistan çöllerine William Pelgrave’yi
gönderdiler. Asıl işi hekimlikti. Mesleği yüzünden Arabistan otağında büyük ilgi
gördü. Durduğu zaman içerisisnde birçok hastayı iyileştirdi. Kaldığı süreci
değerlendirerek Fransız Hükümetine sundu. Bunu duyan İnglilzler hemen harekete
geçtiler ve 1908 yılında Thomas Lawrence Ortadoğu sahnesine ilk adımını
  atacaktı. İngiliz olarak yetişmiş ama annesi
İskoç babası ise İrlandalıydı. Yirmi yaşında Oxfordda eğitimini tamamlayan
Lawrance bunun birçok dalda eğitim almıştı.
 
Hocası David Hogord ve Leonard Woorley
ile birlikte Antep, Urfa ve Halep üçgeninde kazı çalışmalarına başladılar. Bu
bölgedeki kazı çalıimaları tam 4 yıl sürdü.
 
Lawrance kazı işleri ile uğraşadursun
İngiliz askerleri Arabistan çöllerini arka kapıdan zorlamaya başlamışlardı.
Yüzbaşı William Shakesper komutasındaki İngiliz ordusu yorucu çöl yolculuğundan
sonra Kuveyt’e ulaştı. İngilizler ile bazı antlaşmalar yapıldı.
 
Arabistan çöllerine döşenen demiryolu
ve telgraf hattı uygarlık çabası olmasına rağmen
  bedviler arasında büyük tedirginliklere yol
açmıştı. O sıralarda Osmanlı nüfusu 20 milyon dolaylarındaydı.Bunun yarısı
Arapça konuşan halklardan oluşuyordu.İtalyanlar 1912 yılında Osmanlılar’ın
elindeki toprak parçası olan Libya’yı almışlardı.
 
İngilizler’in  işbirliğini genişletmek için Kuveyt ve Bahreyn’de
petrol arama ve işletme haklarını satın aldı. İlişkileri daha da geliştirmek
için Beyrut ve Kuveyt arasında geçen demiryolu projesi masaya gelmişti.
 
Kazıları tamamladıktan sonra turist
olarak Lawrence geri döndü. Ülkeleri gezerek dostlarının gönüllerini alıyordu.
14 Ağustos 1914 yılında Birinci dünya savaşı çıktı. Lawrance gönüllü asker
olarak kayıt ofisine başvurdu. Fiziki olarak elverişli olmadığı için askerliğe
alınmadı ama hocası araya girerek olayı çözdü. Lawrance savaş öncesi aldığı iyi
eğitim istihbarat bilgilerine anlam kazandırmıştı.
 
O dönemde Osmanlı I. Dünya savaşı’na
Almanların safında katılmıştı. Savaşın getirdiği zorlu şartlar yoksul hayatı
kaosa çevirdi. Hac ziyaretleri kesildi ve ondan gelen yatırımlar durdu. Ayrıca
o dönemde Teşkilatı Mahsusa Fransız diplomatlar tarafından Arap Yarımadasında
isyan hazırlıkları yaptırdığı şeklinde bilgiler elde etmesi üzerine 30 kadar
Arap isyancılardan elebaşısı idam edilmişti.
 
Mehmet Akif Ersoy o yıllarda danışman
olarak heyette görev yapıyordu. İngiltere Kahire’de bir karmaşa başlatarak
Süveyş cephesine yüklenerek Arap Yarımadasını karıştırmaktı. O günlerde ilk
büyük savaş haberi Bağdat cephesinden geldi. İntelijans maksatlı savaş
uygulamaları başından sonuna kadar hesapta hiç olmayan sarsıcı dramatik ögeler
içermekteydi.
 
Çıkmas Sokak operasyonu adı altında
yapılan operasyonda Osmanlının 293 tane asker kaybı verdi. İngiltere’nin savaş
stratejileri filizlenmeye başlamıştı. İngiliz ve Fransız savaş filosunu
Çanakkale boğazına savaş için Bozcaada sularına demirledi. İngiliz askeri
intelijansından Yüzbaşı William Shakesper silahlı operasyonu hazırlığı için
Dira Vahasına doğru yola çıktı. Savaş başlamıştı. Yüzbaşı Shakesper sırtından
aldığı mızrak darbesiyle yere düştü ve bir kere daha kalkamadı. El Suud önemli
kayıplar vermişti ve geri çekildi. 1916 yılı hareketli geçti. İngilizler
İskenderun’dan
  vazgeçerek Çanakkale
Boğazı’na
  yöneldiler. 16 ay süren savaş
sonrası İngilizler savaşı kaybederek Çanakkale Boğazılı terk ettiler. Daha
sonra İngiliz askerleri Arap Bürosu’na yöneldiler.İngilizler ve Araplar
arasındaki çekişme daha sonra hasımlaşmaya dönüştü.
 
1917 Kasım ayında İngilizler’in
çöllerle ilgili intelijans stratejisinde önemli bir değişme oldu. Bunun üzerine
El Suud’un otağına St: John Philby isminde ajan gönderildi. Bu şahıs 34 yaşında
arap dil ve kültürünün yanı sıra İslamiyet konusunda bilgiye sahip ve pazarlık
yeteneği çok fazlaydı. 9 Aralık 1917 günü İngiliz askerleri Kudüs’e girdi.
Kudüs’ün
15 m.
Kuzeyindeki Dera kasabasıydı ve askeri açıdan önemli bir kavşaktı.
31
Temmuz 1919 günü Lawrance albay rütbesine yükseltilmiş ve terhis edilmiş olarak
Londra’ya geldi. Arap Yarımadasındaki savaşları izlemi sonucunda Lawrence
Arabistan’da isimli kitabı yazarak
kamuoyuna sunmuştu. Daha sonra kamuoyunun ilgisinden sıkılarak
rütbesiyle ismini değiştirerek John Ross olarak Kraliyet Hava Kuvvetlerine
gönüllü olarak yazıldı. 13 Mayıs 1935 günü bir kaza geçirdi ve ağır yaralandı.
1 haftaya yakın komada kaldı ama kurtarılamadı 47 yaşında vefat  etti.
St.
John Philby’e gelince o Arabistan’a yerleşti. Müslümanlığı tercih ederek sünnet
olduktan sonra Abdullah ismini almıştı. Daha sonra Suudi Kralı ölünce Londra’ya
yerleşti ve orada 1957 yılında öldü.
29
Ekim 1923 günü Türkiye Cumhuriyeti’nin aynı zamana bir intelijanslık
destanıydı. Başkahraman Mustafa Kemal Atatürk’tür. I. Dünya savaşından yenik
çıkan Osmanlı’da İngiltere, Fransa ve İtalya İstanbul’u işgal etmişlerdi.
Pera
Palas Otelinde İngiliz gazeteci ve M.Kemal
fikir alışverişi yapıyorlardı. Bu görüşmeler sonucunda gazeteciyle
birlikte sağlam bir dostluğu oldu. M. Kemal ‘in. Gazeteci birkaç defa M.
Kemal’i birkaç defa daha ziyarete gelmiş ve intelijans işleri ile ilgili bilgi
almıştı.
M.
Kemal’in 12 Mayıs 1919 günü Amasya Bildirisin yayımlaması, 19 Mayıs 1919’da
Samsun’a çıkışı ve milli mücadele dönemini başarıyla bitirerek Türkiye
Cumhuriyetini kurması İntelijansçılık açısından dünyada eşi benzeri görülmemiş
mükemmel bir örnektir.
1935
yılında gazetelerde bir haber yayımlandı. Sovyetler Birliği tarım işlerinden
sorumlu komiser  Mikhail Çernov
düşmanıyla işbirliği içinde olmuştu. Soruşturma sırasında suçunu kabul eden
Komiser suçunu kabul etmiş ve görevinden alınarak cezalandırılmıştı. İşlediği
suç Alman Kontra casusluk servisine çalışıyordu ve bu ender rastlanan bir
olaydı. ZMO operasyonu kod adı verilen bu girişimin uygulama sürecini yönetmek
için Berlin ve Moskova’da özel bağlantılı ofisler kuruldu. ZMO Operasyonu 1933
yılında Hitler’in muhteşem Nazileri iktidara gelinceye kadar tam 7 yıl sürdü.  1936 yılı baharında yeni bir durum ortaya
çıktı. Paris’te sürgünde yaşayan Çarlık Ordusundan Skoblin Alman İntelijansına
gizli bilgiler vermekteydi. Bu general para hırslı birisiydi ve bilgileri para
karşılığı satıyordu.
1937
Ocağında Otto operasyonu uygulamasında yeni bir adım atıldı. 1937 yılında
Kremlin Sarayı’nın Kumandanı Petroski tevkif edildi.  Aynı yıl içerisinde Stalin’in Kızılordu
birliklerine çok ağır darbeler vuruldu ve bu olay Alman Birliklerinin 1941
yılında Moskova dış bölgelerine kadar girme imkanı sağlamıştır.
Yoğun
ve kapsamı yaygın savaşlarda birbirlerine neler yaptığını bilmek zorundadırlar.
Bu yüzden şifreleme ve şifre kırma işlemleri büyük önem arzetmektedir. I. Dünya
Savaşı döneminde radyo-telsiz olayı ortaya çıkmıştı. Casuslar gizli bilgileri
mors sinyalleri yardımıyla gönderiyorlar. Herkes anlamasın diye radyo-telsiz
olayına şifre koymuşlardı. Alman elçiliğinin geniş arazisine Hamburg ile
haberleşme yapabilecek güçlü bir radyo telsiz istaısyonu kurdular.Böylece savaş
yıllarında kullanılan yöntem radyo istasyonları ile yapılan şifre
yayıncılığıydı. O yıllarda kullanılan Enigma adlı cihaz daktilo makinesı
büyüklüğünde ve kullanımı kolay olan bir cihazdı. 1939 Eylül ayında Alman
Orduları Polonya’nın yarısını aldığı zamanlarda enigma bilgileri ve
materyalleri Londra’ya kaçırılmıştı.
II.
Dünya savaşı yıllarında kullanılmaya başlanan uzun menzilli silahlar
kullanılması değişken siyasetler intelijans çalışmalarına yeni alanlar açtı.
Donanma tarafından İngiltere adasını teslim almak için bu ülkenin hava
kuvvetlerinin yok edilmesi gerekiyordu.
1950
yılında İngiltere adasının sivil ve askeri hedeflerine Alman uçakları bomba
yağdırdılar. Bombardımanda Almanlar “Eksik Bacak” adını verdikleri buluştan
yararlanıyorlardı.1940 yılında 7 casus yakalanarak ölüm cezasına çarptırıldı. O
günlerdeki hükümet toplantısından birinde İşçi Partisi liderlerinden Herber
Morrison bombardımanları yoksul kesimin üzerine yağdırılmasını ağır şekilde
protesto etti. Ogünlerde en fazla diplomatlar Macar ve Japonlardan çıkmıştı.
Münih’te
dikkate değer intelijans işlemleri yapan Prof. General karl Houshoferdir.
General ilginç ve etkin düşünceler üreten bir askerdi. Japonya’da sivil ve
askeri düzeylerde yoğun konferans çalışması yapmışlardı. Generalin oğlu
olağandışı kişiliğe sahipti. 1933 yıllarında Almanya’da yarım milyon Yahudi
yaşamaktaydı.Generalin katıldığı Münih’teki gizli intelijans
buluşmalarında   iki önemli stratejik
husus ortaya çıkmıştı.Birincisi Yahudilere aşırı boyutlara tırmandıran ılımlı
düzeyde davranılması, ikincisi İngiltere ve Rusya ile savaşmaktan uzak
durulmasıydı.
Modernleşme
dönemine giriş anlamında gizli servisleri 1914 ve 1938 büyük savaşları
beslemişti.Almanya’nın gizli servisini modern anlamda Albay Walther Nikolai
yapıyordu. O yılarda Alman  askeri yardım
grubunda görev almıştı. Daha sonra Nikolai istanbul’da üstlenmiş olduğu 3.Tümen
komutanlığına danışman olarak atandı. Urda görev yaparken acele Berlin’e
çağrıldı. İstanbul’daki görevinden ayrılarak Alman Gizli İntelijansında görev
yapmaya başladı.
1935
yılında Alman Bahriyesinin başkumandanı Amiral Erich Roeder sözkonusu
organizasyonun başına deniz albay Canaris’i getirmişti. Abwerhin  yeni şefi Albay Canaristi.Birinci dünya
savaşından yenik çıkan ülkesine Almanyaya
döndü.Burda Donanma Tugayını yönetti.İkinci Dünya savaşı olmadan önce ki
yıllarda Abwerh 21 casus yakaladı.İkinci Dünya Savaşına giden yıllarda Alman
kökenli Barones Reissa Von Einem bir Abwerh ajanıydı.Büyüleyici  kişiliğe sahip kültürlü ve zeki bir
kadındı.Savaşın patlak verdiği günlerde Fransız kontra casusluk servisi Senato
Askeri  komitesi gizli bilgileri para
karşılığı Baronese aktardığını tespit etti.Barones tevkif edileceğini öğrenince
Berlin’e kaçtı.
Barones
1941 yılında komplo sonucu öldürüldü.Bir başka Abwerhi’n  ajanı ise jet sosyetesinin aslarından Alman
güzel model Lily Steindi.
 
İngiltere’de
SIS veya Secret inteligence Service (gizli intelijan servis) diye anılan bu
organizasyonun geleneksel adı MI-6’dır.SIS İngiltere dışişleri bünyesinde bir
genel direktörlük olarak görülür. Dışişlerine bağlıdır.SIS’in ilk genel
direktörlüğünü deniz Albay Sir Mansfield Cumming yapmıştır.Albay Sir’in hizmet
süresi dolunca 1923 yılında Amiral Sir Hugn Sinclair getirildi.16 yıl görev yapan
Amiral Sinclair kanserden öldü.Görev başındayken yaptığı en önemli olay Z
operasyonuydu. zamanındaki en önemli olay Z Organizasyonuydu.SIS ile Z
operasyonu Emektar Dansey yürütecekti. Mesleki
yapısı buna son derece uyuyordu.I Dünya savaşı sırasında Fransa’da
başarılı bir askeri inteljansçı olarak çalışmış
ve savaştan sonra ise SIS’e katılmıştı.Daha sonra bazı nedenlerden
dolayı görevinden ayrılmıştı.California’ya yerleşti.Daha sonrada Zurich kentine
yerleşti.Dansey orada sessiz sedasız Z operasyonunu örgütlüyordu.İkinci Dünya
Savaşının sonunda Z operasyonu tamamlanmıştı.Bu üstün başarısından dolayı
Dansey (şovalyeli)nişanı ile onurlandırıldı.
İlk
kurulduğu yıllarda MO-5 Military Operations V. Kod adının almış olan bu
organizayon şimdilerde ise Dis Defense inteligence servise diye
anılıyordu.Simgesi kaplumbağa çalışma ilkesi ise yavaş fakat güvenceli etkinlik
deyimi  ile özetlenebilir. Birinci Dünya
savaşının yıllarında DIS’i Yüzbaşı Vernon Kell şekillendirmişti.Kell çok
yetenekliydi 5dil biliyordu,Çin’e gönderilerek sömürge yönetiminin intelijans
işlerinde deney kazandı.Birinci Dünya savaşı yıllarında İngiltere sabotaj
hareketleri yüzünden canı çok yanmış tı.İngiltere topraklarında 11 Alman casusu
yakalanıp idam edildi.26Kasım 1914 günü savaş zırhlısı Bulwark infilak ederek
700kişi hayatını kaybetti.30Aralık 1916günü yardımcı kruvazör Natal çekilmiş
olduğu onarım kızağında infilak etmiş 70kişi hayatını kaybetmişti.9Temmuz
1914günü Vanguard seyir halindeyken infilak etti 700 kişi hayatını
kaybetti.Sabotaj olaylarını düzenleyen kişi bulunamadı.Bu işleri tertipleyen
(Madmazel Doktor )olduğu düşünülüyordu.Kızıl kara eylemleri Sovyetler
birliğinin dış intelijans   işlerini
yaygınlaştırdığı,casusluk ağı kurma çalışmalarını hızlandırdığı döneme
rastlıyor.Bu dönemde çalışmalar son derece yoğunluk kazandığı için Sovyetler
Birliği casusluk şebekelerine toplu olarak ‘’kızıl koro şebekeleri’’ denmeye
başlanmıştır.İspanya iç savaşı en şiddetli dönemlerinde general Franko’ya karşı
savaşanlardan biride  Allan Foote isimli
bir askerdi. O dönemde işszlik ülke ekonomisini oldukça etkilemişti. Bu askerde
Cumhuriyetçiler safında savaşan 15.Enternasyonal Tugayı’na katılmıştı.
Foote
İspanya’da yaralandıktan ve tedavi olduktan sonra hava değişimi için Londra’ya
gitmiştir. Her şey normal sayılabilirdi ama Sovyet intelijansı kendisine el
atmıştı. Kendisine gerekli mesajı verecek kişiyi beklemesini söylemişlerdi.
Kendisine bu görevi veren bir Kızılordu subayıydı. Foote orada bir
pansiyona  yerleşip mesajı beklemeye
başlamıştır. Uzun süre bekledikten sonra bir gün posta kutusunda bir zarf
bulur. Zarfın içinde İngiliz Komünist Partisinin genel kongresi davetiyesi
vardı. Aslına Foote üye değildi. Bu da beklediği kişinin geldiğini işaret
ediyordu.
Parti
kongresine gittiğinde salon oldukça kalabalıktı. Foote yerine geçtikten
ayrıcalıklı olduğunun farkına vardı. Çünkü yan koltuğunda oturan bayan ilgisini
çekmişti.Kadın kimsenin göremeyeceği bir şekilde Foote’nin cebine bir şey
bırakmıştı. Cebine bırakılan pusulanın gösterdiği İsviçre’ye giderek maceranın
ilk etabına başlamıştı. İlk buluşmayı ünlü bir kafede yapmışlardı. Amiri bir
kadındı ve onu bekliyordu. Adı Sonia idi. Sonia onun raporunu daha önce
okumuştu. Ama ondan dinlemek istemişti.Foote nerede doğduğunu, nerede okuduğunu
vs. anlatmıştı. En azından bir kısmını. Çünkü o yüksek gizli ajandı. Bu yüzden
kelimeleri doğru seçmeliydi. Kraliyet Hava Kuvvetlerine katılmasından sonra
Enternasyonal Tugaya gönüllü olarak katılması da planın bir parçasıydı.
İsviçre’de
casusluk eylemleri yapan Sonia
liderliğindeki
Kızıl
Koro
şebekesinin
yolu giderek  daralıyordu.Ç
evre ülkelerdekı şebekelerın Alman ıntelıjansı
tarafın­
dan çokertılmis
olması, dikkatlerı İsviçre’dekı şebekenın
üzerıne
yoğunlastırmıştı. Bu ülkede Kızıl Koro şebekesinin o zamana
kadar çok
sıkıntıları olmuştu. Mesela en çok para sıkıntısı cekmislerdı. Moskova
mer
kezinin yardımiyla kurulmuş
olmasına rağmen
karsılayacak gelırı
sağlayamiyordu.
Sınırlı kadrosu önemli işler başarmiş olan Z Organızasyonu’nun her şeyı durumunda olan şefı Claude
Dansey, kalp krızı sonucunda ölmuştü. Bu olay pratıkte Z Organızasyonu’nun da olümü anlamına gelıyordu. Foote’un artık ızleyebileceği tek yol kalmişti.
Birkac gün
duşundükten sonra kararini
verdi. Moskova’da gecırmiş olduğu
on
sekız aylık zorlu donemden sonra, şimdi artık İngiltere
‘ye, vatanına donüs zamanı gelip çatmıştı. Foote, bir akşam iş dağılımının kalabalık
karmaşasında
metro ile kentin Batı
kesımine geçmiş ve İngiltere’nın işgal

kumandanlığına sığınmiştı. Tarıh, 2 Ağustos 1947 günün
ü gösteriyordu.
Foote tam on bir yıl süren asker kaçaklığından
sonra kırk dordüncü Doğum gününü işgal kuman
danlığında kutlamaktaydı.
II.Dünya savaşı yılları sırasında 7 Aralık 1941 günü sabahın ilk saatlerınde altı
uçak ta
şıt gemisi ile
takvıye edılmiş olan Japon kombine denız gör
ev kuvveti, ABD’nın Pasifik Okyanusu’ndakı Pearl Harbor
denız üssü ne müthiş bir saldırı
yapmadan once Amerikan
ıntelıjans daıresı Hawaii Adalarındakı
Japon asıllı nüfusun yoğunluğunu dıkkate
alarak yaygın  sabotaj girişim
lerinin olmasından endişe etmekteydi. Adalarda 160
bin kiş
iye yakın Japon asıllı nüfus
yaşamaktaydı. 
FBI (Federal Soruşturma Bürosu) da bir süreden
beri aynı
konu üzerınde çalişmaktaydı.
Hawaı’de diş doktoru olan Japon
asıllı bir kişinin Tok­yo ile yaptığı telefon konusmaları FBI tarafından
banda alını
yordu. Bu doktor
Japonya’nın çok satışlı gazetelerınden
Yomiurı
Şımbun’un muhabirliğini de yapmaktaydı.
Gazete ofisine son telefonunda ada üstünde uçan uçakların gürültüsünden, geceleri göçü tarayan
ışıldakların güzelliği
nden, hava
durumundan ve bir de hıbıskus  ve
poınsettia bıtkilerının cıcek açısından söz etmişti. FBI uzmanları bu
konuşmaların ıntelıjans anlamını araştırıyordu.
Pearl Harbor saldırişindan dört ay kadar ön­ce ABD Balırıyesı bünyesınde görevlı bir grup tarafından Japonların ‘B Makması’ kod adını verdiklerı
otomatık şifre sıstemi çözülmüştü.İ
ntelıjans
teriminolojisinde bu başarı için ‘şifre
kırma deyimi kullanılıyordu.
O zamanlar herhangi bir casusluk sızıntısını önlemek üzere Japonların ‘B Makmasına’ Amerıkan
intelıjansçıları ‘Purple’
yanı (Al renk) kod adını ve
Gizliliği daha da pekiştirmek
için bu
sıstemden elde edilen verilere de ‘Ma­
gic’ yanı (Buyü)
kod adını vermişti.
Japon hükümetince Turuncu Operasyonu’ adının verildiği harekat giderek  hızlanan tempoda gelişti. Japon kombine hücum fılosu Pasifik Okyanusu
denızle
rınde uzun zıkzaklı bir rota
yaptıktan sonra Pearl Harbor
menziline girmişti. Ancak operasyon çok gizli şekilde
sürdüdrülüyordu. Çünkü eğer
Amerikan keşif uçakları tarafından farkedilirse operasyon hemen iptal
ediecekti.
Pearl Harbor Operasyonu yapıldığı sırada Tokyo radyosundan haber yayını yapılıyor ve haberlerin arasınada da Rüzgar Doğudan esıyor yağmur diye
hava raporu tekrar ediliyordu.
Bu hava raporu gizli
bir mesajdı. ABD ve Kanada’daki
Japon
Elçiliklerindeki otomatik şifreleme makinelerinin, kon
solosluklardakı şifre defterlerinin ve gizli
belgelerin derhal
yok edilmesi
direktifini içeriyordu.
Başkonsolos ve
Yoşikova gizli belgelerı, dırektiflerı ve
şifre
defterlerini kasadan cıkarıp şömineye yıgdılar.Uzerıne benzın dokerek ateşe verdiler. Birkaç dakıka içinde her şey kül oldu.FBI
görevlilerı 08.30 saatınde baskonsolosluğa geldiler.
Orada görevlı Japonları gözaltına aldılar.Yoşikova için artık yapacak bir şey kalmamişti.
ABD Pearl Harbor saldırısından once Japonların saldırı
yapacaklarını tespit etmiş ancak ilerde yapacağı ve insanlık tarihinin en büyük
felaketi olan Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombaları için çok güzel bir
gerekçe teşkil etmekteydi. Çünkü büyük bir ülkeyi savaş dışına itmek ve
yüzbinlerce insanın ölmesi ve sakat kalması karşılığında Pearl Harbor’da
yüzlerce insanın ölmesi ABD için çok önemli bir şey değildi.
Altı yıldır aralıksız devam eden İkinci Dünya Savaşı’nın son perdelerinin
oynanmakta olduğunu artık herkes anlıyor
du.
Hıtler ormandakı Kurtunı Cephe Karargahını bırakarak Berlin‘dekı basbakanlığa gelmişti. Hess’ın İngiltere’ye sığınmasından
sonra birinci yardımcılığına getirdiği
Martin Borınarın ile Mareşal
Keıtel ve Orgeneral Jodl da yanındaydı. Führer ınat ederek danısmanlarının Alp Dağlarında Kartal Yuvası diye anılan vıllasına gitme ısrarına
karşı koymuş
tu. Sözü edilen bu yer
uçak saldırılarına ve Rus birlıklerının hucumlarına karşı Berlın’den çok daha
güvenlıydı. Ç
evresindekilerın anlayabildiğine göre Hitler hayatını Almanya’nın başkentinde noktalamaya karar vermiş
gibiydi.
Berlın’ın varoşlarına
yaklşmış olan Sovyet ordularının
başkenti
teslim alma
savaşını içeren ‘SonDarbe’ operasyo
nu
başlayalı iki gün olmuştu ve Hıtler de bu saldırının başlamasından üç gün sonra 15 Ocak 1945 basbakanlık sığınağına
gelmişti.
Sovyet saldırı cephesınde Kızıl Muhafızlar Tümenı başı çekıyordu. Berlın’ın merkezıne gelebılmek için önlerinde savaşarak aşılması gereken 60 kılometrelık bir kesım
vardı. Berlın’ı savunan Alman kuvvetlerı binbir güçlükle ile boğuşarak çetin
savaşlar verıyordu.
O günlerde sıcak
su kaynaklarında tedavı gören ABD Baş
kanı
Roosevelt’ın hiç beklenmedik zamanda olmesı Berlınde
kı basbakanlık sığınağında iyimserliğe sebep
olmasına rağmen anlaşıldı ki artık yolun sonuna gelmişti. Hitler yanında
bulunan subaylar savaşı kaybetmeyi kabul
edemediklerinden kendilerini kimileri siyanür içerek kimileri de kafalarına
dayadıkları silahlarıyla intihar ettiler. Hitler’in de kendisini intihar
etmesiyle Rus Birliklerine Berlin’in merkezine çoktan girmişti.
Böylece II.Dünya Savaşı Führer olarak anılan Hitler’in
binlerce insanı toplama kamplarında öldürmesi, ABD’nin Japonya’ya atmış olduğu
atom bombaları ile yüzbinlerce  insanı
öldürmesiyle hatırlanacak tarihte kara bir leke olarak yerini almasının
yanında, intelijans açısından  mükemmel
örneklere de sahiptir.

 

CASUSULUK FAALİYETLERİ VE TÜRKİYE
Vedii EVSAL
Bilge Karınca Yayınları
2006

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir