ORGANİZE SUÇ TARİHİ

Organize suç, tahmini olarak gezegendeki her ülkede faaliyet gös­teren 1 trilyon dolarlık bir iş. 21. yüzyılın kilit sözcüğü küreselleşme ve hiçbir insan faaliyeti, uluslararası çapta birbirine bağlılığı’ organize suç” tan daha iyi ortaya koyamaz. Her ulusun bir yeraltı dünyası vardır. Fakat bugünün küresel ekonomisinde, çok uluslu suç örgütlerinin, bazı ulus devletlerden daha fazla güce sahip olan küresel bir yeraltı dünyası ortaya çıkmış durumda.

AHLAKIN SOY KÜTÜĞÜ

Tüm iyi şeyler bir zamanlar kötü şeylerdi.İlk günahtan,ilk erdemlerden doğdu.örneğin evlilik,uzun süre toplum hakları karşısında bir günah olarak algılandı.Eskiden efendinin,evlenen köylüsüyle ilk geçirme hakkı vardı.yumuşak,cömert,uysal merhametli duygular sonunda öyle bir değerler kazandılar ki ‘asıl değerler’ halini aldılar;aslında uzun süre bunlara sahip olanlar için nefret edilmişlerdi.aslında gerçek olan bir şey var dünyada öne doğru her küçük adım bedensel ve ruhsal işkenceyle atılmıştı.bugünlerde’ yalnızca öne doğru atılan bir adım değil,atılan her adım,hareket değişimi,sonsuz sayıda şehit gerektiriyor.

SEÇİLMİŞ DİKTATÖR ADOLF HİTLER’İN PSİKANALİZİ

İkinci Dünya Savaşı devam ederken, Amerikan istihbarat örgütü OSS, psikanalist Walter Langer’i Hitler’in psikolojik durumuyla ilgili bir rapor hazırlamakla görevlendirdi. Walter Langer amirliğinde geniş bir ekip oluşturuldu. Raporun hazırlık aşamasında yazılı-görsel dokümanların yanısıra Hitler’in çalışma arkadaşlarından, yakınlarından ve akrabalarından birinci el bilgiler toplandı ve “Hitler Source Book” adlı on bir bin sayfalık bir veri tabanı haline getirildi. Bu devasa belge yığınından yola çıkan bilimsel kurul, Hitler’in çocukluğundan, cinsel yaşamına, sapık eğilimlerinden, psikopatolojik bozukluklarına, hatta Yahudi kanı taşıma ihtimaline kadar bütün olguları sınıfladı ve Freud’un görüşleri temelinde yorumladı. Sonunda ortaya, tamamen somut olgulara dayanan eksiksiz bir psikopat portresi çıktı. Hazırlanan gizli rapor 1970’li yılların başında Amerikan hükümeti gizli raporu halka açtı. Birçok yayınevi tarafından basıldı. İlk yayınlandığı günden beri tüm dünyada ilgiyle okunan Hitler’in Psikanalizi, diktatörlük var olduğu sürece güncelliğinden hiçbir şey kaybetmeyecektir.

AİLE VE ŞİDDET – AİLE İÇİNDE ÇOCUĞA YÖNELİK ŞİDDET

Aile içi şiddet, aile içinde bir ya da daha fazla bireyin başka bir aile üyesi tarafından duygusal, fiziksel, seksüel ve/veya ekonomik istismara maruz kalmasıdır. Bununda ötesinde fiziksel şiddete aşağılama, mental veya sözel istismar, yoksun bırakma (parasız bırakma veya izole etme gibi) ve diğer sindirme formları da eşlik edebilir, hatta aile içi şiddet, sistematik olarak eleştirme ve küçümsemeyi de içerebilir

BİYOLOJİK AJAN SARS

SARS BİR BİYOLOJİK SİLAH MI?

SARS’a sebep olan virüsün bu türlü “gizemli” özellikleri nedeniyle, aslında doğal bir virüs olmayıp, laboratuarlarda insanlar tarafından geliştirilen biyolojik silahlardan olduğu iddiaları gündeme getirildi. Bu tartışmaya, konunun eskiden beri önemli uzmanlarından olan bazı Rus bilim adamları da yorumlar getirdiler. İşte onlardan bir kaçının, 12 Nisan’da yayınlanmış yorumları.

Kutsal Kan Kutsal Kase

Kase kayıp tanrıçanın ya da dişil prensibin eril prensip yanında gerçek değerine ulaşamayışının sembolüdür. Kadim öğretilerin binlerce yıldır vurguladığı bilgilere göre kozmik düzene uygun olarak altın çağda yani kıyamet-uyanış sonrasında; dişil prensip eril prensiple birlikte bir bütünü oluşturarak, gezegensel anlamda yin-yang dengesini sağlayacak. Böylelikle birlik, bütünlük, uyum ve sevginin tüm yasaları evren ahengine uygun şekilde yeryüzünde belirecek. Kutsal Kase alegorisi binlerce yıldır yanlış anlaşılmış, uğrunda savaşlar verilmiş, bölünmelere neden olmuş bir alegoridir.

DEVLET İNŞASI Yirmi Birinci Yüzyılda Yönetişim ve Dünya Düzeni

Kitapta, günümüzün en önemli meselelerinden birini ele alıyor: Devet İnşası. Ülkeler bir taraftan kendi devletlerinin nasıl yapılanması gerektiği konusunda düşünürken diğer taraftan da başka devletleri yeniden inşa etmeye çalışıyorlar. Amerika’nın Irak’ı işgali ve sonrasında giriştiği Irak’ı demokratikleştirme denemesi de bu konuyu ayrıca önemli kılıyor.

AMERİKA’DA BİR HARPUTLU (1898 -1920)

Bu kitap gerçek bir yaşam öyküsüdür. Ekmeğini el kapılarında aramak zorunda kalan Amerika’daki binlerce Harputlu gurbetçinin hikâyesidir. Bu romanda aşk, sevgi, acı, özlem, gezi ve o dönemin bazı tarihi olayları yer almaktadır.