EFENDİ – 2 BEYAZ MÜSLÜMANLARIN BÜYÜK SIRRI
7 Ekim 2017
HAPİSTE YATACAK OLANA ÖĞÜTLER
7 Ekim 2017

CEM ERSEVER GERÇEĞİ VE KOD ADI YEŞİL

CEM ERSEVER GERÇEĞİ VE KOD ADI YEŞİL adlı
kitap, Cem Ersever ve Mahmut Yıldırım’ın hayat hikâyelerini vermekte ve bu ki
şiler üzerinden JİTEMin varlığına
ve d
önemin
önemli
olaylar
ına
de
ğinmektedir.
Cem Ersever’in 6 Haziran 1950’de Erzurum’da doğduğu, Silahlı Kuvvetler mensubu olan bir babanın oğlu olduğu, İlkokula Ankarada başlayıp. İstanbulda bitirdiği, Koleje ise Ankarada gittiği, Yüksek Öğrenimine Ankara Basın Yayın Yüksek Okulunda başladığı,
Ancak bir yıl sonra Ankara
İktisadi ve Ticari Bilimler Akademisine başladığı,
burayı bitirdikten sonra 1969 yılında Kara Harp Okulu sınavına girerek askerli
ğe ilk adımını attığı,
1972 de mezun olup
İstanbul’da
göreve ba
şladığı
ve Yıldız hanımla evlendi
ği
ve Asena adında bir kızları oldu
ğu anlatılmıştır.
1975 yılında Güneydoğuda ilk görevine Jandarma Üsteğmen olarak Mardin’in Silopi ilçesinde başlamış, 1976 yılında ilçe merkezinde toplanan halkın
üzerine ate
ş açtığı
ve
üç kişinin
yaralanmas
ına neden olduğu mahkeme tutanaklarında yer almış. Bu olayla ilgili birçok eleştiri yapılmış. Ancak bunlar arasında en set ve en çok eleştiriyi yapan CHP Mardin Milletvekili Nurettin Yılmazmış. Nurettin Yılmaz Cem Erseveri ajan ve provokatör, şuurunu kaybetmiş, görevini unutmuş MHP ve Başbuğ Türkeşin bir nevi
militanı olarak suçlamı
ş.
Buradaki Kürtlerin onda sekizini imha etmeden Silopi’den ayrılmayaca
ğını
s
öyleyen
ve ya
şasın Başbuğ Türkeş, yaşasın
Turanc
ılık,
kahrolsun CHP ve Ecevit sloganlarını korkmadan yazdıran bir Üste
ğmenin ancak tımarhane kaçkını olacağını,
psikopat olaca
ğını bu yüzden görevden alınması gerektiğini söylemiş.
Cem Ersever daha sonra dokuz ay açığa alınmış.. Bu sürede dönemin büyük kaçakçılarından Nejat
Söylerle diyaloga girince kaçakçılarla i
şbirliği yapıyor iddiası ile yargı önüne çıkmış. Cem Ersever’in savunması özetle şu şekilde olmuş:
Nejat Söylerle Hüsamettin Türkmen aracılı
ğıyla
tan
ıştığını,
Hüsamettin Türkmen adlı ki
şinin Irakta Türkçülük faaliyetlerine karıştığı
i
çin
arand
ığı
ve bu yüzden Türkiye’ye iltica etti
ğini söylemiş. Bir ay Silopi Cezaevinde kaldıktan sonra Irak’a
tekrar teslim edilmedi. Bu ki
şinin dayısının Habur’da gümrük komisyonculuğu yapan Nejat Söyler olduğunu belirtmiş. Daha sonra Nejat Söyler’den bir araba satın aldığını,
Nejat Söyler’in 1976 yılında Siyasi Kürtçüler tarafından pusuya dü
şürüldüğünde
ailesine yardım etti
ğini
ve ailesinin Diyarbakır’a ula
şmasına vesile olduğunu anlatmış. Tır kaçakçılığı
ile ilgili edindi
ğim
bilgileri bu
şahıstan
öğrendiğini, tır kaçakçılığında
kullan
ılan
baz
ı
m
ühürleri
bu
şahsın kendisine verdiğini söylemiş.
Cem Ersever açılan davadan delil yetersizliğinden dolayı beraat etmişl. Daha sonra Cem Ersever Hatay, İçel,
Gaziantep, Mardin, Urfa, Edirne, K
ırklareli ve İzmir bölgelerinde kaçakçılık konusunda tetkik ve tahkik yapmak üzere
görevlendirilmi
ş.
Haziran 1980 de yeni görev yeri olan Doğu Karadeniz bölgesine gönderilmiş. Burada kaymakamlık makamına da vekâleten bakan
Ersever ilk i
ş olarak bir
Genelge yayınlamı
ş.Yapılması
ve yapılmaması gerekenler sıralandıktan sonra Genelge
şöyle
bitiyormu
ş: ‘Başlangıçta da belirttiğim gibi bu yazı, ilçemizdeki bütün Devlet Memurlarına bir uyarıdır.
Bundan b
öyle
davran
ışlarını düzeltmeyen, siyasi toplantılara
kat
ılan,
siyasi amaçlı konu
şma
yapan veya telkinde bulunan g
örevliler hakkında gerekli kanuni işlemin yapılacağının
bilinmesini ve Devlet d
üşmanına layık muameleye tabii tutulacağını önemle
bildiririm
şeklinde sıralanmış.

 

Cem Ersever Karadeniz’deki görevini sürdürürken bir
kaçakçılık olayının takibinde Milli
İstihbarat Teşkilatında görevli kişilerle karşı
kar
şıya
gelmi
ş. MİTin
de bu olay
ın üzerinde olduğunu hatta MİT’’den bazı kişilerin silah kaçakçılığı
i
şine karıştığını öğrenince olayı bağlı
bulundu
ğu komutanlığa rapor etmiş. Bu raporun sonunda Cem Ersever silah kaçakçılığı
konusunda al
ınacak önlemler arasında şunları dile getirmiş.. Mahalli kaçakçılar fişlenmeli evleri arabaları
ve i
şyerleri tespit edilmeli. Yakalanan silahların
seri numaralar
ı mukayese edilmeli. Kaçakçılar artık telsiz
kullandı
ğı
i
çin
sahillerdeki bütün frekanslar dinlenmelidir
şeklinde söylemiş.
Ersever mevcut istihbarat biçimlerlerindeki
aksaklıklar bu aksaklıkların nedenlerinden yola çıkarak Jandarma istihbaratı
ile ilgili daha geni
şletilmiş proje ve raporlar hazırlamış ve bunları üstlerine sunmuş. Yani JİTEMe yönelik taslak raporlar hazırlamış. Terörle mücadelenin istihbarat bünyesinde
olmasını savunan Ersever Jandarma
İstihbaratının genişletilmesi gerektiğine inanıyormuş.Hazırladığı
raporlarda yurt içinde ve yurt dı
şında
faaliyet g
österebilecek imkân ve kabiliyette denetlemeye yetkili bir Kaçakçılık
İstihbarat Operasyon Merkezinin kurulmasını
savunuyormu
ş. Emniyet
Genel Müdürlü
ğü bünyesinde bulunan Kaçakçılık
İstihbarat Hareket Daire Başkanlığı
alt
ında
faaliyette bulunan b
ölümler arasında koordinasyonun eksikliğinin bulunması ve Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Daire Başkanlığı’nın
ise g
ünlük
gazete ve periyodik dergilerden k
üpür kesmekten ve bunları dosyalamaktan öteye
ge
çemediğini belirten Ersever bu yüzden yeni bir İstihbarat Merkezinin oluşturulmasını ve dikkate alınması gerekenlerin şunlar almasına inanıyormuş. Kurulacak Teşkilatın Kaçakçılık konusunda Devlet arşivlerinde bulunan bilgileri tek elden sağlaması gerektiği, Polis, Jandarma il ve ilçe gibi yetki
alanlarının sınırlandırılmasının kaldırılmasının gerekti
ği, bilgili cesur, fizik ve karakter yapısı sağlam elemanların seçilmesini, güvenlik kuvvetleri ve diğer kuruluşların koordineli çalışmalarının sağlanması ve maddi imkânların arttırılmasını istiyormuş.
Böylece Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadelenin yani JİTEMin kurulması, kâğıt
üzerindeki
çalışma sistemi ve örgütlenmesini net olarak
görebiliyormu
ş. Buna göre JİTEM’in doğrudan Jandarma Genel Komutanlığına
ba
ğlı olduğu, yedi bölgede oluşturulan Grup Komutanlıklarına
ba
ğlı her ilde ise ayrıca kendisine bağlı doğrudan ilk kontrol yetkisine sahip hareketli arazi timleri bulunduğunu biliyormuş ve JİTEM Grup Komutanlıklarının
olaylara do
ğrudan müdahale
yetkisi oldu
ğunu, hesap
sorma yetkisinin sadece Jandarma Genel Komutanlı
ğına
ait oldu
ğunu, Sorgulama, Hareket Şube Müdürlükleri, İstihbarat Birim Başkanlığı,
İstihbarat Şube Müdürlüğü
b
ünyesinde
bulunan yan birimler oldu
ğunu
bildirmi
ştir.
Yapılan tüm bu çalışmaların sonunda JİTEMin temelleri atılmış ve 1986 yılında Hulusi Sayın Paşanın öncülüğünde
Aytekin
Özen,
Arif Do
ğan, Hüseyin Kara ve Ahmet Cem Erseverin
çalı
şmaları ile JİTEM kurulmuş ve başına
Ahmet Cem Ersever getirilmi
ştir.
Cem Ersever’in Kıdemli Yüzbaşı
olarak 1989 yılında Güneydo
ğuya tayin edildiği
Burada PKK’lılara kar
şı amansız bir mücadele verdiği, Ele geçirdiği PKKlılara işkence yaptığı
ve Terörü önleme yönteminin sert oldu
ğu herkesim tarafından dile getirilmişti. Cem Ersever’e göre bu olaylar dağlarda başlamıştı dağlarda bitmeliydi.
JİTEM’in faaliyetlerini yoğun bir şekilde sürdürdüğü,
bu faaliyetlerden Jandarma Birliklerinin bile haberi olmadı
ğı,
yapılan gayri resmi faaliyetler tepkiye yol açmı
ş. JİTEM ismi artık Cem Ersever ve Mahmut Yıldırım(Yeşil) ile anılmaya başlanmış. Cem Ersever Yeşili kendi bünyesinde kontrgerilla elemanı olarak çalıştırıyormuş. Bu iki isimde PKK ile yapılan mücadelede aktif
olarak bulunmu
şlardı.
Ersever asker olmas
ı hasebiyle istenmeyen adam iken sivil Mahmut Yıldırım
ise aranan adama yıldızı artan adam olmu
ş. Mahmut Yıldırım JİTEMden aldığı
g
üçle şahsi amaçlarını
da yerine getirince Cem Ersever ile kar
şı
kar
şıya
gelmi
ş. Cem Ersever’in ölümü Mahmut Yıldırımı daha güçlü
hale getirmi
ş.
Cem Ersever bölgeden PKK ile ilgili topladığı bilgileri
Ankara’ya yolluyormu
ş,
Ancak bu bilgilerin gerekli yerlere ula
şmadığını
fark etmi
ş. Fakat bu
bilgilerle ilgilenen ve onu destekleyen biri varmı
ş. Bu kişi bölgede rahat hareket etmesini sağlayan Jandarma Genel Komutanı
E
şref Bitlismiş. 1990 da Jandarma Genel Komutanı olan ve 7 Şubat 1993de İncirlikten kalkan ABD uçaklarının PKK ya yardım götürdüğünü
s
öyledikten
10 g
ün
sonra yani 17
Şubat 1993 de
bindi
ği uçağın bilinmeyen bir
sebeple d
üşmesi sonucu ölen ve kendi ekibinden Tuğgeneral Bahtiyar Aydın ve diğer 8 subayın da ölmesiyle bilinen ve JİTEMin yargısız infaz yapmasına ve itirafçılarla birlikte silah ve uyuşturucu kaçakçılığı
yapmas
ına
kar
şı çıkmasıyla tanınan Eşref
Bitlis imi
ş. Bu destekle
Cem Ersever merkeze sormadan eylemler ve köy baskınları yapabiliyormu
ş.
Cem Ersever kendisine gelen bazı uyarılardan sonra
ve kimine göre de E
şref
Bitlis
in
şüpheli
ölümünü
protesto etmek için 17 Mart 1993 de istifa etmi
ş. Cem Ersever’in istifasında yer alan gerekçeleri
ise Türk Ordusunun artık Atatürk’ün ordusunun olmadı
ğı,
T
ürkiyenin
olmayan bir K
ürt sorununu dağda değil de masada halletmeye çalışması ve Türkiyenin PKK ile mücadeleye yönelik bir stratejisinin olmamasıymış.  Artık
Jandarma
İstihbarat ve
Ter
örle
M
ücadele
yani J
İTEMin kurucusu ve bir dönem JİTEM’in komutanı olan Cem Ersever sivilmiş. Sonraki aylarda geçim sıkıntısı çekmiş. Dönemin TBMM Başkanı Hüsamettin Cindorukun Güvenlik
Danı
şmanı olmak istiyormuş ama olamamış. Cem Ersever’in emekli olduktan sonra verdiği röportajlarda ve yazdığı kitaplarda demokratik çözüme inanmadığını,
K
ürt
realitesini tan
ımalıyız diyen politikacılara ateş püskürdüğünü
ve bu olay
ın dağlarda başladığını
ve da
ğlarda bitmesi gerektiğini savunduğunu görebiliriz. Cem Ersever Kuzey Iraktaki
T
ürkmenlerin
T
ürkiye
Cumhuriyeti tarafından savunulması gerekti
ğini, Türk toplumuna ihanet edenlerin karşısına
İkinci Kuvayi Milliye olarak çıkmak istediklerini, Koltuğunu kaybetmekten korkan tatlı
maa
şlarından olmamak için tehditlere boyun eğen, vatan hainlerini teşhir edebilecek faaliyetlerde bulunmaya çalışacağı yerde kabadayılıklar
yapan politikac
ılar ve basını mafyalaşmış, profesyonel olarak para kazanan belli misyonlara
sahip kalem
şörler olarak nitelediğini, MHPli olmadığını
ve hi
çbir
siyasi parti ile ili
şkisinin
olmad
ığını,
K
ürt
meselesi ve PKK olayının birbirinden ayrılması gerekti
ğini, gerillayla gerilla gibi mücadele
edilmesinin gereklili
ğini
ifade etmi
ştir.
Ersever’in ölümünden 5 gün önce Mahmut Yıldırım(Yeşil), Erseverin evini arayıp hanımı Yıldız Ersevere Cem Erseveri sorar ve Cem’in kendisini mutlak aramasını
söyler. Biraz sonra Yıldız Ersever’in telefonu tekrar çalar Mete kod adlı
İbrahim Babat Yıldız Hanıma şunu söyler: Yeşil onu arıyor Yeşilden kesinlikle uzak dursun.
Ersever son olarak Mersinden İzmite Veli Küçük Paşanın yanına gider. Daha sonra Ankara’ya döner. Cem
Ersever’in 4 Kasım 1993’de elleri arkasından ba
ğlanmış ve ağzı bantlı kafasına iki el ateş edilmiş cesedi Ankara Elmadağ çıkışında
bulunmu
ştur.
1997 yıllarında JİTEMin varlığı ısrarla
reddediliyordu. Buna en önemli örnek Silahlı Kuvvetlerin içinden Orgeneral
Teoman Koman gösterilebilir. Ancak mevcut olması ile ilgili en büyük delil ise
yine Silahlı Kuvvetlerin içinden geliyor. Korgeneral Hulusi Sayın ve Korgeneral
Hikmet Köksal J.Kd.Bnb.J
İTEM
Grup Komutan
ı olarak hitap ettiği Cem Ersevere yaptığı çalışmalardan dolayı tebrik içeren bir belge yolluyor. Bu örnek
belgelerden anla
şılacağı üzere
J
İTEM adlı bir birim mevcuttur.
Mahmut Yıldırım kod adı Yeşil 1951de Bingöl’ün Solhan ilçesinin Dincik köyünde dünyaya gelmiş. Mahmut Yıldırım liseyi Elazığ İmam Hatip Lisesinde okumuş. Elazığ Ülkü Ocaklarında faaliyette bulunduğu, 1973’de Bingöl Genç/İlçe Jandarma Komutanlığı
b
ünyesinde
çalıştığı,
Buradaki faaliyetlerine aynı yıl M
İT Tatvan Bölge Müdürlüğünde
devam etti
ği, ve
Kontrgerilla oldu
ğu
bilinen Ye
şil’in MHP
kökenli oldu
ğu
bilinmektedir.1975’de askerden döndükten sonra M
İT adına çalışmaya devam etmiş. Bir süre Tunceli Jandarma Bölge Komutanlığı
emrinde
çalışş. Daha sonra Diyarbakır’a alınmış. MİT’çi kimliğiyle 27 Mayıs
1992 de yakalanan be
ş
PKK
lıyı öldürmüş. MİTe
Şemdin Sakık’ı öldürme teklifi götürmüş ancak reddedilmiş. Batman Milletvekili Mehmet Sincar ve yazar Musa
Anter’in öldürülmesinde bizzat bulunmu
ş. 19 Ekim 1993’de Lokman Zuhurlu ve Zana Zuhurluyu PKK
milatanı maskesi ile kaçırmı
ş ve öldürmüş. Gazeteci Halit Güngen’in öldürülmesinde de yer
almı
ş. 1994’de Avrupa Ülkelerinde eylemler için bir grup
istenirse ta
şeron olarak
ger
çekleştirebileceği teklifini MİTe götürmüş.1995’de Ocak ayında gözaltına alınmış. Cebinden Mehmet Eymür, İbrahim Şahin, Aydın İpekli, Mehmet Özbay, Şemdin Sakık gibi isimlerin telefon numarası çıkmış.
Mahmut Yıldırım MİT tarafından Ankara Emniyetten alınan
Metin Atmaca kimli
ği
ile 23 Kas
ım 1996da Budapeşteye gitmiş. 24 Kasımda Mesut Yılmaz Budapeştede kaldığı
otelde Elaz
ığlı bir ülkücü tarafından yumruklanmış  ve Mahmut
Yıldırım Metin Atmaca kimli
ği ile 28 Kasımda Ankara’ya dönmüş. 30 Kasım 1996 da kod adı Yeşil olan Mahmut Yıldırım’ın MİT
ile ili
şiği kesilmiş.
TBMM’nin Susurluk kazası ile ilgili hazırlamış olduğu raporda kod adı Yeşil Mahmut Yıldırım’ın Devlet birimlerinin gayri resmi işlerinde ve her olayın altından o çıktığı
biliniyormu
ş. Rapora göre
bu
şahsın attığı
her ad
ı
biliniyordu ve bu
şahıs
takip ediliyor ve yönlendiriliyormu
ş.
MİT Raporunda; Mahmut Yıldırımın JİTEM ve MİT
i
çin
çalışıp
adam
öldürdüğünü,
cinayetten elde etti
ği
para ile l
üks hayat yaşadığını,
kad
ın
ve k
ızlara
tecav
üz
etti
ğini, PKK damgalı tehdit mektuplarıyla kişi ve kurumlardan para aldığını,
hi
ç
kimseye sormadan herhangi birini sorguya alıp öldürdü
ğünü,
28.5.1998 de Ahmet Ye
şil
imzal
ı
Asayi
ş Kolordu Komutanlığı görevlisi ibareli yazısının
oldu
ğunu, İl Emniyet Komisyon Toplantılarına
kat
ıldığını,
Cem Ersever, Vedat ayd
ın, Musa Anter, Mehmet Sincar ve daha birçoğunun öldürülmesinde planlayıcı ve uygulayıcı olduğu görülebiliyormuş.
Muhbir olan Ali Yıldız ise Yeşil için ifadesinde şunları söylemiş: JİTEMin sivil kanadının iki kol halinde çalıştığı,  PKK itirafçılarının çalıştığı
di
ğer kanadı ise Zinar kod adlı itirafçı Alaattin Kanat idare
etti
ğini ve Yeşil ile birlikte PKK kamplarına birçok operasyon
yaptıklarını söylemi
ş.
Sorgu Subayı Hüseyin Oğuz ise Mahmut Yıldırım için: Çatlı’nın çok önemsiz olduğunu ve daha ufak olduğunu Yeşilin daha önemli ve Çatlı’nın üzerinde olduğunu söylemiştir.
Keşan aşiret lideri
Ahmet K
ırana
g
öre
Ye
şil kodunu kullanan iki kişi varmış. Biri Jandarma Genel Komutanlığında
g
örevli
ve r
ütbeli
olan Koyu Ye
şil, diğeri Ülkü Ocaklarında yetişen Mahmut Yıldırım. Bu iddiayı Murat İpek ve Murat Demir isimli itirafçılar da ifade etmişlerdir.
İtirafçı Muhsin Gül Yeşil kod adlı kişinin açık kimliğini bilmediğini ancak Emekli bir Albay olduğunu belirtmiş. PKK itirafçısı ve daha sonra JİTEM bünyesinde çalışan Muhsin Gül ise  Cem
Erseverin katillerinin Mahut Yıldırım(Ye
şil), PKK itirafçısı Alaattin Kanat ve Mete kod adlı
PKK itiraf
çısı İbrahim Babat olduğunu
s
öylemiş.

 

JİTEM bünyesinde çalışan itirafçı İbrahim Babat ise Ahmet demir (Yeşil), Alaattin Kanat ve Hoca kod adlı
biriyle birlikte bir zamanlar emrinde çalı
ştığını,
J
İTEM Komutanı Bin başı
Cem Ersever
i öldürdüğünü
itiraf etmi
ş.
Tugberk
Tugberk
Azıcık okur yazar, çok dinleyen az konuşan, içindeki çocuğu öldürmeyen, ama polyannalarla pek anlaşamayan sıradan yurdum insanı ... Yaşamak adına insanca adamca, kavgadan gürültüden uzak tüm çeşitliliklerimizle bir olabilmek ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: