PİKE (Bir Polis Şefinin Kısa Tarihi)
7 Ekim 2017
EFENDİ – 2 BEYAZ MÜSLÜMANLARIN BÜYÜK SIRRI
7 Ekim 2017

DİNK CİNAYETİ VE İSTİHBARAT YALANLARI

Erhan TUNCEL, Yasin HAYAL’in Mc Donals
bombalamasında aktif olarak rol oynadı
ğı, bombayı hazırladığı ve eylem sırasında orada bulunduğu. Eylem sonrasında
Yasin hayale ait kanlı pantolonu kendi evinde sakladı
ğı, bunların bilinmesine rağmen Trabzon Emniyet Müdürü Ramazan AKYÜREKin İstihbarat
Şubesi Müdürü Engin DİNÇ’inde onayıyla İstihbaratçı Polis Memuru Muittin ZENİT tarafından Yardımcı İstihbarat Elemanı yapıldığı, bu olayla ilgili olarak delil niteliği taşıyan pantolonun ise
kullan
ılmadığı. Ayrıca olaya karışmış olduğu
halde ve yap
ılan eylemde sanıklar arasında yer aldığı delillerle tespit edildiği halde devlet içinde bilgi amaçlı olarak da olsa sanık statüsündeki bir
insanın kullanılmasının suç sayılaca
ğı vurgulanmaktadır.
Erhan TUNCEL: Alperen Ocakları’nda “reis” olarak, Karadeniz
Teknik Ünivesitesi’nde ülkücü grup­
larla ilişkisi bulunan ve Yasin Hayal
gibi ki
şilerle de yakın olan bir kişidir. 24 Kasım 2004 tarihinde Emniyet İstihbaratta Yardımcı İstihbarat Elema­nı (YİE) yapılmıştır, görevi temel olarak Trabzon’daki McDonald’s isimli işyerine 24 Ekim 2004 günü bomba atan Yasin Hayal ve grubu
hakkında bilgi vermektir. Yasin HAYAL bombalama eylemi ile ilgili olarak 30
Ekim 2004’te
İstanbulda yakalanarak Trabzona getirilmiş ve
tutuklanmı
ştır. Yapmış olduğu bombalama
eylemi ile ilgili olarak verdi
ği ifadede Erhan TUNCEL’den bahsetmemiştir.
Bu ifadede
Erhan TUNCEL’in önünü açmı
ştır. Emniyet İstihbarat içinde onunla
ilgilenen yani görü
şmeleri yapan Polis memuru Muittin ZENİTtir.
Muittin ZEN
İT Bayburt’a tayin olduğu 15 Haziran 2006 gününe kadar Erhan TUNCEL ile “mesleki” ilişkisini düzenli bir şekilde sürdürmüştür.. Polis Memuru Muittin
ZEN
İT ifadesinde; Erhan TUNCEL’i Yardımcı İstihbarat Elemanı olarak çalış­tırdığı dönemde Erhan TUNCEL’in
zaman zaman verdi
ği bil­gilerin tutarlı
olmadı
ğı, senaryo ürettiği ve vermiş
oldu
ğu bilgiler
kar
şısında para talebinde
bulundu
ğu buluşmalara
gelmediği,
Hrant DİNK Ci­nayeti’nin önlenmesi ve Yasin Hayal ile
ilgili bilgi kayna
ğı­mızın
alternatifi olmamasından dolayı (Yasin Hayal ile yakın ili
şki içerisinde olan şahısların hepsinin Trabzonlu olması, birçoğunun uyuşturucu
madde ba
ğımlısı olmaları
ve polis ile
konuşmalarını dahi kendi aralarında
suç olarak görmeleri)
Erhan
TUNCEL ile o dönemde kontrollü olarak çalı
şmak
mec­buriyetinde olmalarının nedenleri arasında yer aldı
ğını belirtmiştir, fakat yazar yanlı tutumuyla Erhan TUNCEL’in
olumsuz özelliklerini kanıtlamaya çalı
şmaktadır. Bunun içinde Yasin HAYAL’in verdiği ifadede “polislerle
konu
şmayı kendi arala­rında suç sayan” türden bir hissedişi, tutumu bulunmadığı.
Yasin Hayal’in Trabzon Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü‘ne birçok kez “nezaket ziyaretinde bulunduğu, Terörle Mücadele Şube­si’nde görevli polisler, müdür ve müdür
yardımcısı ile sohbet­
ler
etti
ği, ziyaret sıklığından olsa gerek polis memurlarının 2. Müdür Adem Bey’le iyi anlaştıkları, 1. Müdür Yahya ÖZTÜRK ile ilişkilerinin ise kopuk olduğu yorumunu yapabilecek ka­dar “gözlemde”
bulunma olana
ğına sahip olduğunu
belirtmi
ştir. Devlet memurunun ifadesinden daha çok
olayda birinci derecede suçlu olan ve kesin delillerle suçu üstlenmi
ş olan bir zanlının savunmasını ön plana çıkartarak Emniyet İstihbarat Daire başkanlığını zan altında bırakmaya çalışmaktadır.
Yardımcı
İstihbarat Görevi
Yapan Erhan TUNCEL, 13.09.2005 tarihinde Yasin Hayal’in cezaevinden çıktı
ğını, Hrant DİNK
isimli
şahsı öldüreceğini belirtmiştir.
Bunun
üzerine Trabzon
İstihbarat Şube
M
üdürlüğü görevlisi Muittin ZENİT,
Erhan TUNCEL’e konunun
çok
ciddi oldu
ğunu ve her konudan haberdar etmesi gerektiği ayrıca kesinlikle olaya hiçbir şekilde müdahil olmaması gerektiğini
s
öylemiştir.
Bu
durumdan
bir süre sonra Yasin
Hayal, Hrant D
İNK’i öldürmeye tekrar karar vermiş
ve
Zeynel Abidin Yavuz
isimli hırsızlık yaptı
ğı bilinen bir çocuk
vas
ıtasıyla Hrant DİNK’i vurduracağını söylemiştir.
Erhan TUNCEL’den Hrant D
İNK’in resmini in­ternetten çıkartmasını istemiştir. Bu konuları da
Y
İE olarak İstihbarat
birimlerine aktarm
ıştır.
Erhan
TUNCEL’in vermi
ş olduğu bilgiler yani Yasin Hayal’in Hrant DİNK’e yönelik bir eylem yapmayı planladığı hususu F-3, F-4 raporu yapılarak 15 Şubat 2006 ve 17 Nisan 2006 tarihlerinde gereği için İstanbul Emniyet
Müdürlü
ğü‘ne ve bilgi için İstihbarat Daire Başkanlığı‘na bildirilmiştir.
Ayr
ıca konunun
önemine bi­naen
İstanbul İstihbarat Şube Müdürü telefon ile
aranarak
konu
şifahi
olarak da kendisine bildirilmi
ştir.
Bu
süreç devam ederken Erhan TUNCEL ile ilgilenen Polis Memuru Muittin ZEN
İTin tayini Bayburt iline
çıkmı
ş ve Yardımcı İstihbarat
Eleman
ına Trabzon İstihbarat
Şubede görevli bulunan Komiser Özkan Mumcu bakmaya başlamıştır. Bu şahsında Ağustos 2006da
askere gitmesi
üzerine söz konusu YİEye Polis Memuru Mehmet Ayhan bakmaya başlamıştır. Fakat
Y
İE Erhan TUNCEL’in verimli olamadığı kanaat getirilerek 16 Kasım 2006 tarihinde Yardımcı İstihbarat Elemanlığı görevine son verilmiştir.
19 Ocak 2007 tarihinde Ogün SAMAST isimli şahıs İstanbulda AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fırat (Hrant) DİNKi ensesine sıktığı bir kurşunla öldürmüştür.
Cinayeti i
şlediği tespit edilen Ogün SAMAST 20 Ocak 2007 günü gece yarısına doğru Samsun’da gözaltına alınmıştır.
Cinayet zanlısı yakalandıktan sonra kendisine ö
ğretildiği şekilde ifade vermiş fakat daha sonra değiştirerek kendisini azmettirenin Yasin HAYAL olduğunu söylemiştir. Cinayet gerçekleştikten 24 saat sonrasında olayın basit bir cinayet olmadığı ve ülke gündemini uzun süre meşgul edeceği anlaşılmıştır. Cinayet duyulduktan sonra Trabzon istihbarat Şube görevlileri Yardımcı İstihbarat Elemanı olarak çalıştırdıkları ve bu doğrultuda bilgi aktaran Erhan
TUNCEL’e ula
şmışlar ve İstihbarat Şubeye getirerek sabaha kadar orada tutmuşlar bilgi almaya çalışmışlardır. Hatta
Bayburt’ta
şark hizmetini yapan Muittin ZENİT’te Erhan TUNCEL’i arayarak bu konuyu görüşmüş bilgi edinmeye çalışmıştır.
Kitabın ara ara belirli bölümlerinde bu görüşmeye yer verilmiş ve aslında bilgi almak için kendi taktiklerini
kullanan
İstihbarat görevlisi Muittin ZENİTinde
sanki bu i
şin içinde yani
cinayetin i
şlenmesine göz yumduğu izlenimi verilmeye çalışılmıştır. Kitap
yazarı Devletin
İstihbarat görevlilerinin konuşmalarını yerlerini yayınlayarak onları bir hedefmiş gibi göstermeye çalışmıştır. Erhan TUNCEL’den bilgi alınmasının akabinde İstanbul’dan gelen emirler doğrultusunda Trabzon TEM Şube görevlileri tarafından Erhan TUNCEL 21 Ocak
2007’de gözaltına alınarak
İstanbula götürülmüştür.
Burada al
ınan
ifadesinde Emniyetin Muhbiri oldu
ğunu söylemiş ve üst düzey emniyet yetkilileri arasında bir kargaşaya neden olmuştur. Verdiği ifadede 2002-2003 yılları arasında gitmiş olduğu Nizam-ı Alem ocaklarında Yasin HAYALle tanıştığını iyi birisi olmasına rağmen kavgacı olduğunu, dini duygularının ağır bastığını ve 2004 yılı Ağustos ayı içerisinde
sava
şmak için Çeçenistan’a gittiğini fakat Bakü’ye gidip Çeçenistana giremediği için geri döndüğünü bu olaydan
sonra yani yurt d
ışından
geldikten sonra, “cihad yurt dı
şında değil bu ülkede olacak” demeye başladığını ve
Mc.Donalds’a bomba koyma fikrini ortaya att
ığını. Bu fikir üzerine
kendisinin torpillerden barut bo
şaltarak etrafı çivili basit
bir d
üzenek yaptığını ve 24 Ekim
2004 tarihinde Yasin HAYAL
in Trabzon Mc Donalds’a bombayı koyduğu ve patlatıldığını bu sırada da kendisinin
orada oldu
ğunu belirtmiştir. Olaydan üç gün sonra Erhan TUNCEL gözaltına
alınmı
ş fakat gözaltında eylemle ilgili herhangi
bir bilgi vermemi
ştir. Trabzon İstihbarat Şube görevlileri tarafından olayla
ba
ğlantısı çözülmüş ve Yardımcı İstihbarat
Eleman
ı yapılmaya karar verilmiştir. Bunun
için
şahısla irtibata geçilmiş ve evde
bulunan Yasin HAYAL
e ait kanlı pantolon
al
ınmış ayrıca kendi el
yaz
ısı ile özgeçmişi hakkında bilgi
al
ınmıştır. Bu şekilde
eleman olarak
şube yanlış bilgi vermesi engellenmeye çalışılmıştır. Erhan
TUNCEL ifadesinin devamında; Yasin HAYAL’in cezaevinden çıktıktan sonra Hrant D
İNKi öldüreceğini İstihbarat Görevlilerine
iletti
ğini fakat onların ciddiye almadıklarını belirtmiştir.
Bu
ifadenin ardından
olayın Emniyet ayağında çözülmesi gereken bir ğüm olduğu
belirtilerek Ba
şbakanlık Müfettişleri tarafından araştırılmaya başlandı, Müfettişler raporlarında Trabzon Polisini hiç suçlamazken, İstanbul Polisi hakkında olumsuz rapor
yazdı. Ba
şka bir Müfettiş ise İstanbul’u suçlayan meslektaşının İstihbarat Daire Başkanı tarafından
yanıltıldı
ğını raporlaştırdı. Bu yanıltılma olayı ile ilgili
olarak
İstihbarat Daire başkanlığı tarafından 2008 yılı ve 54324
say
ılı yazı ile olay açıklanmaya çalışılmıştır. Bu yazıda Hrant DİNK
cinayetinin 17.02.2006 tarihli ve
027248 sayılı yazı ile
İstanbul iline bildirildiği fakat İstanbul ilinin bu bilgi üzerinde çalışma yapmadığı ve üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği belirtilmiştir.
Yapılan araştırmaların raporlaştırıldığı yazıda İstihbarat dairesi Başkanlığı bünyesinde LOG kayıtlarının incelendiği ve verilen bilgiler doğrultusunda İstanbul İstihbarat Şube müdürlüğü bünyesinde hiçbir çalışmanın
yap
ılmadığının tespit edildiği bildirilmiştir. Bu bilgiler doğrultusunda hareket eden Trabzon Bölge İdare Mahkemesi Trabzon Polisi’nin DİNK Cinayeti’ndeki ihmali ile
ilgili soru
şturma izni vermemiştir. Bu süreçte İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler görevinden alınarak yerine Ali Fuat
YILMAZER atanm
ıştır. 1 Şubat 2007 günü ifadesi
alman Ahmet
İlhan GÜLER’e 5 Şubat günü,
“soru
şturma nedeniyle görevden uzaklaştırma” kararı tebliğ edilmiş. Silahı ve kimliği alınmıştır. Bunun
üzerine Ahmet
İlhan Güler, İstanbul Valiliği’nin kara­rına karşı İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’nde dava açmış. konuyla ilgili astı konumunda olan birçok kişinin çalışğını, personel raporunu başka memurların yaz­ğını belirterek tek sorumlunun
kendisi olarak belirlenmesi­
nin, eksik inceleme
yapılmasından kaynaklandı
ğını belirtmiştir ayrıca istihbarat uzmanı olmayan müfettişlerin verdiği ka­rarların hatalı olduğunu, dolayısıyla gizli yönetmeliklerde be­lirtilen görevlerin yerine getirilip getirilmediğinin uzman istih­baratçılardan oluşan bilirkişi heyeti tarafından tespitini istemiştir. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 23 Mayıs 2007 günü ver­diği kararla bu talepleri yerinde bulmuş ve Ahmet İlhan Güler hakkındaki soruşturma izni
verilmesi karar
ını bozmuştur.
Olayın Jandarma boyutuna bakıldığında;
Coşkun İĞCİ: Yasin Hayal’in halasının kocasıdır ve Pelitli
Beldesinde
Devlet Malzeme Ofisi’nde güvenlik
görevlisi olarak çalı
şır.
2004 yılında tanıştığı
Jandarma
İstihbarat Elemanları ile zaman zaman görüşen, hatta tarihi eser operasyonu hakkında onlara yardım eden, hint keneviri ekenleri ihbar eden İğci, tüm bunları maddi karşılık için değil, “milliyetçi”
duygularla
yapmaktadır. Türkiye’ye zarar gelmemesi için her
konuda, devlet görevlilerine
yardım etmek gerektiğini düşünen
birisidir. 2006 Temmuzda J
İTEM elemanlarıyla görüşen Coşkun İĞCİden McDonald’s bombalama
eyleminin detayları hak­
kında bilgi edinmesi Yasin HAYAL’in arkasında bir örgütün olup olmadı
ğını öğrenmesi istenmiştir. Yasin HAYAL’le görüşen İĞCİ onun Gazeteci Hrant DİNKi öldüreceğini öğrenir ve bunu Jandarmanın İstihbarat
g
örevlilerine söyler.
Jandarma
İstihbarat Görevlileri
Co
şkun İĞCİden öğrendikleri bilgileri çokta ciddiyle almayarak Yasin HAYAL’in hiç birşey yapamayacağını ve onların
kontrollerinde oldu
ğunu bildirirler.
19 Ocak 2007’de Ogün SAMAST tarafından Hrant
D
İNKin öldürülmesi üzerine 22 Ocak 2007
tarihinde Jandarma
İstihbarat Görevlileri
Co
şkun İĞCİnin çalıştığı yere gelerek DİNK cinayetiyle ilgili olarak onlara vermiş oldukları
bilgilerle ilgili kimseye bahsetmemesi gerekti
ğini
tehditvari bir dille anlatmı
şlardır.
Cinayet işlendikten sonra Jandarma İstihbarat görevlileri Veysel Şahin ve Okan
Şimşekin 11 Şubat 2007 tarihinde alınan ifadelerinde Coşkun İĞCİyi İstihbarat
eleman
ı olarak kullanmadıkları ve verdikleri
bilgilerin do
ğru olmadığını belirtmişlerdir.
Trabzon ilinde en yetkili Jandarma görevlisi olan İl Jan­darma
Alay Komutanı Ali Öz’de 9
Şubat 2007 günü İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişliği’ne
hitaben yazd
ığı dilek­çesinde Coşkun İĞCİ‘nin nüfuz istismarı yapmak maksadıyla
ken­disini jandarma personelinin haber eleman
ı
gibi g
östermek istediğini belirtmiştir.
Cinayetle ilgili görevlendirilen Mülkiye Başmüfettişleri,
Pelitli Beldesinde Jandarman
ın Hrant DİNK’in
öldürülece
ği bilgisine kolayca ulaşıp ulaşa­mayacağı konusunda,
cinayetten
önce cinayeti bilenler arasında: Ogün SAMAST, Yasin HAYAL, Erhan TUNCEL, Engin
YILMAZ,
Ersin YOLCU, Tuncay UZUNDAL, Ahmet
İSKENDER, Zeynel Abidin YAVUZ, Coşkun İĞCİ, Murat ATALAR, İrfan ÖZKAN, Ümit ÖKSÜZ, Enes GÜLDAL,
Hüseyin TERZİ, Ahmet İSKENDER gibi başka bilenlerin de bulunduğunu rapor­larına yazmışlar, Raporda Ogün SAMAST ve Yasin HAYAL’in Hrant DİNK’i öl­düren silahı Pelitli Beldesi
ile Konaklar Mahallesi arasında meskun mahallede bulunan dere a
ğzında ateş ederek dene­dikleri ayrıca Yasin Hayal ile Ogün SAMAST’ın silah taşıdıkları, Yasin Hayal, Ogün SAMAST ve diğer cinayet şüphelilerinin Pelitli’de bulunan internet kafelerde buluştukları, toplandıkları,
cinayete haz
ırlandıkları, Ogün SAMAST’ın internet
kafelerden yaptıkları görü
şmelerde, görüştüğü kişilere web kameradan silah gösterdiği vs. bilgilerine ulaşşlardır. Bunlardan dolayı Trabzon Jandarma Komutanlığı‘nın Hrant DİNK’in öldürüleceği bilgisine kolayca ulaşabileceği sonucuna varılmıştır.
Vardıkları sonuç Trabzon
Jandarma
İstihba­rat Şube Müdürü
Metin Yıldız, Merkez Jandarma Karakol Komutanı Cevat Eser hakkında “soru
şturma izni” verilmesi gerektiği şeklindedir. İnceleme konularından ikincisi olan Coşkun İĞCİ‘nin jan­darma istihbarat görevlilerine
Hrant D
İNK’in öldürüleceği bil­gisini cinayetten önce haber verip vermediği konusunda ise müfettişler yalnızca jandarma istihbarat görevlileri Veysel Şahin ve Okan Şimşek’i suçlamışlardır. Yani bir sonuca varılacağına adları geçenlerin ifadelerinden şüphe duyulması gerektiği belirtilmiştir. Trabzon Valiliği İl İdare Kurulu da yalnızca Okan Şimşek ve Veysel Şahin hakkında soruşturma izni vermiştir. Bu doğrultuda Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı Okan Şimşek ve Veysel Şahin hakkında 30 Ekim 2007 tarihinde görevi ihmal suçlamasıyla dava açmıştır. Trabzon 2. Sulh Ceza Mah­kemesi’nde açılan
davanın ilk duru
şması 22 Ocak 2008 tarihinde yapılmış sanıklar katılmamışlar, tanık Coşkun İĞCİ dinlenmiş ve daha önce anlattıklarının aynını tekrar etmiştir.
20 Mart 2008 tarihinde davanın
ikinci duru
şmasında Okan Şimşek ve Veysel Şahin, daha önce verdikleri ifadelerin gerçeği yansıtmadığını, bu ifadeleri baskı altında
verdiklerini söyleyerek olaya ili
şkin daha önceki beyanları ile neredeyse taban tabana zıt yeni bir ifade vermişlerdir. İfadelerinde
Co
şkun İĞCİnin ifadesini doğrulamışlardır. Aldıkları bilgileri üst
amirlerine yani komutanlar
ına bildirdiklerini de ifade
etmi
şlerdir. Coşkun İĞCİden Hrant DİNK cinayeti
ile ilgili bilgiler al
ındığı günün ertesi
günü yapılan toplantıda
İl Jan­darma Alay Komutanı Ali Öze konu
anlat
ılmış, Ali ÖZ’ünde konuyu geçiştirdiği anlaşılmıştır.
İstihbarat toplantısına
katılan Trabzon
İl Jandarma Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Yüzbaşı Hüsa­mettin Polat verdiği ifadede konuyu doğrulamış, hatta bu toplantının ardından bir
daha kendilerini Albay
Öz’ün
emriyle istihbarat birimlerinin toplant
ılarına almadıklarını
ayrıca
Albay Öz ve Yüzbaşı Yıldız’ın Okan ve Şahin’in, Coşkun İğci’den istihbarat aldıklarının anlaşılmaması için es­ki evrakları imha ettiklerini, yerine yenilerini yazdıkları şeklinde ifade vermiştir.
Daha ötesi Jandarmanın suçunu örtmek amacıyla
Trabzon
İl Jandarma Alay Komutanı Albay Ali Öz ve İstihbarat Şube Müdürü Yüzbaşı Metin YILDIZ’ın
talimatı ile 2006 Temmuz ayında Co
şkun İĞCİ‘den öğ­renilen bilgiler sanki yeni öğrenilmiş gibi,
cinayetten bir g
ün sonra 20 Ocak 2007 tarihinde
raporla
ştırılmıştır.
Bütün bu bilgilerin ardından Jandarma’nın
ihmallerinin ardında yalnızca Veysel
ŞAHİN ve Okan ŞİMŞEK hakkında soruştur­ma açılmıştır diğerleri hakkında soruştura açılması­na gerek olmadığı sonucuna varılmıştır.
Dink Cinayeti soruşturması devam ederken incelemede
bulunan polis kaynakları tarafından son günlerde ülke gündemini me
şgul eden Ergenekon yapılanması ile ilişkisini tespit etmişlerdir. Ergenekon adı verilen davada sanık olarak adı
geçen Ve­
li Küçük, Muzaffer Tekin, Kemal Kerinçsiz ile Trabzon Alperen Ocakları Başkanı Mustafa
Öztürk arasında doğrudan bağlantı tespit edilmiştir. Bu bağlamda Mustafa ÖZTÜRK ile doğrudan ilişkisi bulunan Yasin Hayal ile de Ergenekon sanıklarının dolaylı olarak ilişkisi olduğu tespit edilmiştir. Devam eden çalışmalarda anlaşılıyor ki
Yasin HAYAL
in Avukatı Fuat TURGUTta Ergenekon operasyonu çerçevesinde tutuklanmıştır. Bu
tespitlere ra
ğmen DİNK Cinayeti Ergenekon operasyonu içerisine alınmamıştır.
Söz konusu Cinayetle ilgili olarak Türkiye Büyük
Mil­let Meclisi
İnsan Hakları Komisyonu’na bağlı DİNK Cinayeti’ni
Ara
ştırma Komisyonu kurulması kararı alınmış ve 4 Eylül
2007 tarihinde olu
şturulan Komisyon 8 Kasım 2007’de
bir araya gelerek AKP milletvekili Mehmet OCAKDAN’ı ba
şkanlığa seçmiştir.
Komisyonun amacı; Fırat (Hrant) D
İNK’in ölümü ile ilgili
olarak; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 17’inci maddesinde güvence altı­na
alınan “ya
şam hakkı“nın ihlal edilip edilmediği ve bu hak ihlal edilmiş ise bunda kastı, kusuru ve ihmalleri bulunanlar var ise bu kişiler hakkında etkin bir
soru
şturmanın yapılıp yapılmadığının incelenmesi ile bundan sonra buna benzer olayların ve hak ihlallerinin yaşanmaması için nelerin yapıl­masının gerektiğini belirlemek ile alınması gereken tedbirle­ri
ortaya koymakt
ır. Söz konusu komisyon 14 Mart 2008
günü çalı
şmalarını durdurmuş ve komisyon başkanı OCAKDAN yaptığı yazılı açıklamada, komisyonun yar­gı sürecini doğrudan etkileyecek bir durum olduğu için Komisyonun çalışma­larını sonlandırdığını duyurmuştur.
Yukarıda aktarılan bilgi ve belgelerin sonucunda
kitap ve yazar hakkında bende uyanan fikrimi beyan etmek istiyorum.
Trabzon
İstihbarat Şube
M
üdürlüğü tarafından Yardımcı İstihbarat Elemanı Erhan TUNCEL’den alınan bilgilerin olması
gerekti
ği gibi ilgili birimlere ulaştırılmıştır.
Bu bilgilerde
Nokta istihbarat olarak
verilmi
ş, hedef
ve saldırgan belirtilmi
ştir. Hrant DİNK hedeftir,
hayatı tehlikededir.
Daha
önce McDonald’s’a yönelik bombala­
ma
eylemi gerçekle
ştiren Yasin HAYALin
bu eylemi yapabilecek yapıda ve kararlıkta oldu
ğu belirtilmiştir.
Verilen bilginin çok ciddiye alınması gerekti
ği
halde
İstanbul İstihbarat
Şube Müdürlüğü tarafından önemsenmemiş
konuyla ilgili herhangi bir
çalışma yapılmamış ve sonucunda cinayetin işlenmesine
engel olunamam
ıştır.
Bütün
bunlar delilleriyle ortada iken yazar tarafından saptırılmaya çalı
şılmış, delilleri göz önüne almadan kendi
yorumuyla
İstihbarat Daire Başkanlığı ve Emniyet teşkilatı zan altında
b
ırakılmaya bir adım öteye giderek sanık durumuna getirilmeye çalışılmıştır.
Konunun
Jandarma boyutuna bakıldı
ğında; çok daha vahim bir
olayla kar
şılaşılmaktadır. Jandarma İstihbarat
elemanlar
ı tarafından elde edilen
bilgiler de
ğerlendirilmemiş,
g
örevlerini yerine getirmemişlerdir. Sahte belgeler düzenlemek suretiyle kendilerini aklamaya çalışmışlar fakat başarılı olamamışlardır.
Yazar
Jandarma boyutunda biraz daha inisiyatif kullanarak olumlu yada olumsuz yorum
eklememi
ş olayları
kamuoyunun bildi
ği şekilde aktarmaya çalışmıştır.
Olayın
ciddiyeti ortadadır, AGOS Gazetesi Genel yayın yönetmeni Fırat (Hrant) D
İNK planlanan bir cinayetle öldürülmüştür. Bu cinayet Devletin İstihbarat birimleri tarafından yaklaşık bir yıl öncesinden öğrenilmiş
fakat
önlenememiştir.
İstihbarat birimleri içinde bu durum elbette ki araştırılıp sorumluluğunu yerine getirmeyenler hakkında Adli yada
idari i
şlem yapılması gerekmektedir; fakat daha önce bazı
gazetelerinde yaptı
ğı gibi Devletimizin İstihbarat birimlerinin almış olduğu
bilgileri ve i
çeride yaşanmış olan olumlu yada olumsuz gelişmelerin yanlı
ve y
önlendirmeye açık
yorumlar katılarak kamuoyuna aktarılması kesinlikle yanlı
ştır. Bu kitapta özellikle Emniyet İstihbarat birimlerinin faaliyetleri olumsuz
yorum kat
ılarak kamuoyuna aktarılmaya çalışılmaktadır.
Tugberk
Tugberk
Azıcık okur yazar, çok dinleyen az konuşan, içindeki çocuğu öldürmeyen, ama polyannalarla pek anlaşamayan sıradan yurdum insanı ... Yaşamak adına insanca adamca, kavgadan gürültüden uzak tüm çeşitliliklerimizle bir olabilmek ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: