TERS CEPHE
7 Ekim 2017
SEÇİLMİŞ TERÖR
7 Ekim 2017

CEM ERSEVER VE JİTEM GERÇEĞİ

Devletli olmak hegemonyasının 1990’lı yıllarda
sivil iradeye yenik dü
şmesi olduğundan, üniforma
denilen nesneyi
üzerine geçirmenin doğaüstü
bir güç veriyor olmadı
ğında
bu hegemonyan
ın yargıya ve sivil iradeye yenik düştüğünden bahsetmektedir.
Susurluk kazasının Türkiye’nin gündemini değiştiren
ve aylarca g
ündemine oturan bir kaza olduğundan
bazı çete üyelerinin memleketlerine gittikleri zaman bir kahraman edasıyla kar
şılandıklarından bu kişilerin devlet
adamı muamelesi gördüklerinden bahsedilmektedir. Bu süreçte zamanın ba
şbakanı
Erbakan Susurlu
ğu bir fasa fiso olarak değerlendirmiş,  Çiller ise olaya adı karışanları
birer kahraman ilan etmi
ştir.
Bu ararda
dokunulmazlıklarının kaldırılması söz konusu olan A
ğar
ve bucak hakk
ındaki fezleke 4 ay sümenaltı
yap
ıldıktan
sonra TBMM ye g
önderilmiştir.
TBMM SUSURLUK KOMİSYONUNDA
1997 Susurluk
kazası dönemi TBMM Susurluk Komisyonu’na ifade verenlerle ba
şlamış. Komisyon birçok
kez toplanmı
ştır özel değerlendirmelerde
bulunmu
ştur.
Susurluk dönemi sürecinde
mafya-çete ili
şkilerine karışan
siyaset
çi
ve b
ürok­ratlardan
bahsedilmeyip, Devlet’in ülkücüleri kullandı
ğı, “1970’lerde Sağ-Sol çatışmalarının
Devletin bazı güçleri tarafın­dan ba
şlatıldığı ” görüşüne yer verilmiştir. Özal ailesine yakınlığı ile tanınan
Teyfik A
ğansoyun, öldürüldüğü sırada döne­min Başbakanı
Tansu
Çiller’in
korumalar
ının yanın­da bulunmasına dikkat çekilmiştir.
Bu vakıa ise ülkemizde ya­
şanan Bazı emniyetçilerin-mafya- politikacı beraberli­ğini
örneklendirmi
ş.
Komisyona ifade veren Çatlı’nın
arkada
şı
olan Oral Çe­lik, Çatlı ile birlikte devlet tarafından görevlendiril­diklerini,
kendilerinin Asala’yı bitirdi
ğini ve yurt dı­şında
birçok eylem yaptıklarını söylemi
ştir. Meral Çatlı,
e
şinin Almanya’da Kenan Evren’le görüşerek, Kırcı’nın
cezasını kaldırttı
ğı­nı,
Devlet için çalı
ştığını ve Alparslan Türkeş için
pazarl
ık
yapt
ığını söylemiştir.
İstihbarat Daire Başkan Yardımcısı
Ha­nefi Avc
ı‘nın açıklamalarının Susurluk’a bomba gibi düşmüştür.
Ha­nefi Avc
ı Devlet bağlantılı
te
şkilâtlardan bahsederek, JİTEM’e, Eymür’e, Ağara
ve Eken’e ba
ğlı dört ayrı çetenin olduğunu söylemiştir.
Emekli Jandarma Ge­nel Komutanı Teoman
Koman, basın yoluyla Avcı’ya cevap vermi
ş,  JİTEM diye bir resim
kurumun olmadı
ğını
s
öylemiştir.
A.Cem Ersever, emekli Binbaşı, İstihbarat uzmanı olmuştur. Kontrgerilla
faaliyetlerinde uzmanla
şmış
olan Ersever, PKK’ya kar
şı
sava
ş içerisinde çok büyük tecrübeler kazanmıştır.
4 Kas
ım
g
ünü Ankara-Kırıkkale yolu üzerinde
ensesinden bir kur
şunla vurulmuş olarak bulunmuştur.
A.Cem Ersever’in söylemeye
çalı
ştığı şey, çeteleşmenin, Devlet içindeki
suiistimallerin, Susur­luk kazas
ıyla ortaya çıkan karmaşadır.
O kendi deyimiyle
şunları söylüyordu:”
Elde edilen bilgilerden bir sonuca varamamak demek, meseleyi bilmemek demektir.
Ben istihbara­tın mükemmel bir
şekilde alındığı görüşündeyim. PKK’nın nerede, ne zaman, ne
yapaca
ğını, Devletin bildiği görüşündeyim. Klasik
istihbarat ile de
öğren­meye gerek yoktur. Çünkü PKK, her yılsonunda bir yıllık
planını belirleyerek bunu da bir aylık, üç aylık dönemlere böler. Örne
ğin herhangi bir yerdeki
x
şahsın öldürüleceğini bunlara yazar. Hangi
karakolun bas
ılacağını bile bunlara yazar ve
kendi te
şkilâtında bunları yayınlamıştır.
Çeşitli operasyonlarda bu
belgeler, grupların üze­rinde ele geçirilir. Benim Devletim de bunları alır,
okur, tahlil eder. Bakınız bu çok ciddi bir
şeydir. Ben demek istiyorum ki, burada dokuz yıldır PKK bir yıl önceden neler yapacağını plânlıyor, yazıyor, Türkiye’ ye gönderiyor.”
 
BİR ÇOCUK DOĞDU, ADI AHMET CEM ERSEVER
A.Cem Ersever,
1950 yılında ailenin üçüncü çocu
ğu olarak dünyaya
gelmi
ştir. İlköğrenimine Ankara’da
ba
ş­layıp, öğrenimini
İstanbulda bi­tirmiştir. Orta öğrenimini
Ankara’da tamamlamı
ştır. İlk tercihini kitlelere yakın ol­mak için, Ankara
Basın Yayın Yüksek Okulu’ndan yana kullanmı
ştır.
 
Bir yıl sonra Ersever, Ankara İktisadi
ve Ticari Bilimler Akademisinde ö
ğrenimine başlamıştır.
1969 yılında Kara Harp Okulu sınavlarına girerek, askerli
ğe
ilk ad
ımını
atm
ıştır.
Zaten asker kö­kenli bir aileden gelmi
ştir.
 
1972’de Kara Harp Okulu’nu bitiren
Ersever artık askerdi. A.Cem Ersever, 1972/69 sicil numarasıyla aynı yıl
İs­tanbul’da
g
öreve
ba
şlamıştır.
 
1980’li yıllarda güneydoğuya
k
ıdemli
y
üzbaşı rütbesiyle tayini çıkan A.Cem Ersever PKK amansız mücadelesine burada
ba
şlamış
ve PKK
YI
burada en ince ayr
ıntısına kadar tanımıştır.
11 y
ıl
g
örev
yapt
ığı bu bölgede adı birçok olaya karışmıştır.
Özellikle
Silopi
de
PKK ya kar
şı
verdi
ği amansız mücadele sonucunda en büyük hedef haline gelmiştir.
MHP li oldu
ğu söylenmiş ve görüşlerini yaydığı ileri sürülmüştür.
Bir olayda ise vatanda
şların üzerine ateş açarak birkaç kişinin
yaralanmas
ına sebep olduğu gerekçesiyle
hakk
ında
soru
şturma açılmıştır.
PKK
lılara
i
şkence yapmıştır
ve ter
örü önleme
yöntemi oldukça serttir” bu olay da
ğlarda başladı.
da
ğlarda bitmeli. demiştir. bu dönemde
apo’nun ilan etti
ği ateşke­sin PKK’nın
içine dü
ştüğü açmazdan kurtulmak için bir taktik olduğunu
d
üşünmüştür.
Ahmet Cem Ersever 1993 yılında istifasını vermi
ştir.
 
SİLOPİ AYAKLANMASI
 
Silopi ayaklanması ile ilgili soruşturma
ba
şlamış
soru
şturma sonucu bir rapor hazırlanarak
yetkili makamlara ula
şmıştır.
Raporda: Kendisinin ta
şlı sopalı 45 kişilik bir grup
taraf
ından
sald
ırıya
u
ğradığını bölük merkezinde bulunan eratın topluluğu
durdurmak maksad
ıyla havaya ateş açtığını söylemiştir.
İÇİNDEKİ HAYVANA MAĞLUP OLDUĞU YER
CHP Mardin Milletvekili Nurettin Yıl­maz, bu olaya
en çok tepki gösteren isimlerden biri olmu
ştur. Tüm
g
ücüyle
A.Cem Ersever’in ceza alması için çalı
şmıştır.
A.Cem Ersever içindekiler korkusuzca
şöyle aktarmıştır.
Burası
komünist Ecevit
‘in diyarı değil, Ortadoğu Gazetesi okumayan kalmasın CHP’Lİ olanlar komutanlığıma uğramasın. Burası Başbuğ Türkeş in diyarıdır.
ON BİR İLDE TAHKİKAT
YETK
İSİ
Bu olaylardan sonra İçişleri Bakanı tarafından A. Cem Ersever, İçel, Hatay, Urfa, Edirne. Gaziantep, Mardin,
Kırklareli ve
İzmir ilerinde kaçak­çılık konusunda tahkikat yapmak için görevlendirilirdi.
TERÖRDEN KAÇAKÇILIĞA
 
O dönemin büyük kaçakçılarından olan Nejat Söylerle
diyalog giren A.Cem Ersever kaçakçılık konusunda iyi bir fırsat yakalamı
ştır.
Türkiye’de transit ta
şımacılığında sahtekârlık yapıldığını orada öğrenmiştir.
1978 y
ılının Aralık ayında N. Söyler’in sahip olduğu Ortadoğu Nakliyat şirketinin bir aracında 2500 civarında silâh Gaziantep’te yakalanmıştır. Bu olay A.Cem Erseverin düşünceleri­ni doğrulamıştır. Bu fırsattan yaralanan A.Cem Ersever kaçakçılıkla
ili
şkileri olan Çelloları, Hasan Kara gülleyi ve gümrük
te
şkilatındakilerin kimler olduğunu
öğrenmeye çalışmıştı
ve kulland
ıkları kaşe ve mühürleri A.Cem Ersevere vermiştir.
B
öylelikle
A.Cem Ersever
öğrendiği
b
ütün
bilgileri gerekli yerlere aktarm
ıştır
ve ka
çakçılık
önlenmeye
çalışılmıştır.
YENİ BİR AYAKLANMAYA HAZIRLANIYORDU
A.Cem Ersever kendi lisanıyla ilçemizdeki bütün devlet memurlarını
uyarı olarak
şunları söylemiştir. “Sağcı ve solcu ola­rak bölünmeyiniz çarpık ve sapık
fikirlere ra
ğbet
etmeyiniz. Yurdumuzda anar
şi ve terörizmi körükleyenlere alet olmayınız.”  Bu uyarı yeni bir ayaklanmaya sebep olmuştur.
ERSEVER MİT’E KARŞI
 
Karadeniz’deki görevi
sırasında kaçakçılıkla ilgilenen A.Cem Ersever M
İT’ten bazı ki­şilerin
de kaçakçılıkla ili
şkilerinin olduğunu öğrenmiştir.
A. Cem Ersever, bu olayla ilgili bilgilerini
şöyle anlatmıştır.
Kaçakçı,
çok yüksek maliyetteki malını denizden veya karadan, ilgililerin haberi olmadan
asla geçiremezdi. Karadan veya denizden giri
ş ve çı­kışlarda kaçakçılığında mutlaka haberi vardır.
A.Cem Ersever’e göre önemli olan, kaçakçılıkla mücadelenin ilk adımında
şunu söyleyebil­mektir.
Kaçakçıya milyonlara patlayacak veya netice olarak yine kaçakçıya mültimilyoner
yapacak olan bir malın çıkarılması tesadüf olamaz. Ancak, (Aman bize lâf
gelmesin, adımız sa
ğda solda tecrübesiz diye duyulmasın, hem yerimizde rahatsız, sonra tayin ettirirler, sonra
kör kur
şuna
gideriz, vs.) dü
şünerek zihniyetsizce hareket eden devlet görev­lilerinin neticesinde bu
duruma gelinmi
ştir.
Ama aksini dü
şünen
devlet görevlileri ise gericilikle,
cahillikle, a
şırı
atakl
ıkla suçlanmışlardır. Doğu ve Güneydoğu hudutlarımız dışında zorla geçiş hiçbir yerden tatbik
edilemez. Sahillerimizin ise hi
çbir yerinden kaçakçılar
zorla,  mal ge
çirmeye çalışamazlar. Bu güne kadar böyle bir olay yaşanmamıştı. O zaman denizlerimizdeki
kaçakçılı
ğın
müsebbipleri tıpkı gümrük sahasındakiler gibi ilgili ki
şilerdi diye belirtmiş.
 
JİTEM’İ NEDEN
KURDU
ĞUNUN TEORİSİ
 
Yaşadığı aksaklıklar A.Cem Erseveri hızla
yeni aray
ışlara
s
ürüklüyor
mudur? Yetersizlikler,  k
ısıtlamalar
onu ba
şka teorileri üretmesine itiyordu. PKK ile mücadelesinde
kendisince tespit etti
ği yetersizlikleri, tıkanmışlıkları çözmeliydi.
Bu sürede. APO ve Celal Talabani’n ate
şkes istemeleri ile
geli
şen olaylar A.Cem Erseverin
do
ğru olduğunu kanıtlamıştır.
Kısaca PKK ile mücadelede hala bir strateji olu
şturulmadığını, TC’yi yönetenlerin Celal Talabani’n tezgâhladığı ateşkesten medet umduklarını,
TC olmayan Kürt sorunun kendine dert edinmesi Talabani’n
şerrinden
kurtulmak i
çin Kuzey Iraklı Kürt Partilerinin Kürdistan birlik
partisi ad
ı altında toplanmaları. Böyle açıklamıştır.
ERSEVER’İN JİTEMİ KURMA GEREKÇELERİ
A.Cem Ersever’in Jitemi kurma sebeplerinden bazılarını
şöyle
s
ıralayabiliriz.
 
       Terör hakkında ne bildiğimiz.
       Hangi stratejilerin ürünü olduğu.
       Kürtçülüğün geçmişini bilip bilmediğimiz.
       Apo kimdir, PKK nedir?
Türk kardeşiyle omuz omuza
sava
şarak Türkiye Cumhuriyetini kuran Kürt
ve yan yana kefensiz yatan
şehitlerin evlâtlarının hangi tezgâhlara düşü­rüldüğü.
       Kuzey Irak’ta neler olduğu.
       Celal Talabani kim olduğu.
       TC ile Kuzey Iraklı güçlerin ilişkileri
neler oldu
ğunu.
       Apo silâhları bırakıp bırakmayacağı.
       Kürtçülüğün Türkiye’de nereye gittiği gibi.
MAFYALAŞAN BASIN POLİTİKACILAR
1993 yılında PKK’lı te­röristler,
Bingöl, Elazı
ğ karayolunu keserek 33 er-erbaş ile 7 vatandaşımızı katledip 23 kişiyi
de ka
çırmışlardır.
Birkaç gün sonra,
saldıran gruplardan biri ile temas sa
ğlanarak, çıkan çatışma sonucu 10 terörist
ölü olarak ele geçirilmi
ştir, kaçırı­lanlardan 22’si kurtarılmıştır. Bu olay üzerine
Aponun Pkk’yı toparlayabilmesi için silah bıraktı haberler ortaya çıkmı
ştır. Bazı gazetelerde Aponun
silah b
ırakması ile ilgili sür manşette yayınlanan haberler çıkmıştır. Bazı gazetelerin haber ve
makalelerinde k
ısa bir süre önce
sil
âh bırakma aldat­macasından dolayı APO’yu gaflet içinde alkışlayan gazeteler, katliam
kar
şısında şok geçirerek “katli­am” manşetleri atmışlardır. Alt başlıklarla da ise “ateşkesin taktik olduğu
ortaya
çıktı
haberlerini yazarak
içinde bulundukları gafleti gizle­meye çalı
şmışlardır. APO’nun oyunlarına gelen başyazarlar ve köşe yazarları, “APO sözlerini tutmadı, şimdi çok ayıp etti,” di­yerek
bu konuda ne kadar bilgisiz olduklar
ını göstermişlerdir. Hükümet yetkililerinin basında yer alan konuşmalarda, insanı çileden çıkaracak cinsten sözlerdi. Koltuğundan olma korkusu baş gösterdiğinden dolayı halkın gözünün içine baka baka yalanlar söylemişlerdir.
JİTEMİ TASARLADI
JİTEM nasıl ve hangi amaçla kurulmuştur.
b
öyle
bir te
şkilât TSKda resmi olarak faaliyet göstermiş
midir?
Ersever’e yaptığı tüm bu çalışmalar
yetmemeye ba
şladı ve dahası jandarma içerisindeki istih­barat
biriminin görev ve sorumluluk alanlarının ge­ni
şletilmesi, bu
birimin g
örev ve sorumluluk alanla­rının
geni
şletilmesi, bu birimin özgür
ba
ğımsız
olmas
ı
y
önündeki
çalışmalara itmiştir
onu. Jandar­ma istihbarat
ının terörle mücadelede de rol almasını savunmaya ve
çalı
şmalarını bu yönde yönlendirmeye başlamıştır.
Üstleri
ile olan ili
şkilerinde bulduğu her fır­satta
ter
örle
m
ücadelenin
istihbarat b
ünyesinde ol­masını dile getirmiştir. Bu çabanın
so­nucu istihbarat birimi “J
İTEM ” adı altında genişletilmiştir.
İstihbarat birimlerindeki aksaklıkların
nedenleri hakk
ında o dönemde yaşa­nan olaylardan örnekler
verilerek bir
öneri raporu hazırlamıştır.
JİTEM’İN KURULUŞUNA YÖN VEREN RAPORDA NELER VARDI?
Ülkemizde yapılan
kaçakçılı
ğın
birka
ç
yol­dan ve yine belirli ki
şilerce yapıldığı bilinmekte­dir. Zabıtanın
yetersizli
ği de dikkate alınarak normal siyasi hayata dönüldüğü za­man kaçakçılıkla daha etkili bir biçimde
m
ücadele
edebilmek i
çin yurt içinde ve hatta yurt dışında
faali­yet gösterebilecek imkân ve kabiliyette, denetlemeye yetkili bir
kaçakçılık istihbarat operasyon merkezi­nin kurulması yararlı olacaktır.
Ulaşım kolaylığı nedeniyle kaçakçılık olayları yay­gın hale gelmiştir. Mahalli zabıtanın
zafiyeti burada da s
öz konu­su olmuştur. Yaygınlaşan
ka
çakçı­lık olaylarında araç ve gereç, koordinasyon ve maddi imkân
a
çısından
zorluklar
çıkarmakta, bazı durumlarda ise özellikle zorluklar çıkarılmaktadır.
Emniyet Ge­nel
Müdürlü
ğü
b
ünyesinde
41 ilde kurulu
şu bulunan kaçakçılık, İstihbarat Daire Başkanlığı teşkil edilmiştir.
Bu başkanlık;
Sil
âh
ve m
ühimmat
ka
çakçılığı, Mali şube, Gümrük,         Tarihi eser,  Döviz, Sahtecilik,
dolandırıcılık, Narkotik
Şube, İstihbarat Şube
b
ölümleri
dört kısımdan meydana gelmi
ştir. Bu bölümler arasında koordinasyon noksanlığı kendini göstermiştir. Sonuç olarak
kaçakçılık, adi zabıta ve siyasi olay­lardan haber bekleme yerine haberi ara
ştırma
y
önte­mi
olarak kullan
ıldığı takdirde verimli bir çalışma­nın
temelleri at
ılmış
olacakt
ır.
Yeni ku­rulmuş
bulunan kaçakçılık istihbarat koordinasyon merkezinde te
şkil
edilecek istihbarat de­
ğerlendirme ve operasyon ekibi sonuca ulaşmayı
sa
ğlamaya çalışacaktır.
Bu ekipler narkotik, siyasi, mali ve di
ğer ka­çakçılık
konular
ında
s
ınırlar
g
öz
önünde
bulundurulmaksızın faaliyet gösterecekler ve operasyon yaptı
ğı ilin il alay komutanı ile irtibatlı
olacakt
ır.
Sonu
ç
olarak sis­tem
çalışmamaktadır.
Sistem b
öyle
devam etti
ği sürece, Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat ve Asayiş Başkanlığı, bulabildiği haberi sadece arşivlemekle
devam edecektir. Art
ık (JİTEM), ğıt
üzerindeki
çalışma sistemi ve örgüt­lenmesi
kesin olarak meydana getirilmi
ştir.
ÖLÜME ÇEYREK KALA, EMEKLİLİĞİ
PKK’ya kar­şı mücadelenin devletin baskısı
ile olmayaca
ğın
anla­y
ınca,
bu m
ücadeleyi
emekli olup, sivil olarak sür­dürmeye karar vermi
ştir.  Sivil hayat zordu. Bir yanda çekindiği
baz
ı
g
üçler­den korunmaya çalışmaktadır,
di
ğer yandan da askeri üniforma içeri­sinde yapamadığı faaliyetlerini organize etmektedir. Ancak hesap
etmedi
ği güçlükler karşısına çıkmıştır
bunlardan bir taneside ge
çim sıkıntısı olmuştur.
Çünkü döne­min
TBMM Ba
şkanı Hüsamet­tin Cindoruk’un güvenlik
dan
ışmanı
olmay
ı
umut etmi
ştir ve maddi sıkıntısını bu danışmanlık
g
örevinden
ala­ca
ğı ücretle
gidermeyi pl
ânlamıştır.
Fakat Ersever bu göreve getirilmemi
ştir.
VEDA
Geçen zamanlarda
A.Cem Ersever bo
ş durmamış
dergiler yay
ınlamaya çalışmış, kitaplar yazmıştır
iki kitap yazm
ış üçüncüsünü bitirmek üzereyken 1993 yılında Ankarada kaçırılarak öldürülmüştür.

 

Çok şeyler
s
öylenmiştir
ölüm nedenleri ile ilgili olarak. Kimilerine göre Ersever’in öldürülme nedeni
Şam’da­ki
Kemanc
ı
ad
ını
verdi
ği ve yayınlamayan kitabı olmuştur. Kimilerine
göre de farklı sebeplerden dolayı öldürülmü
ştür.
Tugberk
Tugberk
Azıcık okur yazar, çok dinleyen az konuşan, içindeki çocuğu öldürmeyen, ama polyannalarla pek anlaşamayan sıradan yurdum insanı ... Yaşamak adına insanca adamca, kavgadan gürültüden uzak tüm çeşitliliklerimizle bir olabilmek ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: