21. YÜZYILA HAZIRLANMAK
7 Ekim 2017
İSTİHBARAT RAPORLARINDA İSRAİL’İN GAP SENARYOSU
7 Ekim 2017

ERGENEKONDA ATATÜRK

SAMSUNG

SAMSUNG

2011 Kasım
ayında çıkan kitapta yazar, Ergenekon ve ba
ğlı
iddianamelerde Atat
ürk ile
ilgili belgelerin iddianameye eklenmesinden duydu
ğu rahatsızlığı,
bölümler halinde anlatmı
ş.
 
Atatürk
ve hatırasını koruma kanununun, Avrupa Birli
ği
ilerleme raporunda ifade özgürlü
ğünü kısıtladığı hükmü
kapitalizmin bencil ve adaletsiz uygulamasının sonucu olarak anla
şılmıştır. Atatürkçü düşünce
derneklerinin i
şlem ve
faaliyetlerinin Ergenekon iddianamesinde Atatürk maskesi adı altında
Ergenekoncuların faaliyetlerini yürüttü
ğü alan
olarak gösterilse de asıl amacın Atatürk ve devrimleri oldu
ğu söylenmektedir.
Bu dernekler taraf
ından bazı
gazeteci ve yazarlara verilen gerek
ödüllerin
gerekse bayramda
çekilen
kutlama mesajlar
ının iddianamede
gösterilmesinin Atatürkçülü
ğe vurulan darbe olarak addedilmiştir.
Ergenekon operasyonlarının temelini olu
şturan Tuncay GÜNEY’in ifadelerinde Ergenekonun
fikir yapısının temelini Atatürkçü Dü
şünce Derneklerinin
olu
şturduğu
bilgisinin telaffuz edilmesi, bazı sahte Atatürkçülerin bu derneklere sızma giri
şimi
olarak nitelendiriliyor. Batıda yüzyıllar sonunda elde edilen özgürlükler
noktasındaki kazanımlar, Atatürk’ün devrimleri sayesinde bu topluma kolayca
kazandırılmı
ş olup
bat
ıya göre suçlu olmasının da bu
kazanımların sonucu oldu
ğu kanısına varılmıştır. Atatürk’ün
sömürgeci ve i
şgalci
güçlere kar
şı Anadolu
da elde etti
ği kazanımlar bu
g
üçleri sıkıntıya sokmuştur.
Ardahan ili Damal ilçesinde bulunan ve güne
ş ışığı vurduğu zaman
Atat
ürk’ün siluetinin
belirdi
ği alanda
ADD
ce yapılmak
istenen sosyal tesis projesine ili
şkin görüşmelerin
yine iddianamede yer alması, Atatürk’ün hedef alındı
ğı kanısıyla dile
getirilmi
ş. İrticanın kaldırılmasına
yönelik olarak kuruldu
ğu öne sürülen Çağdaş Yaşamı
Destekleme Derneklerinin nihai amacı olarak ça
ğdaş bir
toplum yaratma
çabası içinde
olduklar
ı
bilgisine de
ğinilmiş.
 
İşçi
Partisi Genel Ba
şkanı olan Doğu PERİNÇEK
mahkemedeki sorgusunda Atatürk zamanında derin devlet yapılanmasının bulunmadı
ğını, Türkiye’de
gladyonun Atatürkçü çizgideki insanları öldürdü
ğü, iddianamede
yer alan ve bulunan silahların kesinlikle kendileri koyuyor, kendileri buluyor
diyerek savunmu
ştur. İnternet
and
ıcı davasında
ifadesi al
ınan
Hasan ATAMAN YILDIRIM asıl hedefin Atatürk’ün kurdu
ğu
Cumhuriyeti ortadan kaldırarak yerine ba
şka bir şeyler yapılmak isteniyor, masum insanların
toplanarak ça
ğdaşlaşma
yolunda y
ürüyen
insanlara kar
şı Atatürk
devrimlerini yok etmek i
çin yürütülen bir
dava olarak nitelendiriyor. Cumhuriyetin erdemli ya
şayan
insanlarca tek çözüm yolu olarak bilindi
ği, ortaçağ kalıntısı masum
kilise ve Risale-i Nur ile ayd
ınlığın sağlanamayacağı ifade
edilmi
ştir.
 
Koç
holding onursal ba
şkanı Rahmi KOÇ
2008 yılında yaptı
ğı ve
aralar
ında İlhan SELÇUK
isimli yazarında bulundu
ğu toplantıda gidişatın kötü olduğuna atıfta
bulunarak, madem insanların
İslam’a doğru bir
kaymas
ı var
bizimde demokratik laik cumhuriyetin elden gitmemesi i
çin
gerekli tedbirleri al
ınması gerektiğine değinmiştir.
 
 Anayasanın değiştirilemez
ilk
üç
maddesini savunman
ın, örgüt
üyesi olarak yorumlandı
ğı, bu
kapsamda Cumhuriyet
çi Atatürkçü ilerici
devlet adamlar
ının
sistemli olarak yok edildi
ği, yazan, çizen, düşünen, üreten,
hak ve adalet arayan insanlar
ın yargılandığına işaret
ediliyor.  Emperyalizmle mücadelede öncü
bir yere sahip Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal’in posterlerinin
ta
şınmasında
herhangi bir su
çun olmadığı,
aramalarda el konulan posterlerin asl
ında polisin darbesi olduğunun göstergesi
olarak sunulmu
ş. Din üzerinden
Atat
ürk düşmanlığı gibi
Atat
ürk üzerinden
de din d
üşmanlığı durumu
ile kar
şı karşıya
olduklar
ı, Atatürkçülerin tasfiye
operasyonları oldu
ğu belirtmiştir.
Gizli tan
ık olduğu iddia
edilen
Ümit SAYIN’ın
Türk anayasasına gönülden ba
ğlı, Atatürk ilke
ve inkılaplarını savunan bir bilim adamı olmasına atıfta bulunarak onunda
Ergenekon adı verilen bir örgütün varlı
ğından söz edilemeyeceği
bilgisine yer verilmi
ş.
 
Ergenekon
sanı
ğı Mustafa
BALBAY’ın
şu anki
iktidar
ın irtica
ile m
ücadele
niyetlerinin olmad
ığı,
siyasette ordunun etkisinin azaltılmaya çalı
şıldığı,
irticac
ı kesimin
her f
ırsatta
Silahl
ı
Kuvvetler aleyhine yay
ınlar
yapt
ığı
ifadesine yer veriliyor. Muzaffer TEK
İN’in yine Ergenekon davasında yargılandığı ancak
Atatürk ilke ve inkılâpları ı
şığında, dürüst,
namuslu,
şerefli
sıfatları sıralanıyor. Tekin’in, asıl hedefin yargı ve ulus devlete sahip
çıkanlar oldu
ğu, bu
diren
ç
noktalar
ının yok
edilmeye
çalışıldığı, bu bağlamda
hedefler belirlenerek
şerefli onurlu ülkesini
seven tam ba
ğımsızlık ilkesi
ile hareket eden insanların tercih edildi
ği
ifadelerine yer verilmi
ş
 
  Tekinin eşi ve kızının
Zekeriya
ÖZ’den
vicdanlı ve adaletli yargılama bekledi
ği belirtiliyor.
Bekir CO
ŞKUN
isimli yazarın, bu günlere dikkat edilmesi gerekti
ği Atatürkçü düşünceye
sahip olman
ın suç olduğu, devletin
eskiden Cumhuriyet aleyhine konu
şanları kovaladığı, şimdi ise
Cumhuriyeti sevmenin su
ç olduğu şeklindeki
ifadeleri aktar
ılıyor.
Ergenekon soru
şturmacılarının Atatürk ile
ilgili dökümanları suç unsuru aranmaksızın iddianameye ekledikleri, bu kadar çok
sayıda Atatürk ile ilgili evrakların olmasının, çe
şitli
kesimlerce Atat
ürk’ü Ergenokonda
bir numara yapma gayretlerine soktu
ğu bilgisi aktarılıyor. Bu
noktada yazar Ergun POYRAZ’ın sindirimin kolay olması için yurtseverlerin
toplandı
ğı, daha
kolay infaz edilebilmesi için provokatörlerin devreye sokuldu
ğu,
Kurtulu
ş savaşı sonrası elde
edilen kazan
ımların elden
gitti
ği, adil
yarg
ılamanın olmadığı serzenişine yer
veriliyor. Kemal KER
İNÇSİZ Ergenekon
sanıklarının ideolojisinin Kemalist Atatürkçü ideoloji oldu
ğu, buna
ba
ğlı olarak
devleti ele ge
çirme çabalarının
vurguland
ığı ve iddianamede
yer aldı
ğını
belirtiyor.
 
ABD’nin
Atatürk’e bakı
ş açısının
olumlu olmadı
ğı, dönemin Büyükelçisi Eric
EDELMAN’ın‘‘ Atatürk bu gün ya
şasaydı yaptıkları nedeniyle insan haklarından
yarg
ılanırdı.’’
ifadeleriyle dile getiriliyor.  Mustafa
Kemal Atat
ürk’ün sömürgeciler
ve onlar
ın maşaları tarafından yıpratılmaya çalışıldığı, bu
olay
ın TSK ve
ulusalc
ı güçleri yıpratmak
i
çin hazırlanan
bir tezgâhın ürünü oldu
ğu, ABD ve AB emperyalizmine karşı olan, ülkesini
seven insanlar
ın yıpratılması için
kurulan hayali bir
örgütün
piyasaya sürülerek adına Ergenekon dendi
ği operasyonda tutuklanan emekli general, gazeteciler,
yazarlar, üniversite hocaları, parti lideri gibi unvana sahip insanlarla darbenin
yapılamayaca
ğı, dolayısıyla
operasyonların bir fiyaskoyla sonuçlandı
ğı şeklinde
de
ğerlendirmeler
yap
ılmış.
 
Birinci iddianamede
bahse konu Ergenekon terör örgütünün Atatürkçülü
ğü
maskeleme yaparak, egemenli
ği kayıtsız şartsız
millete teslim etmi
ş olan Atatürk’ün
yolunu takip ediyormu
ş izlenimi veren, bu sayede hedef kitlesine
sempatik olarak g
özükmeyi
ama
çlayan yüce Atatürk’ün
öncülü
ğü ile tesis
edilen demokratik sistemin, Ergenekon tarafından Atatürk adı kullanılarak ve
faaliyetlerinde maskeleme yaparak antidemokratik müdahalenin gerçekle
ştirilmeye
çalışıldığı
tespitlerinin ger
çeği yansıtmadığı gerçek amacın
laik Cumhuriyetin masum koruyucuları olan insanları yok etmek oldu
ğu şeklinde
de
ğerlendirme
yapm
ıştır. Yine
ikinci iddianamede yer alan bir bölümde yer aldı
ğı
belirtilen, Ergenekon ter
ör örgütünün, TSK
mensubu ve sivil
şahısları
kullanarak Mustafa Kemal Atat
ürk’ün adını, ilke
ve inkılâplarını suiistimal ederek illegal kazanç elde etme
şeklindeki
su
çlamaların gerçek olmadığı, TRT
yay
ınlarında yer
alan ve
Çağdaş Yaşamı
Destekleme Derne
ği Başkanı Türkan SAYLAN’ın
gerçekte Atatürkçü olmadı
ğı Atatürk’ü
maskeleme olarak kulland
ığı şeklindeki
bilgilerin as
ılsız olduğu
bilgisine de
ğinilmiş.
 
Kamuoyu
önündeki bazı sanatçı, yazar, akademisyen ve siyasetçi kimlikteki insanların Ergenekon
terör örgütü kapsamında yapılan operasyonlara tepki vermek için Atatürkçülük,
yurtseverlik suçsa beni de alın ibareli dilekçeleri mahkemeye verdikleri, Ülkenin
de
ğerli aydınlarının Ergenekon
adı verilen soru
şturma
kapsam
ında özgürlüklerinden
mahkûm edildikleri iletilmi
ştir.
 
Kuvayi
Milliye Derne
ği içine
sahte Atat
ürkçülerin
girdi
ği,
bunlardan birinin de Ba
şbakan Erdoğan’ın bacanağı Nuri VARDARBAŞI olduğu son zamanlarda
Erdo
ğan’ın Türk
milliyet
çilerine
mavi boncuk da
ğıtarak
bunlar
ın oylarına göz diktiği, Bahçeliye
muhalif bir kesimin bu ba
ğlamda oluşturulduğu değerlendirmesine
yer veriliyor. VARDARBA
ŞI’nın birlikte hareket ettiği
insanlar
ın
Ergenekon davas
ında yargılanırken,
kendisinin her türlü soru
şturmadan muaf tutulmasının sahte
Atat
ürkçülere ışık tuttuğu değerlendirmesi
yap
ılıyor.
Vardarba
şının
haricinde Burhan OMAY isimli
şahsında
Kuvayi Milliye kadrosundan oldu
ğu onunda yine sırra
kadem bastı
ğı, bu şahsın Ergenekonculara
ikinci bir din getirme u
ğraşıları içerisinde
oldu
ğu
bilgilerine yer verilmi
ş.
 
Erol MÜTECİMLER’in
Kemalist laik cumhuriyeti bugünkü duruma getirenlerin sahte Atatürkçüler oldu
ğunu söylediği, bu
anlamda Adnan OKTAR grubunun bile Atatürkçü dernek kurdu
ğu dile
getiriliyor. Dinci ve AKP yanlısı basının Ergenekon davasını Atatürkçü dü
şüncenin kökünü kazımak için eşsiz bir
vesile olarak de
ğerlendirdiği, 28 Şubat
sürecinde
şeriat
tehlikesi
çığırtkanlığı adı altında Atatürk’ü
gözden dü
şürme
operasyonunun ba
şlatıldığı, yine
ayn
ı davadan
yarg
ılanan
Tuncay
ÖZKAN’ın
Atatürkçü oldu
ğu için hakkında 200
tane dava a
çıldığı
bilgisine yer veriliyor.
 
Atatürk’ün
tarikat ve tekkeleri kapattırması,
İsmet İNÖNÜ’nün Türkçe ezan okutturması baz alınarak,
Atatürk’ün dini baltalayıcı olarak gösterilmeye çalı
şıldığı, bazı
tarikatlar
ın,
insanları Atatürk’e dü
şman hale getirdikleri değerlendirmesi
yap
ılıyor. Türk
ulusunun yeniden ve
çağdaş değerlere
ula
şmasını sağlayan
Atat
ürke ‘’Yüce’’ ‘’Ulu’’ gibi
sıfatların yüklenmesinin do
ğru olduğu, bunun yanında
kutsallık hatta insanüstü bir misyon yüklemenin ona yapılacak en büyük kötülük
oldu
ğu, sahte
Atat
ürkçü olarak addedilen
Fikri Karada
ğ’ın
kendini Peygamberin ve Atat
ürk’ün varisi
tayin etti
ği, bu bağlamda
söyledi
ği, Türk
Devletini d
ünyanın en güçlü ve
muhtelif kuvveti yapmaya karal
ıyız
ifadelerine yer verilmi
ş.
 
Türklerin
yaradılı
ş
efsanesi olan Ergenekon’un adının davaya isim olarak verilmesinin tartı
şmalara
yol a
çtığı,
Ergenekon’un, Mustafa Kemal Atatürk’ün en önemli esin kaynaklarından biri oldu
ğu, düşmanların Türkleri
tarihten silme heveslerinin T
ürk
Milletinin
önüne düşerek yol
g
österen
Atat
ürk
sayesinde
önlendiği, Ergenekon
çocuklarının birbirine sıkı ba
ğlarla bağlı olduğu, Türk
Milletinin b
ölünmez
bütünlü
ğü için çalışıldığı, tersi
durumun dü
şünülemeyeceği dile
getiriliyor.
 
İkinci
Ergenekon iddianamesinde, bir
çok sivil
toplum kurulu
şunun
Atatürkçülü
ğü şiar
edindi
ği gerekçesi ile
ter
ör örgütü kapsamında değerlendirildiği, ADD yönetiminin
tamamen cumhuriyet
çi çalışma
gurubu kararlar
ında
belirtilen hususlar
çerçevesinde
Şener ERUYGUR
tarafından yönetildi
ği şeklindeki bilgilere yer veriliyor. Basılmamış
kitaplar
ın bu
dava ile toplat
ıldığı, köşe yazılarının bile iddianameye
girdi
ği
bilgisine de
ğiniliyor.
İlhan Selçukun STKların Atatürkçü Düşünce
Derne
ği çatısı altında
toplanmas
ı yönünde
hedef belirledi
ği, bunu
sa
ğlamaya çalıştığı, bunları gizli
olmaksızın kö
şelerinde
belirtti
ği,  ilk adımda ülkenin aydınları, bilim
adamlar
ı, sivil
toplum kurulu
şu önderleri,
üniversite
g
örevlileri,
gazeteci,  sendikac
ı, aklı başında
yurtseverlerin ADD alt
ında
toplanmaya
çalışıldığı şeklinde
bilgiler iletiliyor.
 
Türkiye’nin
bıçak sırtında oldu
ğu, dış güçlere
dayand
ırılarak ülke içinde ılımlı bir İslamcı devlet
modeli olu
şturulmak
istendi
ği,  bu görüşe sahip
olanlar
ın Ankara’daki
iktidarın oldu
ğu,
bunlar
ın Atatürkçü düşünceyi
yok etmeye
çalıştığı, değerlendirmelerine
yer verilmi
ş.
Cumhuriyet Gazetesi imtiyaz sahibi ve Yazarı
İlhan SELÇUK’un
2001 yılında vermi
ş olduğu bir konferans metninin suç unsuru
olarak de
ğerlendirildiği,
Ergenekon iddianamesinin salt Türk Ceza Yasası ko
şullarında değerlendirilmediği, Atatürkçülük düşmanlığının
ideolojik
önyargısı ile hazırlandığı çıkarımlarına yer
verilmi
ş.
 
Ergenekon
operasyonlarını hazırlamak için önceden bazı paravan örgütlerin kuruldu
ğu, Atatürkçüler
arsında karga
şa ve kafa
karı
şıklığına neden
olmak i
çin birçok
kurulu
şun oluşturulduğu,
hangisinin sahte hangisinin ger
çek olduğu
konusunun zor oldu
ğu, bu anlamda Kuvayi Milliye derneğinin ADDyi düşman ilan
etti
ği
bilgisi aktar
ılıyor.
2000 y
ılının başında ADD
i
çinde
kavga ve farkl
ı grupların ADDyi ele
ge
çirme düşüncelerinin
cereyan etti
ği,
dernek i
çindeki
bu provakatif geli
şmelerin, toplumda bir daha asla kapanmayacak
toplumsal yaralar açılmasına neden oldu
ğu bilgisi aktarılıyor.
Bunlar
ın geri
plan
ında ise
Amerika Birle
şik
Devletlerinin yattı
ğı değerlendirmeleri
yap
ılmış.
 
Gizli dökümanlar
olarak adlandırılan belgelerde Ergenekonun TSK içinde oldu
ğu
bilgisine yer verildi
ği, Türk Silahlı
Kuvvetlerinin ge
çmişte olduğu gibi günümüzde de
ülkenin bölünmez bütünlü
ğüne yönelik
tehditleri ortadan kaldırmak oldu
ğu, mili mücadele ve sonrasında ortaya çıkan her
türlü laiklik kar
şıtı
eylemlerin g
ünümüzde de
kar
şılarında TSK
bulaca
ğı değerlendirmeleri
yap
ılmış.
Deliller aras
ında,
Jandarma Genel Komutanl
ığının Atatürkçülük ve
Laiklik adl
ı kitabının da
oldu
ğu,
Laikli
ğin Türk
toplumunu
çağdaşlaştırma yönünde atılmış bir adım olduğu, aksi
durumda toplumumuzun iflasa u
ğrayarak tekrar orta çağ karanlığına gömüleceği değerlendirmeleri
yap
ılmış.
 
İki farklı tipte Türkiye
Cumhuriyeti d
üşmanlarının olduğu,
bunlardan birincisinin etnik milliyetçili
ğe dayalı
olarak yapılan mikro milliyetçilik oldu
ğu, ikincisinin ise devleti ve milleti orta çağ karanlığına götürmek
isteyen ki
şiler
oldu
ğu, her
durumda da devletin bölünmez bütünlü
ğünü konu
alan tehditlere kar
şı Türk
Silahl
ı
Kuvvetlerinin kar
şı koyacağı şeklinde
de
ğerlendirmeler
yap
ılmış.
Genelkurmay Ba
şkanlığına ait İstihbarat
raporlar
ında
Kadirilik tarikat
ının
devletle bar
ışık olduğu, TSK
ile kavgal
ı olmadığı aksine
sahip
çıkıldığı değerlendirmesinin
yap
ıldığı, başında
Haydar BA
Ş isimli şahsın
bulundu
ğu bu
tarikatın aslında Atatürkçü olmadı
ğı, amaçlarının
devletin nizam ve hukuki temellerinin dini esaslara dayandırmak oldu
ğu değerlendirmesi
yap
ılmış.
 
Masonlar
adına Atatürkçü derneklere sızdı
ğı öne sürülen Ümit SAYIN’ın
2008 yılın da Mustafa Kemal’in ordusunun kalmadı
ğı yerine şeriatçı yobaz
bir yap
ılanmanın geldiği şeklindeki
a
çıklamalarına yer
verilmi
ş. Bunun
bir sivil darbe oldu
ğu halkın harekete geçmesi
gerekti
ği değer şeklindeki
ifadelerine yer verilmi
ş.
 
2003
yılından itibaren TSK içinde AKP iktidarına kar
şı olanların bazı girişimlerde
bulundu
ğu, bu
giri
şimlerin
Hilmi
ÖZKÖK ve
ABD engeliyle önlendi
ği değerlendirmesi yapılmış. ABDnin
TSK’yı tasfiye operasyonuna gitti
ği, burada AKP ile işbirliğine
gitti
ği, daha
önceki süreçlerde TSK ile ABD’nin yakınla
ştığı dönemlerde,
Atat
ürkçülük ve
Kemalizm
in Türkiye de
en g
üçlü
ideoloji oldu
ğu döneme
denk geldi
ğine
dikkat
çekiliyor.
2002 se
çimlerinde
AKP
nin tek
ba
şına
iktidara gelmesiyle T
ürkiye’nin
eksen kayması ya
şadığı,
Cumhuriyetin laiklik kar
şıtı ve
irticai unsurların hedefi haline geldi
ği değerlendirmesi yapılmış. İkinci iddianamede
yer alan Cumhurba
şkanlığı seçimlerine
y
önelik müdahale
giri
şimleri
bulunuldu
ğu, seçimlere
kat
ılmayan
milletvekillerinin siyaseten bedelini
ödediği, ancak bu konuda kampanya yapanların tümünü
darbeci olarak adlandırmanın, toplumsal muhalefeti tümüyle yok etmek amacına
yönelik oldu
ğu değerlendirmesi
yap
ılmış.
Hayrettin ERTEK
İN’in
Türkiye ABD, AB ve i
şbirlikçiler eliyle uçuruma sürükleniyor,
Türkiye devrimcilerinin bu durumda göreve ça
ğrılması gerektiği düşüncelerine
yer verilmi
ş.
 
Ergenekon
belgelerinde üniversitelerdeki irticai faaliyetleri de anlatan bilgilerin
bulundu
ğu bu üniversitelerin
Sel
çuk ve
Harran
üniversiteleri
olduklar
ı, Ergenekon
iddianamesinde ise tam tersi durumun yani üniversitelerdeki Ergenekoncu
yapılanmalardan bahsedildi
ği bilgisi aktarılıyor. İstanbul üniversitesinde
bunlardan biri oldu
ğu ordu göreve pankartı taşıyan
grubun Rekt
ör Kemal
ALEMDARO
ĞLU ile
özde
şleştirilmesinden
duydu
ğu rahatsızlığı dile
getirmi
ş. Doğu PERİNÇEK’in
içimizdeki ajanlar diye nitelendirdi
ği provokatörlerin öğrenciler
ve dernek i
çine sızdıkları, bu
pankartlar
ı hazırlayanların karanlık
merkezli taraf
ından örgütlendiği
bilgisine yer veriliyor.
 
Türkiye’de
AKP iktidarı ile birlikte ulusalcı görü
şün
giderek yükseldi
ği,
psikolojik harekâtın bir parçası olan kı
şkırtıcı bazı
derneklerin olu
ştuğu,
birden kameralar
önünde ölme ve öldürme
yeminlerinin yap
ıldığı, ardından
gazete man
şetlerinde
ulusalcılar ile ilgili sorgulamaların ba
şlatıldığı ve
sonucunda Ergenekon operasyonlarına varan sürecin ba
şladığı
bilgileri aktar
ılıyor.
Ergenekon operasyonlar
ının Türkiye’deki
ulusalcılar ile ABD ili
şkilerini bozduğu,
giderek AB ve ABD kar
şıtı durumun
g
üçlendiği değerlendirmelerine
yer verilmi
ş. Atatürkçülüğü geriletmek
için AB ilkelerinden faydalanıldı
ğı, bunun
Ortado
ğu planının bir
par
çası olduğu değerlendirmesine
yer veriliyor.
 
Atatürk’ün
her yönüyle oldu
ğu gibi dindarlığıyla da
milletine en güzel örnek oldu
ğu, din adamlarına karşı her
zaman samimi oldu
ğu, bu durumda Atatürk’ün din düşmanı şeklinde
g
österilmesinin
yanl
ışlığı Atatürk’ün Kur’an
okutulmasına önem verdi
ği, noktasında
bilgiler aktar
ılıyor. Ergenekon
sanıklarının kilisede çekilmi
ş fotoğraflarının
medyada servis yap
ılırken,
Fethullah GÜLEN’le dinler arası diyalog çalı
şmalarını dinden çıkmakla
suçlayanların, bugünkü güç karsısında susmakla kaldı
ğı değerlendirmesi
yapılmı
ş.
 
Ergenekon
iddianamesi kapsamında Pir Sultan Abdal Derne
ği başta olmak
üzere
Alevi kurulu
şlarının
faaliyetlerine yer verilirken di
ğer taraftan Ergenekon sanıklarının Alevilere
yönelik suikast giri
şimlerinin ortaya çıkarılmasının çelişkilerle
dolu oldu
ğu
bilgisi aktar
ılmış.
Birbirinin bo
ğazına sarılan
insanlar
ın aynı çatı altına konduğu
bilgisine de
ğinilmiş. Sözde Atatürkçü gözükenlerin
günümüzde yasaklanan tekke, dergâh, cem evleri gibi yerleri görmezden
geldikleri, ordu içindeki Alevicilik yapanlarla sloganvari tutumların insanları
korkuttu
ğu değerlendirmesi
yap
ılmış.
 
Ergenekon
sanılarından bazılarının Atatürk sevgisi ön plana çıkarken bir kısmının ise
İnönü’ye
nefretle baktı
ğı, Atatürk’ün ölüm
konusunda bile Yahudi ve masonlarla i
şbirliği yaptığı gerekçesi ile İnönü’nün
suçlandı
ğı,
Hayrettin ERTEK
İN’in bir
sözünde Satılmı
şlara
teklif gelir bize de ecdadımızdan emir gelir ibaresini kullandı
ğı, Atatürk’ten
sonra gelenlerin ülkeyi sömürme u
ğraşına
girdikleri,
özellikle
son on yılda Türkiye’nin her tarafı yabancılar tarafından yönetilen dayatma ve
emir verilen kendi üretimine bile sahip çıkamayan bir konuma geldi
ği değerlendirmeleri
yapılmı
ş.
Mustafa Kemal
in mason
derneklerini kapattırdı
ğı, sebataycı
olması halinde masonlu
ğa sıcak
bakaca
ğı, aksine
ne localara kaydoldu
ğu nede müsamaha gösterdiği, buna
ra
ğmen
sebataycı gösterilme çabalarının anlamsız oldu
ğu, günümüzde ılımlı İslamcıların Kemalistlere
göre
İsrail
ile daha iyi anla
ştıkları, Türkiye’deki
insanların sebataycı, Yahudi, Kürt veya Çerkez diye ayrıma tabi tutulmasının
ülkeye kötülük oldu
ğu, aksine ülkeye ve
topluma faydal
ılık
konusunda birle
ştiriciliğin önemli
oldu
ğu
kanaatine yer verilmi
ş.
 
Atatürk’ün
komünizmi lanetleyen yanının oldu
ğu, Türk âleminin en büyük düşmanının komünizmin
oldu
ğu sözüne değiniliyor.
Askerlerin kom
ünizmi büyük bir
tehlike olarak g
ördüğü, İşçi
partisinin ise Atat
ürk’ün komünizm ve
devrimcilikle ters d
üşmediğini
kanıtlamaya çalı
ştığı, Perinçekin Atatürk
burjuvazinin lideri oldu
ğu değerlendirmesine yer verilmiş
 

 

Perinçek’e
göre Kürtler ve Türklerin tek ulus içinde zorla de
ğil, eşitlik, özgürlük ve
karde
şlik
temelinde g
önüllü birleşmesi
gerekti
ği, Kürt
sorununun Kurtulu
ş savaşından
beri var oldu
ğu, bu
sorunun gizlenmesin anlams
ız olduğu, günümüzde
ise demokratik bir anayasa, ortak vatan gere
ğine değiniyor. Atatürk’ün
hiç bir sanat eserini yıktırmadı
ğı, hiçbir
zaman bir kitab
ı
yasaklay
ıp
toplatmad
ığı, dünyanın yeni
enerji kaynaklarına yöneldi
ği günümüzde,
emperyalistlerin hedefine varabilmek i
çin en büyük
engelin Kemalizm oldu
ğu, AKP’nin bugün Türkiye’ye başkanlık
sistemini getirmeye
çalıştığı, Atatürk’ün buna
kar
şı olduğu, değerlendirmesine
yer veriliyor.
Tugberk
Tugberk
Azıcık okur yazar, çok dinleyen az konuşan, içindeki çocuğu öldürmeyen, ama polyannalarla pek anlaşamayan sıradan yurdum insanı ... Yaşamak adına insanca adamca, kavgadan gürültüden uzak tüm çeşitliliklerimizle bir olabilmek ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: