DERİN DEVLET NEDİR?
7 Ekim 2017
SÜPER BEYİN (Super Brain)
7 Ekim 2017

DERİN VATAN

2007 yılında Türkiye Yazarlar Birliği’nin yılın yazarı
ödülünü alan Nuh Gönültaş, enteresan üslubu, keskin kalemi ve alabildiğine
doğurgan bakış açısıyla zihinleri zorluyor Erler savaşıyor, subaylar nerede?
başlıklı yazısıyla uzun süre gündemden düşmeyen; Gönültaş, ‘Oy Dağlıca Dağlıca’,
‘Bu vatan herkese yeter! Nazım da gelsin ötekiler de’, ‘Üç ittifak on bir örgüt
üst birim Ergenekon’, ‘Düğmeye basma merakı’, ‘İdam sehpasına Kur’an ve
bayrakla çıkanlar’, ‘Hz. Ali ortak değerdir’, ‘Faşistliğin sevabı olmaz’ ve
‘Şehit komutan Barlas Gültepe’nin askeriydim’ gibi çok ses getiren makalelerini
içeren son kitabı ‘Derin Devlet’ ile bir kez daha ‘benmerkezci Sistem’in
yumuşak karnına dokunuyor.
Başkaldırının ve başkaldıranın hoş görülmediği
topraklarda; kalemini kuşanmış, yüreğini ortaya koyan, düşündüğünü söylemekten
çekinmeyen, çözemediğimiz sorunların altında boğulacağımızı söyleyen bir
kalemden; derin devlete, kısır döngülere, anlayışsızlığa, teröre, idam
cezalarına, siyasete, düne, bugüne ve yarına dair bir manifesto!
 
Yazar kitabı üç kategori altında dizayn etmiş;
 
1-Milleti esir
almayın
2-Herkese yeter
bu vatan
3-Gere gere
gerici ve bu başlıklar altında da ara başlıklar yer almakta, bunlar;
1-Milleti Esir Almayın
a) Tehdit Açık, Çözümü Karmaşık;
Ordumuzun
dünyanın en büyük altıncı ordusu olduğu, fakat ülkemizdeki insanların yaşam
standartları dünyadaki 174 ülke arasında orta sıralarda yer aldığını ve güzel
bir örnekle Sovyetler Birliğinin kızıl ordusunun dünyanın birinci ordusu iken
totallik akımının çökmesi neticesinde, en büyük silahlı kuvvet olmanın yeterli
olmadığını,
b) AB’ye Asker Bakışı;
Ordunun Avrupa
Birliğine bakışında, Türkiye Avrupa Birliğine girmeli fakat laik ve üniter
yapısını korumak şartını istedikleri. Bu görüşle Türk Silahlı Kuvvetlerinin
Avrupa Birliğine güvensizlik duydukları, komutanlar bu yapıda taviz verilmemesini
bildirmekte ve askerin Avrupa Birliğine girmek istemediğini anlatmakta.
c) Bir Türk Dünyaya Bedeldir, Türkiye de
Neymiş,
Türkiye’nin Avrupa
Birliği üyeliğinin önündeki en büyük engelin kendimizin olduğu, iç düşmanın
birinci sırada yolsuzluk, ikinci sırada yoksulluk olduğu, üçüncü sırada ise
eğitimsizliğin geldiğini, ülkemizde dış etkenlerin ne kadar yoğun olduğu ama
yinede bir Türk’ün dünyaya bedel olduğunu anlatmakta.
d) Üzgünüm Helmut Schmidt Haklı!
Türkiye’nin
Avrupa Birliği’ne girmek için kendisinin çaba göstermesi gerektiğini,
Türkiye’nin nüfusunun yoğunluğu, demokrasinin generallerin emrinde ve halkın
büyük çoğunluğunun devlet nezdinde tehdit unsuru olduğunu anlatmakta.
e) Genel Kurmay Başkanlığının Önemi
Genel Kurmay
Başkanlığının ülkemizde yetki ve gücünün sınırlarının tespit edilemediği bir
makam olduğu, 1923 tarihinden bu zamana kadar genelkurmay başkanlığı yapmış
başkanların görev ve yaşadıkları olaylardan bir kesit anlatmış.
f)Taşkesen Paşa istifa etmeseydi Türk
Silahlı Kuvvetlerine zarar mı vermiş olacaktı?
Taşkesen Paşanın
genelkurmay başkanı olması beklenirken bir anda emekliye ayrılması ve yerine şu
anda görev yapmakta olan genelkurmay başkanı Yaşar BÜYÜKANIT’ın geçmesini
anlatmakta.
g) Yılın Eğitim Bombası
Emekli
Korgeneral Altay TOKAT Paşa’nın milleti dinç ve diri tutmak için bir tür uyandırma
sistemi geliştirdikleri ile ilgili konuları anlatmakta.
h) Şaki, eşkıya, bölücü, terörist…
PKK’lı
teröristlerin Çınarcık katliamını Temmuz 1987’de ilk ciddi çıkışlarını
yaptıkları, bu örgüte ne gibi bir isimli hitap edileceği PKK ile sadece dövüştüğümüzü
ve bir yol kat edemediğimizi gün geçtikçe PKK sorununun istenmediği tezleri
haklılık kazandığı şeklinde anlatmıştır.
ı) Artık kimin kimi öldürdüğü anlaşılamaz
hale geldiği;
PKK’nın kanlı
bir örgüt olması ve kendisini güçlü hissettiği yerlerde eylem yapması ancak
Doğu ve Güneydoğuda olan bütün olayları PKK’ya yıkmak yerine başka istihbarat
örgütlerinin yaptığı, içimizdeki hainlerin yaptıklarını ayırt etmemiz
gerektiğini anlatmakta,
i) PKK’yı bitirmenin yolunun
Tansu ÇİLLER zamanında
1993-1995 yıllarında genel kurmay başkanı Doğan GÜREŞ ve Emniyet Genel Müdürü
Mehmet AĞAR’a tam yetki verdikten sonra PKK’nın büyük bir sekteye uğradığı, şu
anda da hükümetin genel kurmay başkanı ile birlikte bu konuya tamamen eğilmesi
gerektiğini,
j) Bir Kubilay binlerce şehitten daha mı
değerli?
Tarihimizin en
meşhur menemen olayı ile Allahuekber dağlarında binlerce askerimizin Sarıkamış’ta
donarak ölmesi olayını karşılaştırdığı,
k) EMASYA EMASYA bulunmaz eşin!
Bu yazısında
EMASYA (Emniyet Asayiş Yardımlaşma)nın anlamının yani askere gerekli görüldüğü
zaman toplumsal olaylara müdahale yetkisi veren bir protokol, anlaşma olduğunu
fakat bu kararı sadece Valilerin verebileceğini anlatmakta.
l)Türkiye’nin %92’si Jandarma Bölgesi
Jandarmanın
kuruluş amacı ve NATO görevleri dışındaki bir yapı olarak anlatılmış,
Jandarmanın ülkemizin ihtiyacı olduğu bir durumda ‘Savaşmak üzere görev almış
olan tamamen askeri bir yapı olduğunu’ anlatmakta.
m) Türkiye’de TSK’ ya rağmen ordu kurmak
kimin haddine.
Bir kısım
insanın Ülkenin tehlike altında olduğunu ve Atatürkçü rejimin değişeceği
kaygısı ile Orduya rağmen ordulaşma içerisinde oldukları ile ilgili yazısında
konuyu anlatmakta.
n) İç düşman diye diye oluyor bunlar…
Ülkemiz sınır
komşularında ve etrafında meydana gelen Çeçenlerin Ruslarla, Azerilerin
Ermenilerle mücadelesi, İran’ın Irak’la yaptığı amansız mücadele, Arap
ülkelerinin İsrail ile kapışması ve bölge insanının ülkeye zarar veren bir
unsur olduğunu anlatmakta.
o) Bizi önce bu vatanseverlerden kurtar
paşam…
Emekli askerlerin
ölme-öldürme yemini ile kurmuş oldukları derneklerin hakkında, 312. maddeden
dolayı herhangi bir şekilde işlem yapılmadığı ve genelkurmay başkanlığından bu
kuvvacı, ulusalcı ve vatansever kişilerin ellerinden kurtar bizi diye yazısı.
ö) Darbe yapmak milleti esir almaktır
Dünyada iki
çeşit ordunun olduğunu, birincisi savaşan ordular, ikincisi ise kendi
halklarını kontrol etmek için kurulan ordular olduğu ve dünya ülkelerindeki
ordulardan örnekler vererek konuyu anlatmış.
p) Yurtta Sulh Cihanda Sulh
Eski Hava
Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk CÖMERT’ in bir konuşmasında birbirimizden
kuşku duymak yerine birbirimizi daha iyi anlamaya çalıştığımızda, sorunlarımızı
açık yüreklilikle konuşarak çözemeyeceğimiz hiçbir sorunun kalmayacağı şeklinde
yaptığı açıklamanın ülkenin ilerlemesi ve huzurlu bir ortamın oluşması için bu
şekilde hareket edilmesi gerektiğini anlatmakta.
r) Oy Dağlıca Dağlıca
Dağlıca
saldırısının daha önceden planlandığı ve saldırını olabileceği şeklinde rütbeli
askerlerce rapor olarak verildiği halde bu konuya müdahale edilmediği şeklinde
iddialar yer alıyor.
2-Herkese Yeter Bu Vatan
a) Vatan dayak yemediğin yerdir
PKK ile
mücadelede yapılan yanlışlıklar nasıl bazı vatandaşları PKK sempatizanı
yaptıysa günümüzde irtica ile mücadelede yapılan kasıtlı yanlışların halkın
üzerinde vatan millet Sakarya duygusunu zedelediğini ve doğduğun yer mi yoksa
doyduğun yer mi sorusu yerine doğduğun yer mi yoksa dayak yemediğin yer mi diye
sorulması gerektiğini anlatmakta.
b) Sorunların çözümü saydamlık
Toplum nasıl
layık olduğu yöneticileri çıkarıyorsa yine toplum müstahak olduğu suçluları da
ortaya çıkardığını. Bu olayın gerçekleşmemesi için saydam bir devlet ve yargı
bağımsızlığının gerekli olduğunu anlatmakta.
c) Bu vatan herkese yeter
Vatan Millet
duygusunun yurt dışında kalmayanların vatanın insan için ne ifade ettiğini
bilemeyeceklerini, bu duygularda aşınmalar olsa da bunları hiçbir şekilde ruhu
insandan söküp atılamayacağı ve ‘bülbülü altın kafese koysalar da yine de
vatanım dediği gibi vatan konusunun önemini anlatmakta.
d) Basın birinci güç, yolsuzluk birinci
tehdit
Türkiye’deki
yolsuzluk ekonomisinin ana unsurunun medya olduğu, bir medya sahibinin sadece
medya sahibi değil, yanında holding ve banka sahibi de olduğu, basın medya
gücüyle holding ve bankalarına yolsuzlukla gelir elde ettiği ve ülkenin en
büyük tehditlerinden birincisinin yolsuzluk olduğunu anlatmakta.
f) Türkiye de 90 tane atom bombası var
Ülkemizde ABD’ye
ait nükleer silahların konuşlandırılmasına izin verilmiş, izin sebebi ABD’nin
dış güçlere karşı Türkiye’yi koruması ve soğuk savaş zamanında ABD
Yunanistan’da bulunan nükleer silahlarını 2000 yılında kaldırmaya başladığı,
Türkiye’de bu olaya başlanılmadığı ve kimsenin bu konu ile ilgilenmediğini
anlatmakta .
g) Milli Türk Talebe Birliği
Milli Türk
Talebe Birliğinin 1916 yılında Tevfik İLERİ tarafından İmparatorluk gençliğinin
politik ve askeri gelecek hakkında karar alma süreçlerine etkin katılımı
sağlamak ve özellikle balkanlarda toprak kayıplarına tepki göstermek amacıyla
kurulduğunu, hükümetin başında olan kişilerin öğrencilik yıllarından başlamak
üzere Milli Türk Talebe Birliği saflarında yer aldıkları, örnek olarak
Cumhurbaşkanımız Abdullah GÜL, Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN’ ın, Mehmet Ali
ŞAHİN’ in ve parlamentoda yer alan birçok ismin de bulunduğunu anlatmakta.
h) Madem Bana İnanmıyorsunuz…
Başbakan Recep Tayyip
ERDOĞAN’ ın Türkiye Büyük Millet Meclisinde bütün dünya Türkiye’den bahsediyor
sözünün ünlü yazar Hupe POPE’ nin Türkiye’ye bir şeyler oluyor yazısıyla
desteklediğini, Türkiye’nin Avrupa Birliği haricinde Orta Doğu Ülkeleriyle iyi
bir ilişki içerisinde olduğu, Osmanlının coğrafi konumunu kullandığı gibi Türkiye’nin
de boğazlar ve Anadolu’nun hâkimiyetini iyi kullandığı, bunun uzun soluklu bir
plan olduğunu anlatmakta.
I) Niçin MENDERES’in idam fotoğrafları
var da
Albay Talat
Aydemir’in yok?
Avrupa Birliği
Yolunda ülkemizde bazı yasaların değiştirildiğini bunların içinde en
önemlisinin idam cezasının kaldırılması olduğunu, rahmetli eski Başbakan Adnan MENDERES’in
idam edilmesi ve bu olayın fotoğraf karelerine alınarak yayınlanmasının ve
diğer idam edilen kişilerin aleni olarak fotoğraflarının bulunmadığını. O zaman
mahkemelerin acaba doğru karar verip veremediği, idam edilenlerin daha sonra
suçsuz oldukları anlaşıldığında ne yapıldığını anlatmakta.
i) Saddam’ı asanlar işgalciler, Menderesi
asanlar kendi askerimizdi
Saddam’ın idam
görüntülerini izlerken rahmetli Başbakan Adnan MENDERES’in gözler önüne
geldiğini, ne adına olursa olsun taraflı mahkemeler tarafından verilen idam
cezasının rencide edici olduğunu. Saddam’ın idamını seyredenlerin taraflı bir
görüşle idam ettirenlere lanet okunduğu, Saddam ve Adnan MENDERES’in kendisini
asanlara karşı davranışlarını yazanlar, Menderes’in korkak bir kedi, Saddam’ı
ise cesur bir aslan ilan ettikleri, bu sorunun yani Saddam’ı asanların
işgalciler olduğu, rahmetli Adnan MENDERES’i asanların ise kendi askerimiz
olduğunu düşünmelerinin gerektiğini anlatmakta.
j) Kara Göründü
Milli İstihbarat
Teşkilatı Müsteşarı Emre TANER’ in kara göründü diyerek Türkiye’nin doğuya
doğru genişlemesinin gerektiğini bölgede sadece büyük Türkiye projesi olmadığı,
İsrail ve İran’ın da büyük projelerinin olduğunu, komşumuz Irak’ta Amerika
Birleşik Devletinin olduğunu, niyetinin bozuk olabileceği ve bu nedenle doğuya
doğru büyümenin gerekli görüldüğünü anlatmakta.
k) Seninle gurur duymuyorum Orhan PAMUK
yoksa ben Türk değilmiyim?
Türkiye’de etkin
basının ikiyüzlü olduğu, 301. maddenin gündeme geldiği zaman Orhan PAMUK,
Perihan MADEN ve Hrant DİNK’ in isimlerinin duyulduğu, yelpazenin sağında kalan
kişilerden bahsedilmediği, Orhan PAMUK’ un Nobel ödülü alırken Fransa’nın Türk
Milletini iğnelediğini Fransa’nın Türk Milletini Türkiye’nin soykırım
saflarında gösterdiği gün Orhan PAMUK’a Nobel Ödülünün verilmesinin düşündürücü
olduğunu anlatmakta.
l) Oy Trabzon Trabzon
Trabzon’da
faaliyet gösteren bazı grupların Türkiye elden gidiyor, topraklarımız
yabancılara satılıyor, din elden gidiyor, gençlerimiz Hıristiyanlaştırılmak
isteniyor, her yerde kiliselerin açıldığı ile ilgili olarak CD’ler çoğaltılıp
Trabzon halkına dağıtılıyor ve Rahip Tantora cinayetinin Trabzon’dan çıkmasının
bu dağıtılan CD’ler sayesinde kişileri potansiyel bir katil ruhuna ittiği
anlatılıyor.
m) Ne yaman tesadüf
Abdulkadir
AKSU’nun İçişleri Bakanlığı yaptığı zamanlarda büyük siyasi cinayetlerin
gerçekleştiği, bunun son örneğinin de Hrant Dink olduğu Çetin EMEÇ, Bahriye
ÜÇOK, Muammer AKSOY, Danıştay üyesi Mustafa Yücel ÖZBİLGİN ve diğer isimlerin
öldürülme zamanlarının Abdulkadir AKSU’nun İçişleri Bakanlığı zamanında
gerçekleştiğini anlatmakta.
n) Hepimiz Ogün isek hepimiz katiliz
demektir!
Hrant DİNK
cinayetinin o zamanlarda Kuzey Irak ile olan gündemin değişmesi, hükümetin
köşeye sıkıştırılmak istenmesi, Ermenilerin tuzak kurmuş olabileceklerinin
yorumlarının ve siyasilerin bu olaylar karşısında takınmış oldukları tavırları
anlatmaktadır.
3- Gere Gere Gerici
a) Laiklik tarif edilirse rejimin sihri bozulur.
Türkiye’nin iki
sorununun olduğunu, bunlardan birincisinin etnik terör sorunu olduğu,
ikincisinin ise laiklik sorunu olduğunu. Laikliğinin tek başına bir sorun
teşkil etmediğini, kendilerini laik olarak tanıtan kişilerin katı laiklik
uygulamak istemeleri ve dindar kesimin Allahın emirleri ile katı laikçilerin
uygulamaları arasında kalmalarından kaynaklandığını, laikliğin sadece din
devlet işlerinin birbirinden ayrılması olarak tarif edilmesinin yetersiz
kaldığını anlatmakta.
b) Dinin yerine ikebana çiçek süsleme
sanatımı koyalım?
İnsanların
manevi değerlerinin elinden alınması ile insanların bu değerleri cemaatlerde,
tarikatlara girerek elde etmek istedikleri. Toplumu çağlar boyu ayakta tutan ve
birbirlerine kaynaşmasını sağlayan bu kurumun Diyanet İşleri Başkanlığı
olduğunu ancak bu kurumunda görevini tam yapamadığı, şu anda ise okullarda din
kültürü ve ahlak bilgisi dersinin içeriğinden uzaklaştırmak isteyerek halkın
bütünleşme kaynaşmasını önleme istediklerini anlatmakta.
c) Google dededen irtica tahminleri!
İrticanın tanımı
olmayan bir şey olduğu, bu anlamda neyin irticaya ait olduğu belli olmayan
girdiği her kapta kabın şeklini alan bir şey olduğu, Türk Dil Kurumu tarafından
yapılan tanımın ise gericilik olduğu ama bazı kılıflara giydirilerek irticanın
tehlikeli olduğu şeklinde yorumlara karşı yapılan irtica tarifini anlatmakta
d) İrtica neden ramazan ayında hortluyor
acaba!
11 ay içinde
olumlu anlamda satır aralarında dinle ilgili haber yayınlamayan medyamızın
ramazan ayı içerisinde en ufak bir olayda olsa dinle ilgili bu olayı manşetlere
taşıdıkları, bu olayların da dine hükümete zarar verdiği, bu haberlerin ülkeyi
dörde beşe bölmek istediklerini ve halkı huzursuz etmeye yeterli olduğunu
anlatmakta.
e) Amerika’ya ya da Rusya’ya şeriat gelirse
Türkiye’ye de gelir.
Türkiye’ye
şeriat gelir mi diyen bu kişilerin Türkiye ve Dünyayı tanımadıkları anlamına
geldiğini, bu soruyu soranların Türkiye’yi laikçilik dikeni üstünde tutarak
işlerini yürüten kişilerin olduklarını, bu kişilerin şeriat gelmesinden değil,
ülkenin yönetiminde haklı, adaletli ve demokratik bir dengenin olmasından
korktuklarından dolayı şeriat unsurlarını istemekte. Bu kişilerin ne kadar
istemezlerse istemesinler eninde sonunda taşların yerine oturmasını, şeriatla
değil demokrasi ile gerçekleşeceğini anlatmakta,
f) Hz. Ali ortak değerdir.!
Ülkemizde
Alevilik ve Sünnilik diye ayrımların olduğu, aslında Alevilik diye bir unsurun
olmadığı, herkesin birbirine samimiyet içinde destek olarak kendimize ortak
değer olarak Hz. Ali’yi örnek alarak yaşamamız gerektiğini ve hükümetin aşure
zamanı yapmış olduğu iftar yemeğinin güzel bir adım olduğunu anlatmakta.

 

Tugberk
Tugberk
Azıcık okur yazar, çok dinleyen az konuşan, içindeki çocuğu öldürmeyen, ama polyannalarla pek anlaşamayan sıradan yurdum insanı ... Yaşamak adına insanca adamca, kavgadan gürültüden uzak tüm çeşitliliklerimizle bir olabilmek ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: