HALK EĞİTİMİ (YETİŞKİN EĞİTİMİ)
7 Ekim 2017
ANAYASA TEORİSİ
7 Ekim 2017

EYVAH ÇOCUĞUM BÜYÜYOR !

Yazar kitabında genel olarak çocukların
büyüme sürecinde  aileleri ile yaşadıkları
sorunları ve bununla başa çıkma ve doğru iletişim sanatını anlatıyor. Kitap; çocuklarının
gelişme sürecinde onlarla birebir tartışmalar yaşayan, söz geçirmede
zorlanan, arkadaşlarını tanımak isteyen ve geleceklerinin sağlıklı olmasını
isteyen ebeveynler için objektif çözümler sunmakta ve onları ergenlik çağlarında
anlamayı, daha iyi iletişim kurabilmeyi sağlamaktadır.

Kitap 10 bölümden oluşmaktadır:


  1. DönümNoktası                         
  2. Sevgi ve İlgi
  3. Saygı
  4. Destek          
  5. İletişim
  6. Sofra Adabı
  7. Saygılı Davranmak
  8. İlişkiler
  9. Önemli Gençlik Sorunları
  10. Önemsiz Gençlik Sorunları
Dönüm Noktası
Gençler, her ne kadar kendilerini
tamamen yetişkin, ebeveynlerini de her türlü ihtiyaçlarını karşılayan kişiler
olarak görseler de, yarı ye­tişkin ve yarı çocukturlar ve her iki yarının da
ihtiyaçlarının karşılanması gerekmektedir. Çocuklar gençlik dönemine
girdiklerinde, bağımsızlıkları için savaş verdikleri yeni bir gelişme dönemine
girerler. Ken­dilerini ebeveynlerinden vazgeçirmek için verdikleri son bir
çabadır ve bu bazı ebeveynler için çok üzücü olabilir. Çözüm ise kendi
yaşamları üzerinde onlara daha fazla kontrol hakkı verirken, destekleyici, gü­ven
verici ve sevecen olmak, aynı zamanda da sınırları koru­maktır.
Hiçbir genç mükemmel değildir. Buluğ
çağındaki gençler, çocuk olmakla yetişkin olmanın yol ayrımındadırlar ve bu onlar için çok si­nir bozucudur. Bu,
ebeveynlerinden bağımsız olabilecekleri­nin farkına vardıkları bir dönemdir ama
bilinçli olarak kabul etmeyecek de olsalar, hâlâ ebeveynlerinin öncülüğüne ve
desteğine ihtiyaçları vardır.
Gençler, yeni deneyimler elde etmeyi
ve sınırları aşmayı çok severler. Çevrelerindeki insanlara ebeveynlerinin
kontrolü dışında yaşadıklarını ve kendi yaşamlarını kontrol edebildiklerini
göstermek isterler.
Tüm gençler, bir yetişkin ol­mak
isterler ama bir yetişkin gibi davranacak olgunluğa eriş­memişlerdir.
Genellikle çocuk gibi davranırlar ama kendile­rine çocuk muamelesi yapıldığında
bozulurlar. Ebeveynlerle genç­ler
arasında çatışmalar, genellikle eve geç kalmak, ev ödevi, dağınık yatak odası
ve ev işlerinde yardımcı olmamak gibi kü­çük hususlardan çıkar. Tüm bu
hususlar, karşılıklı anlayış ve hoşgörü içinde çözülebilir. Gençler, sadece
isyan edilecek bir şey varsa, isyan ederler. Ebeveynler gençlere,
çocukluklarında yaptıkları gibi anne-babalık yapamazlar. Eğer gençlerin
tavırlarının değişmesini istiyorlarsa, kendi tavırlarını değiştirmelidirler.
Sevgi ve İlgi
Ebeveynlerin çocuklarına gösterecekleri
karşılıksız sevgi hiç durmamalı sade­ce bu sevgiyi gösterme şekli değişmelidir.
Sevginin dillendirilmesi ihmal edilmemeli; fakat bu sevgi herhangi bir şarta
bağlanılmamalıdır.
Genç erkekler genelde anneleri ile
aralarına mesafe koy­maya çalışırlar. Psikologlara göre, bunun nedeni
hislerinin değişmesi değil, annelerinin gerçekten sevdikleri tek kadın ol­masındandır.
Bu yaşlarda başka kadınlara cinsel olarak ilgi duymaya başladıklarından,
anneleri ilgili hiçbir duygu hisset­memek için, onlardan uzaklaşırlar. Bu
durum, cinsel açıdan gelişmeleri ilerledikçe değişecektir. Gençlerle sürekli
irtibat halinde olunmalı, ilgilendikleri konu ya da arkadaşları hakkında fikir yürütülmeli
ve neyi iyi yapıyorlarsa o konu hakkında ilgi gösterilmelidir.
Saygı
Gençlerle ebeveynleri
arasındaki sorunların en büyük neden­lerinden biri karşılıklı saygı
göstermemektir.
Gençlere daha fazla saygı ve güven
gösterdikçe, onlar ebeveynlerini daha fazla sorumluluk ile
ödüllendireceklerdir. Daha fazla sorumluluk sahibi oldukça da, anne-babaları daha
az stresli olacaktır. Gençlere kendi hareketlerinin sorumluluğunu vermek
önemlidir. Gençler, öğüt verilmesine, karşı durulmasına, emir veril­mesine ve
sorgulanmaya karşı çıkarlar. Onlarla yetişkin gibi konuşulmalıdır.
Karşılıklı tartışmaların önüne
geçilmelidir. Tartışma ve kavgaların sonu­cu sadece karşılıklı kötü hisler
olacaktır. Tartışmalar genellik­le her iki tarafın da pişman olacakları
bağrışmalar, gereksiz ni­telendirmeler ve suçlamalarla sona erecektir. Sakin
olunmalı, geçmişteki sorunlar ortaya çıkarılmamalı ve gençlerin söyledikleri dinlenmelidir.
Destek
Gençler
genellikle fiziksel görünüşlerinin daha iyi olmasını isterler ve bu konuda
karamsarlığa düşebilirler. Onlara her insanın vücut gelişiminin değişik za­manlarda
olacağı anlatılmalı, bildiği ve hayran oldu­ğu bir kişi örnek gösterilmelidir.
Beslenmelerine çok dikkat edilmeli, gerekiyorsa bir diyet programı
hazırlanmalıdır.
Gençler vücut şekilleri ile ilgili
olarak her zaman övülmeli, fakat hiçbir zaman fazla kilolu veya şişman
oldukları söylenmemelidir. Eğer ebeveynler çocuklarının fazla kilolu olduğunu
düşü­nüyorlarsa, akşam yemeklerinde kalorisi kontrol edilmiş sağ­lıklı yemekler
hazırlamalı ve evde hiçbir yüksek kalorili, yüksek şekerli çerez
bulundurmamalıdır. Hızlı tempoda yürümek, yapılabile­cek en iyi egzersizlerden
biridir. Dolayısı ile okula yürüyerek veya yolun bir kısmını yürüyerek
gidebilirler.
Bütün anne-babalar çocuklarının
başarılı olmasını ve onlarla gurur duymayı ister. Bu tamamen normaldir. Ancak,
bazı anne-babalar çocuklarının başarılı olabilmeleri için o kadar azimli­dirler
ki, bazen çok kötü sonuçlar doğurabilecek kadar, ço­cuklarında gereksiz korku
ve baskıya neden olurlar. Nedeni ne olursa olsun, bu tür tutumlar, çocuklar
için zararlı ve de stres­lidir. İleride doğabilecek çok daha büyük problemlerin
önüne geçebilmek için çocuklara pozitif destek verilmelidir.
İletişim
Gençlerle iyi ilişki içinde olmanın en
önemli faktörlerin­den biri iletişimdir. İletişimin vazgeçilmez üç öğesi vardır: anlayış, dinlemek ve dürüstlük. Gençler
bir kere kendilerinin dinleneceğinin ve dikkate alınacağının farkına
varırlarsa, anne-babalarıyla konuşmaya ve tartışmaya çok daha istekli ve açık
olurlar. Okulda geçen uzun saatler, okul sonrası fa­aliyetler, gezmeler ve
telefon ve bilgisayar başında geçen uzun süreler nedeniyle, konuşmaya vakit bulmak
zor olabilir. Bu nedenle, konuşma zamanını bulabilmeyi garanti edebilme­nin en
kolay yolu akşamları masa başında yemek yemektir. Yemek masasındaki bu
birliktelik iletişim için zemin hazırlayacaktır. Zaman içinde, iletişim ve aile
ya­kınlığı eksikliği devamlı daha fazla gerilmeye yol açar, ta ki bir konu her
iki tarafın birbirine bağırması ile sonuçlanan bir tartışma patlak verinceye
kadar. Genellikle, bu andan itiba­ren konu, gençlerin ebeveynlerinin her türlü
isteğine karşı gelmesi, hatta evi terk etmeleridir.
Anne kız ilişkilerinde iki taraflı
iletişimin olması gereklidir. Bazı annelerin, genç kızlarının en yakın arkadaşı
olmaya ısrar etmeleri yanlış bir tutumdur. Kızlar her şeyi, ama özel­likle
erkekleri, cinselliği, arkadaşlarını, en içten duy­gularını, kaygılarını ve ümitlerini
en yakın arkadaş­ları ile paylaşırlar. Tabii ki, kızlar bütün bu konuları
annele­ri, arkadaşları ile paylaştıkları gibi derinlemesine paylaşmaya­caklardır.
Arkadaşlar, haklı olarak, bir ebeveynden daha de­ğişik bir görev üstlenirler.
Üvey anne-baba durumu gençlerin
problem yaşadıkları alanlardan biridir. Değişik ailelerden gelen iki yetişkin
birbirlerine aşık ol­muş ve hayatlarının geri kalanını birlikte geçirmeye karar
ver­miş olabilirler; ancak bu demek değildir ki olaya dahil olan çocuklar da
üvey aile fikrini sevinçle kucaklasınlar. İki ailenin birleşimi beraberinde
sayısız sorunu birlikte ge­tirecektir. Bu sorunlar zaman içinde, sabırla,
anlayışla ve düşünceli davranmakla düzelebilir; ancak bu şekilde üvey ailelerin
uyum için­de yaşaması mümkün olabilir.
Sofra
Adabı
Sofra adabının amacı belli bir nezaket
çer­çevesinde davranmak ve çatal, bıçak ve kaşıkları etkin bir bi­çimde
kolaylıkla kullanmaktır. Unutulmaması gerekir ki, sofra adabına hiç uymayanlar,
sofrada bulunan diğerlerini yemek yemekten vazgeçirebilir.
Genel olarak sofrada uyulması gereken
kurallar şunlardır:
  • Sandalyede
    dik ve doğru oturulmalı
  • Dirsekler
    ve kolla­r tüm masaya yayılmamalı
  • Yemeye
    başlamadan önce, aksi söylenmedikçe, herke­s yemeğin servis yapılmasını
    beklemeli
  • Ağızlar
    kapalı yemek yenmeli ve ağız dolu iken konuşulmamalı
  • Ekmekten
    lokmalar halinde parçalar kopartılarak yenil­meli, yarım ya da bütün olarak
    ısırılmamalı
  • Asla
    bıçaktan yemek yenilmemeli, her zaman çatal­dan yenilmeli
  • Çiğnemekte
    zorluk çekilecek kadar büyük miktarlar tek seferde alınmamalı
  • Kullanılmış
    peçeteler yan tabağa konulmalı
  • Tabakları toplamaya yardımcı olunmalı
  • Pişiren kişiye, yemek için
    teşekkür edilmelidir
 Saygılı Davranmak
Cinsiyetleri, renkleri veya ırkları ne
olursa olsun, tüm yetişkinlere ve gençlere hepimiz tarafından saygılı
davranılmalıdır. Hepimiz o kadar yoğun bir yaşam sürüyoruz ki, bazen kü­çük
incelikleri atlıyoruz; ama küçük bir düşünce, hayatımızı yavaşlatmayacağı gibi,
başkasınınkini çok daha fazla keyifli bir hale getirebilir. “Lütfen” ve “Teşekkür
Ederim” kelimelerinin yerine geçebilecek herhangi bir kelime  kesinlikle yoktur ve çocukların, gençlerin ve
yetişkinlerin uygun olan her seferinde bu kelimeleri kullanmamaları için hiçbir
neden yoktur. Çocuklar gençlik çağına geldiklerinde, bir arkadaşlarımı evinde
kaldıklarında veya arkadaşlarının ebeveynleri tarafından yemeğe davet
edildiklerinde, kısa bir teşekkür mesajı/notu yazmalıdırlar.
Çocukken öğretilen bazı nezaket
kuralları, gençlik dönemin­de unutulabiliyor ve tekrar hatırlatılması
gerekebiliyor. Öksürürken herkes ağzını, hapşırırken ağzını ve burnunu tercihen
bir mendil veya kağıt mendil ile kapatmalıdır. Bu, yalnız başına da olunsa,
toplum içinde de olunsa, kapalı bir yerde veya açık havada da olsa, yapılmalıdır.
Sonrasında da, “Affedersiniz” denilmelidir.
Dostlarımızla veya yeni tanıştığımız
kişilerle el sıkışmalıyız. El sıkma, silahsız olduğunu göstermek için sağ kolun
uza­tılması döneminden kaynaklanmaktadır. Araştırmalar göstermiştir ki,
yabancılarla yapılan en ufak sal­dırgan olmayan temas bile, yabancıların
birbirlerine karşı gü­vensizliklerini ortadan kaldırmakta ve her iki tarafın da
birbirlerine karşı dürüst ve yardımcı olacaklarını teyit etmekte­dir.
Arkadaşları selamlamanın bir yöntemi her iki yanak­tan öpmektir. Bayanlar bunu
yıllardır yapıyorlarsa gençlerin de arkadaşlarını bu şekilde se­lamlamasında
bir sakınca yoktur.
Bir ebeveyn olarak anne-babalar ne
kadar güvenilir olursa, gençlerin de güvenilir olma ihtimali o kadar yüksek
olur. Gençlerin, yaptıkları veya söyledikleri bir şey için özür dile­meleri
gereken zamanlar olacaktır. Bazen karşı taraf için, “Çok üz­günüm”
veya “Özür dilerim” demenin şekli çok önemli olabilmektedir. Yere
bakarak kelimeleri sarf etmek iyi bir başlangıç değildir; net bir şekilde
‘Aslında üzgün değilim ve dolayısı ile özrümün manasızdır” demeye
gelmektedir.
İlişkiler
Gençlerin karşı cinse karşı ilgi duyma
yaşları her geçen gün düşmektedir. Çocukların ilgile­rinin başlama yaşı ergenlikleri,
yaşıtları, izledikleri program­lar ve okudukları dergilere çok bağlıdır. Gençlerin
hayatlarında öyle alanlar vardır ki, bu alanlara müdahil olmaya çalışmak,
yılanın deliğine çomak sokmak gi­bidir. İlişkilerine karışmak da bu alanlardan
biridir. Bu çok ince bir konu olup, çok hassasiyetle yaklaşılması gerekir. Eğer
iletişim kanallarının açık olması isteniyorsa, açık fikirli olunmalıdır. Sorun
ne olursa olsun, kız arkadaşın veya erkek arkadaşın ne kadar uygun olup
olmadığı düşünülürken, en son yapılacak
şey kurallar koymaya başlamak ve arka­daşları bir daha görmelerini yasaklamak
olmalıdır, zira bü­yük olasılıkla tam tersi bir etki yaratacaktır.
Teknoloji çağında yaşamaktayız; ama gençler
cep telefonlarından gönderecekleri kısa mesajlarla ilişkilerini bitirmemeleri
için ikna edilmelidir. Çevreden gelen baskıya müteakip, erkek arkadaşlarından
gelen baskı ve merak, genç yaşlarda seks yapmanın en büyük nedenidir. Buluğ
çağı, biyolojik faktörler ile standart olduk­larını düşündükleri şeylere uymak
dileğinin çok güçlü bir ka­rışımını barındıran bir dönemdir.
Okulda seks eğitimi alacaklardır; ama
ebeveynleri tarafın­dan seksin birtakım sosyal yönlerinin de söylenmesinde fayda
vardır. Araştırmalar göstermiştir ki, eğer ebeveynler genç yaşlarda seks yapma
konusunu isteyerek ve rahatlıkla tartışabiliyorlarsa, buluğ çağındaki
gençlerin, ebeveynlerinin bu ko­nudaki fikirlerini benimseme ihtimalleri daha
yüksektir.
Önemli
Gençlik Sorunları
Çocuklar gençlik çağlarına gelene
kadar, neyin doğru, neyin yanlış olduğunu öğrenirler. Çalmanın veya yalan
söylemenin yanlış olduğunu bilirler; ancak üzücü olanı, bunları bilmeleri,
yapmayacakları anlamına gelmemesidir. Gençlere harçlık verilmiyorsa ve çok
istedikleri bir şey alınmıyorsa, onlar gidip o malı çalabilirler. Gençler
genellikle anne babalarına tüm gerçeği söylemezler ancak yine de kendilerini
dürüst olarak görürler. Bazı çocuklar ilgi çekmek ve dikkat toplamak için
hırsızlık yaparlar. Bu tür çocuklar özgüven yetersizliği yaşarlar. Az ilgi
gören çocukların ebeveynleri, gençlere gösterdik­leri ilgi ve alakanın
miktarını kontrol etmelidirler.
Çocukların ebeveynlerine veya başkalarına
yalan söyle­meleri fikri bile ebeveynler için nefret edilecek bir durumdur. Çocuklarının namussuz ve sahtekâr
olması, her anne babanın en büyük kâbusudur. Normal olarak en dürüst gençler
bile mahremiyetlerini koru­mak için yalan söyleyebilirler. Eğer karşı cinsten
biriyle yeni bir ilişkiye girmişlerse, kendilerini bir baraj dolusu soruyu ce­vaplamak
için hazır hissetmeyebilirler. Anne-babalar, çocuklarından beklentilerinde
gerçekçi ol­malıdırlar. Gençler bir gruba dâhil olabilmek için çabalarlar.
Sadece ilginin odağında olmak için veya özgüvenleri olmadığı için, sigara
içtikleri, uyuşturucu denedikleri ve cinsel iliş­kide bulundukları gibi gerçek
dışı hikâyeler anlatabilirler. Aileden ve çevreden yeterince ilgi görmeyen
gençler, ilgi çekebilmek için şatafatlı hikâyeler ve masallar uydurma yolu­na
gidebilirler.
Sigara kullanmanın zararları hususunda
çeşitli uyarılara ve sigara paketlerindeki büyük “SİGARA ÖLDÜRÜR” yazı­na rağmen,
gençler sigara yakmaya devam ederler. İstatistikler, sigara içenlerin üçte
birinin, sigaradan dolayı öldüğü -ispat etse de-, bunun çok küçük bir etkisi
olur. Gençler bu şekilde düşünmezler, çünkü bu yaşlarda, sonsuza kadar
yaşadıklarına inanırlar. Kontrol edebildiklerini ve idare edebileceklerini,
bağımlı olmayacaklarını düşünürler.
Gençler arasında aşırı içki tüketimi
ile ilgili gelen raporlar, alkolün de çözülmesi gereken bir so­run olduğunu
ortaya koymaktadır. Ancak alkolün etkilerini anlamayı ve makul sınırlar içinde
keyfini çıkartmayı öğretmek yasaklamaktan da­ha doğrudur. Sigara ve seks gibi,
içki içmek ele yetişkin faaliyeti olarak görülür.
Önemsiz Gençlik Sorunları
Genç delikanlılar bazen birbirleriyle
dövüş yaparlar. Eğer birbirlerine zarar vermiyorlarsa,
kendi hallerine bırakılmalıdır. An­cak ilerleyen yaşlarda bu huylarını
bırakmış olmala­rı gerekir. Çocukları devamlı
bir yerlere götürmek, ebeveyn ol­manın bir bölümüdür; ancak ebeveynler hep tek
yönlü olmak zorunda değildir.
Herkes az veya çok cep telefonunu
umuma açık kapalı mekânlarda kullanmaktan suçludur. Eğer gençler kendi cep
telefonlarını nerede ve nasıl kullanmaları gerektiğini öğreneceklerse, onlara
söylenmelidir. Bütün olay başkalarına karşı kibar olmaktır. Toplu taşıma
araçlarında, bir telefonun çalması veya birinin telefonda konuşması,
diğerlerini çok si­nirlendirir. Onun için onlardan toplu taşıma araçla­rında,
cep telefonlarının zilini kapatmaları gerektiği söylenmelidir. Eğer muhakkak
konuşmaları gerekiyorsa, fısıldayarak konuşmaları­ ve konuşma süresini asgaride
tutmaları tavsiye edilmelidir.
Gençler, özellikle görünümleri ve
vücut biçimleri ile ilgili olarak endişe ve güvensizlik doludurlar. Bu yüzden kendile­rine
güvenlerini kazanmaları için onlara yardımcı olunmalıdır.

 

Gençlerin günde en az dokuz saat
uyumaları gerekmektedir. Aslında gençlerin hem yetişkinlerden, hem de çocuklar­dan
daha fazla uykuya ihtiyaçları vardır; ama her ikisinden de daha az uyurlar. Uyku
sırasında vücut, büyümeleri için gerekli olan bir hormon salgılar. Gençler uykuları
eksik kaldığı takdirde, düzgün olarak faaliyet gösteremezler.
Tugberk
Tugberk
Azıcık okur yazar, çok dinleyen az konuşan, içindeki çocuğu öldürmeyen, ama polyannalarla pek anlaşamayan sıradan yurdum insanı ... Yaşamak adına insanca adamca, kavgadan gürültüden uzak tüm çeşitliliklerimizle bir olabilmek ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: