GLADİO – AMERİKA’NIN KURDUĞU GİZLİ ÖRGÜAT

KOD ADI YÜKSEKOVA SUSURLUK, ANKARA, BODRUM, YÜKSEKOVA FAY HATTI
7 Ekim 2017
ISLAHAT FERMANI ( Orijinal Osmanlıca Metin) & ISLAHAT FERMANI ( Sadeleştirilmiş Metin)
7 Ekim 2017

GLADİO – AMERİKA’NIN KURDUĞU GİZLİ ÖRGÜAT

Sivillere
saldıracaksın ki halk devlete yönelsin, devlete sarılsın, devletten daha fazla
güvenlik önlemi almasını istesin.
İtalyan
senatosu 2000 y
ılında sonuçlanan soruşturma
sonucunda meydana gelen terör olaylarının devletin içerisindeki olu
şumlar tarafından yapıldığını, bunların da ABD
istihbarat birimleriyle birlikte
çalıştıklarını açıklamıştır.
Casson
isimli bir savcı yıllar süren soru
şturmalar neticesinde Gladio adındaki terör örgütünü çözmüştür.
Terörizm,
grupları, bireylerin veya devletin siyasal amaçla ba
şka kişi ya da
gruplara kar
şı giriştiği, savaş dışı sistemli şiddet
eylemi olarak adland
ırılabilir.
Dünyadaki
terör olaylarının en çok meydana geldi
ği ülkeler, geri kalmış ve coğrafi
konumlar
ı gereği büyük güçlerin
istikrar olmas
ını istemediği ülkelerdir.
Sözde
teröre kar
şı olan çoğu ülkeler
kendi menfaatleri gere
ği, diğer devletler içerisindeki terörist
gruplar
ı desteklemişler, bu gruplar da her türlü terörist eylemi
ger
çekleştirmişler, hatta çok sayıda devlet büyüğüne suikast
d
üzenlemekten çekinmemişlerdir.
Türkçe,
insanlar üstünde yılgınlık, deh
şet, endişe, korku meydana getiren şiddet
eylemlerini ifade eden ter
ör kelimesi Latince terror,
korkutmak
tan dilimize girmiştir.
Şiddet
eylemlerini devletler aras
ındaki ihtilaf ve hakimiyet mücadelelerinde
kullan
ılmasına uluslar arası terör denir.
Uluslararas
ı terörden en çok zarar gören millet
T
ürklerdir. Osmanlı zamanında Arapların
askerlerimizi arkadan vurmas
ı, Cumhuriyetin kurulmasından
sonra
İngilizlerin desteği sonucunda çıkan Şeyh Said
isyan
ı sonucunda Musul ve Kerkük’ün Misak-ı Milli sınarları dışında kalması, 1970-1980li yıllar sağ-sol çatışması ve en
sonunda PKK ter
ör örgütü.
CIA’nın
NATO ülkelerindeki gizli ordularına verilen ad olan Gladio, çift taraflı ve
kısa kılıç anlamına gelmektedir. Kılıcın adı Sica’dır ve Sicariler tarafından
kullanılmı
ştır. Sicariler tarihte bilinen ilk terör örgütüdür.Siyasi
ilk ter
ör örgütü XI. Yüz yılda ortaya çıkan Haşhaşinlerdir.
Masonlu
ğun kullandığı örgüt
Jakobenlerdir. Bunlar kontrgerillan
ın lideriydiler.Hitlerin
kontrgerilla
örgütlenmesi SA ve SS gruplarıdır.
Kontrgerilla yap
ısının en zengin
örneği Alman
Gestapodur. Tipik bir istihbarat birimi olarak kurulan bu
örgüt içerisinde Cinayet  Bölümü” de vardı.
İsrailin gizli
ordusu Mossad
dı. Mossad tüm dünyada
kontrgerilla faaliyetlerini y
ürüterek diğer ülkelerdeki
ter
örist grupların eğitimini üslenmiş, kargaşa ve kaos
yaratmada
üstüne düşeni en iyi şekilde yapmış, kuruluş amacına böylece hizmet
etmi
ştir.
1950
yıllardan sonra NATO’nun gizli ordusu Stay Behind ortaya çıkmı
ş, sözde Sovyet
i
şgaline karşı kurulan bu örgüt kargaşa yaratmak
amac
ıyla her türlü eylemi
etkinli
ği gerçekleştirmiştir.
İkinci dünya savaşının sona
ermesinden sonra d
ünyada iki büyük güç olarak
SSCB ile ABD kaldı. Bu iki güç arasında Soguk Sava
ş başlamıştı. SSCBnin Avrupayı işgal
edebilece
ğini düşünen ABD 1949 yılında NATO’’yu kurdu. Üye olan ülkelerde de
kom
ünizmle mücadele etmesi için farklı adlarda
gizli
örgütler kurdu. Bu örgütlerin
kullandı
ğı yöntemlere Gerginlik Stratejisi
denir. Bu t
ür örgütlerin varlığından çoğu zaman
devletin
üst düzeye yöneticilerinin
bile haberi olmamaktad
ır. NATO üyesi ülkelerde
kurulan bu t
ür yapılanmalar NATO içerisinde süper NNATO olarak adlandırılan
birime ba
ğlı olarak çalışır. Dünyadaki çoğu büyük şirket yöneticileri
bu birime ba
ğlı olarak faaliyet yürütür.(Shell,
Fiat vb)
Günümüz
Gladio’sunun ilk temelleri Western Union adıyla kurulmu
ş gizli bir örgütle başladı. 2. dünya savaşından sonra
So
ğuk Savaş döneminde Avrupayı yönetecek,
bayan olarak aralar
ında sadece Margareth Thatcher
olan be
ş genç, ABDye gittiler ve burada eğitim aldılar.
ABD artık
kitlesel de
ğil lokal savaşların yapılması fikrini
benimsedi. Lokal sava
ş yapılacak alanlar arasında Türkiye
‘de bulunmaktadır.
Fransa’da
kurulmak istenen Gladio de
şifre edilebilir olmasına rağmen NATOnun
merkezini Fransa
ya taşıması sonucu
Gladionun merkezi konumuna gelmi
ştir. Fransada Rüzgarların Gülü ismi adı altında
faaliyet y
ürütmeye başladı.
CIA
yönetiminde ve Süper Natoya ba
ğlı olarak kurulan Gladio tipi
yap
ılanmalar, tüm Nato ülkelerinde
ve tarafs
ız Avrupa ülkelerinde faaliyet göstermişler ancak
kimilerinde fazlaca etkin olmay
ıp beklemede kalmış kimi ülkelerde
ise
ülkenin tarihini değiştirecek
eylemlere imza atmı
ştır. Özelikle İtalyada son
derece
önemli eylemler yapmış resmen ülkenin
gelece
ği ile oynanmıştır. İtalya
Gladio ile m
ücadele etmeye 1960ların sonunda
ba
şlamış ama başarılı olamamıştır.1974 yılında İtalya başbakanı Aldo Moroya, ABD
ziyaretinde Dıi
şleri bakanı tarafından izlediği bu birlik
politikalar
ını bırakmasını, yoksa çok ağır bir bedel
ödeyeceğini söylemişti.
Bu gizli
örgütler NATO üyesi tüm ülkelerde farklı adlarla faaliyet yürütmü
şlerdir. Çünkü bir devlet
NATO
ya üye olurken kendi ülkesinde bu
tip gizli örgütlerin kurulmasına izin vermi
şlerdir. Bunların Türkiyedeki adı KONTRGERİLLAdır.
Aslında bu
örgütleri CIA’ın yönetmekte ve finanse etmekte oldu
ğu
bilinmekle beraber, bu kadar
ının CIA’ın boyunu aştığı ve uzantıların MOSSAD’a
kadar gitti
ği söylenmektedir.
1990
yılında
İtalyada bir savcı yaptığı araştırmalarda
gizil bir
örgütün varlığını ispat etmiş, Belçikalı bir üst düzey yetkili
de bu tip gizli
örgütlerin 16
NATO
üyesi ülkede olduğunu söyleyerek örgütün ne kadar
geni
ş zeminde faaliyet yürüttüğünü gözler önüne sermiştir.
1981
yılında P2 (Propaganda 2) skandalı ortaya çıktı. Bu mason te
şkilatının ortaya çıkmasıyla bir ülkede Mason
Localar
ının neler yapabileceği gözler önüne serilmiş oldu. P2
locas
ı deşifre olan ilk Mason örgütlenmesidir.
Aslında bu
örgütler olası SSCB i
şgaline karşı koymak amacıyla kurulmuş olmalarına rağmen daha 1960’
y
ıllarda bu amacından saparak muhalifleri baskı altına almaya çalışmıştır. Aslında kim ABD ye muhalif
ise bu
örgütlerin hedefi durumuna düşmüştür. Yani
olas
ı SSCB işgaline karşı koymak yerine ABD çıkarlarına hizmet
etmeye ba
şlamışlardır.
Gladio
tarihinin en iyi saklanmı
ş sırlarından
biridir. Devlet ba
şkanlarının hatta
Savunma bakanlar
ının bile
haberdar olmad
ığı bir yapılanmadır. Amerika
kime onay verirse bu sırrı o bilir.
İtalyada Temiz
Eller ad
ıyla bir operasyon başlatılmış ve bu
operasyonla
İtalyanın kirli geçmişi aydınlatılmaya çalışılmıştır.
İsrail kızıl Tugaylar
isimli sol ter
ör örgütünü her türlü
destekleyerek
İtalya iç siyasetini istikrarsızlaştırmak için çalışıyordu.
Bunun sebebi de
İtalyanın bölgesindeki
etkisini azaltmakt
ı. Mossadlı subaylar
bu
örgütün eğitimini sağlıyorlardı. Mossad’ın İsrail
aleyhtar
ı Aldo Moronun öldürülmesi olayı ile ilgisi
oldu
ğu belirtilmiştir. Aldo Moro öldükten sonra evinde bulunan notlar
Ba
şbakan Andreotti tarafından gizlenmeye çalışılmış ancak
gazetecilerin
çabaları sonucunda bu notlar ortaya çıkmıştır. Aldo
Moro bu notlarda Ba
şbakan Andreottiyi karanlık işler çeviren bir
adam olarak tan
ımlamıştır.
Henry
Kissinger 1975 yılında, italya’da kendi istekleri dı
şındaki bir hükümete onay
verilmeyece
ğini söyleyerek aslında gizli bir örgütlenmenin
sinyalini
önceden vermiştir.
Bütün bu
terör olaylarının arkasında P2 locasına ba
ğlı olarak
faaliyet y
ürüten askeri istihbarat
birimleri vardı. Soru
şturmalar devlet sırrı denilerek
engellenmeye
çalışılıyor, kanun önüne çıkarılanlar ise şüpheli bir şekilde
serbest b
ırakılıyordu. Önemli tanıklar
ortadan kayboluyor, bunca olan ter
ör olayına rağmen hiçbir suçlu bulunamıyordu.
3 Mayıs 1988 günü üç İtalyan Jandarmasının bir aracın patlaması sonucu ölmesiyle başlayan soruşturmada görevlendirilen
Savc
ı Sava Felice Casson, başbakanla görüşerek Gizli
Servis ar
şivine girmeyi başardı. Yaptığı
incelemelerde Gladio
nun 1956 yılında CIA
tarafından Sovyetler Birli
ği ve Varşova Paktı‘ndan gelecek bir istila olasılığına karşı, bir
direni
ş örgütü olması amacıyla kurulduğunu
belirledi. Savc
ı kendisini engellemeye çalışanları
parlamentoya yazd
ığı mektupla şikâyet etti
ve bundan sonra soru
şturmaya hız verdi. Bunun üzerine Andreotti gizli
örgütü açıkladı ve tüm Avrupa ülkelerini sarsan Gladio Skandalı patlak verdi.
1990 yılında SSCB’nin dağılmasıyla ortadan
kalkan kom
ünizm
tehlikesi yerini Gladio tipi
örgütlere bıraktı. Çünkü bu örgütler amaçlarına ulaşmak için her türlü yol ve yöntemi mubah
bilmi
ş,kendi çıkarları doğrultusunda
her g
örüş ve kesimden insanı kullanmıştır. Masum
insanlara y
önelik eylemler gerçekleştirmekten çekinmemiştir. Olayın ve can
kay
ıplarını önemsememiş, hatta can
kay
ıplarının yüksek olmasını başarı saymıştır.
1990 yılında başlatılan soruşturma
sonucunda NATO i
çerisinde SüperNATO adında gizli
bir yap
ılanmanın olduğu kabul
edilmesine ra
ğmen NATOya üye devletler bu konuda net bir
bilgi vermekten ka
çınmışlardır.
Avrupa Parlamentosu Gladio yapılanmalarını kınama kararı aldığını açıklamıştır. Avrupa
parlamentosu bu karar
ı ile Gladionun Avrupadaki bütün
faaliyetlerinin de
şifre edilmesini ve durdurulmasını istiyordu.
Öte yandan Gladio tipi örgütlenmeler kendi içerisinde bölünme ve çelişkiler yaşamaya başlamıştı. Bu
gruplar
ın adamları son derece sıradan hayat
s
ürerken vatan şiarı söz konusu
denildi
ğinde, bu sıradan hayatlarını bırakıp birer
sava
şçı olabilmekteydiler. Her türlü eylemi gözlerini kırpmadan
yapabilecek bir karaktere bürünebilmekteydiler.
Dünyadaki esas terör şebekeleri ABD ve israildir. Bunlar usta
gazetecileri kullanarak su
çu her zaman başkalarına atmışlardır. Bu
yazarlara g
öre ABD hiçbir zaman terörist oluşumları
desteklemez, sadece ter
örist gruplara karşı bağımsız hükümetleri
kollar ve gözetir, terörist eylemleri Do
ğu Bloku ve Libya yapar. Diğer bir yöntem ise eğer bir şey hoşuna
gitmiyorsa ona ter
ör damgası yapıştır. Bu taktiği de çok ustaca
kullanm
ışlardır.
Basın ile Gladio yapılanmaları arasında sıkı bir bağ vardır.
Basın istedi
ği insanı istediği şekilde halka lanse edebilir. Eylemi Gladio yapar,
tamtamcılı
ğını basın yapar. Tüm dünyadaki önemli basın yayın kuruluşlarının sahipleri
Yahudilerdir.
Örneğin CNNnin sahibi Yahudi asıllıdır. Bu tür yayın kuruluşları CIA ile
birlikte çalı
şır. Bunun en güzel örneği Körfez savaşında yaşanmıştır. CIA
kuruldu
ğu günden bu tarafa basın yayın kuruluşlarının kendi
denetiminde olmas
ını sağlamıştır. CIA
kadrosunda akademisyenler, yazarlar, psikologlar, sosyologlar vard
ı ve bu
insanlar hedef belirlemede
çok usta idiler. Seçtikleri
hedefler ise aydın, birinci sınıf ve ö
ğrencilerdi. Bu kitleyi istedikleri gibi yönlendirmeyi
beceriyorlard
ı. Çünkü bu adamlar
i
şlerini çok iyi yapıyorlardı. CIA
yazarlara ve bas
ın yayın organlarına sürekli
olarak para yard
ımında bulunuyordu.
Bu yazarlardan biri CIA’ın iste
ği doğrultusunda 16 kitap yazdığını kabul etmiştir.
CIA 1980’li yıllarda hedef ülkelere sattığı bir
programla o program
ı kullanan ülkenin
bilgilerine ula
şmıştır. O
program T
ürkiye ye de satılmıştır. Bu
program bilgileri depolayarak CIA’nın ula
şmasını sağlamıştır. Bu olayı araştıran 9
amerikan vatanda
şı ölmüştür. Bu
program
ın adı Promistir. Promis in arka
taraf
ına Truva Atı yani bir virüs yerleştirilmişti. Bu
program
ı kullanan ülke otomatik olarak
bilgilerinin ABD ve
İsrail ile paylaşıyordu.
Tüm dünyada Gladio olduğu gibi Kürt Gladio suda vardır. Terörist başı Öcalan
bununla ilgili olarak bu gizli
örgütün Türkiyenin NATOya girdiği tarihte
ABD ve NATO taraf
ından kurulduğunu söylemiştir.
Almanya
nın bu örgütleri desteklediğini, Tansu Çillere suikast düzenlenip
bunu
üslenmesini istediklerini beyan etmiştir.
Aksiyon dergisinde güvenlik güçlerince öldürüldüğü söylenen bir çok Kürt vatandaşın aslında Kürt Gladiosu
taraf
ından öldürüldüğü belirtilmiştir. PKKnın kuruluşunda yer
alan bir çok ki
şinin Öcalannın talimatı ile Kürt Gladiosu
taraf
ından öldürüldüğü ortaya çıkmıştır.
Parmaksız Zeki kod Şemdin Sakık bir operasyonla Irak’ın
kuzeyinden getirilmi
ş, yıllarca yattığı Diyarbakır
Cezaevinden PKK ile ilgili bir
çok bilgi vermiş aynı zamanda
kitaplar yazm
ıştır. Yine Şemdin Sakık katliama
varan bir
çok eylemi Öcalannın talimatı ile yapıldığını, 33 Erin şehit
edilmesi olay
ını da Öcalannın talimatı ile yapıldığını söylemiştir. Sakık terör örgütünün tarihini
anlat
ırken de derin ilişkilere değinir. Öcalandan ayrılmak
isteyen
örgüt mensuplarının Kürt Gladiosu
taraf
ından oluşturulan tabancalı suikast
timlerince infaz edildi
ğini söylemiştir. Öcalan nın kontrolündeki PKK
devletle ili
şkili olanları hain olarak ilan etmiş,
zenginleri vergiye ba
ğlamış, faili meçhul olarak
bilinen bir
çok cinayeti kendisi işlediği halde bu
cinayetleri ba
şka Kürtlerin üstüne yıkmıştır.
PKK’da derin ilişkiler ve karanlık
cinayetler hi
ç bitmez. Örgütün kurucularından ve Kürt olmayan
Haki Karer
örgüt içerisinde
sivrilmeye ba
şlamış ve Aponun liderliğinin
sorgulanmas
ına sebep olacak kadar etkinliğini artırmıştı. 1977 de Antepte çıkan bir
kavgada Haki Karer vurulur. Daha sonra korumas
ı da infaz
edilir.
Mahsum Korkmaz’ın ölümü de çok ilginçtir.Pusuya düşen terör
örgütü grubunda sadece bir ki
şi hafif yaralanırken
Korkmaz aln
ından tek kurşunla vurulmuştur.Sakık yapılan araştırma
sonucunda kur
şunun kendilerinden biri tarafından sıkıldığı kanaatine
var
ıldığını söyler.
Değişik tarihlerde örgütün üst düzey yöneticilerinden
olup ta Öcalan ile görü
ş ayrılığına düşen bir çok isim
infaz edilmi
ştir. Türkiye de ve Avrupada emir
bekleyen 50 K
ürt Gladiosunun olduğu, ayrıca örgütün infaz
edilecek 250 K
ürt kökenli vatandaşın isminin
oldu
ğu bir liste hazırladığı
bilinmektedir. Kürt gladyosu eylem ve cinayetleriyle Avrupa Birli
ğine giriş sürecini
engellemek istemektedir.
Türkiye’nin NATO’ya üye olması 1952 tarihinde olmuştur. 1953 yılında
Seferberlik Tetkik Kurulu kuruldu. Daha sonra bu kurul 1965 y
ılında Öze Harp
Dairesi ad
ını alacaktı. Bundan sonra ilik
olarak E
ğridirde bir komando okulu açıldı. Ayrıca ABD
meclis denetimi d
ışında Türkiyede üs açtı.
1960 yılında ABD-Türkiye ilişkileri gerildi. Bunda Başbakan
Menderes
in yapacağı Rusya ziyareti etkili olmuş
olabilirdi. Daha sonra 1960 askeri darbesi oldu. ABD’nin mali deste
ği ile 5000
subay emekliye ayr
ılarak tavsiye edildi. Türkeş masonluk
teklifini kabul etmedikleri i
çin bir grup subayın yurt dışına görevlendirilerek
tavsiye edildi
ğini daha sonra anılarında
anlatacakt
ı.
Bu dönemde bir amerikan yetkilisi bizim işimiz hoşumuza
gitmeyen h
ükümetleri yıkarak
yerine ho
şumuza gidenleri getirmektir diye söylüyordu.
Demirel hükümeti zamanında Rusya ile yakınlaşma olmuş, ordu içerisinde ve
gen
çlikte anti-amerikan eğilimlerin
artmas
ı ABD’yi kaygılandırmış ve o dönemde
Kontrgerilla hareketlerine giri
şmiş, 12 Mart darbesiyle de amacına ulaşmıştı.
1970’li yıllarda Türkiye yine çok karanlık bir dönemin içerisine girmişti.1 Mayıs 1977 günü gösteri yapan
i
şçi grubun üzerine ateş açılmış ve 34 kişi ölmüştü. Olay hale
ayd
ınlatılamamış bir sır olarak Türkiye
tarihinin karanl
ık raflarında yerini
alm
ıştır. 1 mayıs olayından 28 gün sonra
hedefte bu sefer Ecevitler vard
ı. Gladio faaliyete geçmiş ve ülkeyi bir
darbeye do
ğru götürmenin temellerini atmaya başlamıştır. Genelde provokasyonlar
milliyet
çi kanat üzerinde yoğunlaştırılmıştır. Ülkenin dört bir
taraf
ında olaylar çıkmaya başlamıştır. Üst üste
cinayetler i
şlenmiştir.1978-1980 yılları arası çok karanlık bir ortam
olu
şmuştur.
Sol örgütler listesinde bulunan Nihat Erim öldürüldü.  Savcı Doğan Öz Bülent Ecevite  bir rapor sunar. Raporda kontrgerillayı Özel Harp
Dairesi olarak nitelendirir ve bunlar
ın içinde MİT elamanları ile 1. Şube
personel ininde   oldu
ğunu
belirtir. Ancak Ecevit  o zaman bu olay
ın üstüne
gidemedi. Do
ğan Öz raporu sunduktan iki ay sonra bir cinayete kurban
gitmi
ştir.
Adnan Menderes eski adıyla MAH şimdiki adıyla MİTin içinde maaşlarını ABDden alan ve
onlara
çalışanların olmasından kuşkulanarak
bir ki
şiyi görevlendirdi. Menderes kuşkularında haklı çıktı ve CIA yöneticisini çağırarak ilişkilerin müsteşar düzeyinde
olmas
ını istedi. Bunu CIA unutmadı ve 1960
darbesi ger
çekleşti.
Türkiye’nin bulunduğu konum itibariyle böyle bir oluşumun
meydana getirilmesi o zamanki
şartlarda gerekli görülüyordu.
ABD’nin yıllık 1 Milyon dolarla finansa etti
ği Özel Harp
Dairesi Sovyetlerin bo
ğazlar üzerindeki emellerini
engellemek ve olas
ı Sovyet işgaline karşı direniş gösterilmesi
amac
ıyla kurulmuştu.
1952 yılında ku­rulan Seferberlik Tetkik Kurulu’nun ismi, gayri resmi
olarak Ergenekon olarak kullanılmı
ştır. Türkiye’de
ilk defa Ecevit, “Derin devlet kontrgerillad
ır”
diyebilme cesaretini g
östermiştir.
Özel Harp Dairesi Başkanlığının içinde her türlü meslek
grubundan insan g
örev almış olası bir işgal durumunda
gayr-i nizamı harp faaliyetleri yürütülmesi planlanmı
ştır. Ama dışa dönük olarak
yap
ılan bu planlamalar daha  sonra içe dönük bir hal
alm
ıştır. Ülkede
varolan karga
şa ve kaos ortamının mimarı olarak bu
kurulu
ş gösterilmiştir. Ayrıca bu teşkilatın içerisinde
Laz, Çerkez, Kürt kökenli vatanda
şlarda yer almıştır.
Ecevit’e verilen brifingde vatan savunması için çok gerekli bir kurum
olarak lanse edilmi
ştir.
1990 yılında İtalyadaki gladio skandalından sonra
S
üleyman Demirel
bir a
çıklama yaparak savcıları göreve
davet etmi
ştir.
Genel Kurmay yaptığı açıklamada
vatan savunmas
ı için son derece kritik bir
konumda olan bu kurumun as
ılsız ve maksadını aşan sözlerle yıpratmanın gereksiz
ve TSK
ya zarar verdiğini söyleyerek Özel Harp
Dairesine sahip
çıkmıştır.
12.04.1991 tarihinde kabul edilen 3713 sayılı Terörle Mücadele kanunu
ile terör ve terör örgütlerinin tanımı yapılmı
ştır.
TBMM Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu Raporunda böyle bir
soru
şturma başlasa sistematik olarak önlerine
engel
çıkartıldığını ve soruşturmanın
ilerlemesinden  baz
ı kesimlerin
son derece rahats
ız olduğu
belirtilmi
ştir.
El kaide terör örgütünün yapmış olduğu terör eylemlerinin ABD ve İsrail
devletlerinin politikalar
ıyla  zaman bakımından son
derece uyumlu olmas
ı bazı insanların gözünden
kaçmamı
ştır.
II.Dünya Savaşından sonra Amerikanın savunduğu
kapitalizm, kom
ünizm karşısında başarı sağlamıştı. Artık ABD
kiminle m
ücadele edecekti. Artık olayları Din ve kültür savaşı durumuna
ta
şınmalı, artık savaş bu cephede
s
ürdürülmeliydi. ABD
ve batı dünyasının do
ğal düşmanı İslam dünyası ve Müslümanlardır. Bundan
sonra M
üslümanlar içerisinde
pasakl
ı, pis, itici tipler gösterilerek İslam dünyasına karşı insanların önyargı oluşmasına çalışılmıştır. Eksik ve
yalan haberler yay
ınlandı. İslam dünyası
ça
ğdışı ve medeniyet düşmanı tanıtılmaya başlandı.
Dünya aslında bir Medeniyetler Savaşı’na doğru sürükleniyordu.
ABD ba
şkanı Buşh Haçlı
Seferlerini
başlatıyorum diyerek aslında tüm dünyaya bu
sava
şı ilan etmiştir.
Bölgesel hakimiyet mücadelesi veren yabancı güçler uzun yıllardır
emirleri altındaki bir kısım medyayı kullanarak, vatanda
şlarımızı kandırıp
ideolojik, etnik ve dinsel guruplar halinde b
ölmüş ve sürekli kışkırtarak
birbirleriyle
çatıştırmış, ülkemizi bir
istikrars
ızlık ortamına sokmaya çalışmışlardır, Çünkü istikrarın olmadığı yerde hiçbir yönden
geli
şim olmaz. Türkler geçmiş yıllardan
beri sistematik olarak ter
örün hedefi
durumunda kalm
ışlardır.
İstanbul başsavcılığı Türkiyede kaos
ortam
ı oluşturarak askeri darbeye zemin hazırladığı gerekçesiyle
ETÖ soru
şturması açıldı.
Ergenekon  Avrupa birli
ğine karşıdır. İstanbulda bir evde
bulunan el bombalar
ı ile başlayan süreç ülkede çok geniş bir çevreyi
etkisi alt
ına almış, çok sayıda asker,
sivil toplum kurulu
şları bu operasyon kapsamında ele
alınmı
şlardır.
Tam 30 yıl sonra yine soyadı ÖZ olan bir savcı Ümraniye de bir evde
bulunan bombaların izini sürer, vardı
ğı nokta Doğan Öz’ün işaret ettiği
tehlikelerle ayn
ıdır. Zekeriya
Öz, İstanbul
Cumhuriyet Savc
ılığı‘na atandı ve 7 ay
sonra
örgüt ortaya çıkartıldı. Örgütün
kurucuları arasında asker, uyu
şturucu kaçakçıları bile vardı.
Savcı ÖZ bu örgütün devletin içlerine kadar sızarak kaos ortamı oluşturmaya çalıştığını fark etti.
Bir kısım devlet görevlisi kendilerini ve örgütlerini hukukun üstünde
sayarak bazı olayları sözde devlet adına yaptıklarını ifade etmi
şlerdir. Aslında belki
de ge
çmişte lazım olan bir kurum zamanla
kurulu
ş amaçlarından sapmış da
olabilir.
Peki, şimdi ne olacak? Türkiye bu karanlık tarihi
ile y
üzleşebilecek mi? Faili meçhuller aydınlanacak
mı? Yoksa geçmi
ş yıllardaki gibi karanlık bir el düğmeye
basarak bu soru
şturmalara engel mi olacak.

 

Türkiye’de yaşananlar sadece kendi geçmişini değil eğer sonuna
kadar gidilirse II. Dünya sava
şından sonraki Avrupada yaşananları da gözler önüne
serecektir.
Tugberk
Tugberk
Azıcık okur yazar, çok dinleyen az konuşan, içindeki çocuğu öldürmeyen, ama polyannalarla pek anlaşamayan sıradan yurdum insanı ... Yaşamak adına insanca adamca, kavgadan gürültüden uzak tüm çeşitliliklerimizle bir olabilmek ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: