ULUSLAR ARASI POLİSLİK VE İÇ GÜVENLİK
7 Ekim 2017
POLİS ETİĞİ
7 Ekim 2017

KİTAPLARI NASIL OKUMALI

BİRİNCİ KISIM
OKUMANIN BOYUTLARI
Televizyonun ve radyo
gibi görsel ve işitsel bilgi kaynaklarının bu kadar yaygın olmadığı dönemlerde,
edinilen bilgiler sözlü kaynak dediğimiz kitap gazete dergi vb. kaynaklardan
elde edilirdi,  radyo ve bilhassa
televizyonun bu kadar yaygın olmasının ardından okumaya eskisi gibi önem
verilmemekte, televizyonun görsel olması hasebiyle insanların üzerinde kalıcı
ve mükemmel bir etki bırakmakta, fakat bir bilgi kirliliğinin yaşandığının
insanoğlu farkına varamamakta, ne kadar bilirsek bilelim, bildiklerimiz bizim
anlayışımızı değiştirmedikçe bize bazı konularda engel olacağı muhakkak,
televizyon ve radyo gibi teknolojik aletlerin bizim düşüncelerimizi etkilediği,
neredeyse insanoğlunun düşünmeyi unuttuğu ve bilgi edinme konusunda hazıra
konduğunu bir zamanda yaşıyoruz, paket haline getirilmiş toparlanmış bilgileri
otomatik olarak beynimize adeta nakşediyoruz, kazandığımız bu bilgilerle ilgili
çoğu zaman yorum dahi yapmıyor, bilgi çöplüğüne dönüyoruz, oysa kitap okurken
hem okuduğumuz şeyler hakkında düşünüyor, edindiğimiz bilgileri yaşantımız ile
ilişkilendirmek sureti ile anlayış tarzımızın da değiştiğinin farkına varıyoruz.
Okumanın Amaçları:
Bir Kitabı okurken
öncelikle niçin okuduğumuzu bilmemiz gerekir. Çünkü amacı belli olmayan okumayı
bekleyen en büyük tehlike okuduğumuz metne kendimizi verememektir, buradan yola
çıkarak okumayı öncelikle bilgi ve anlayış kazanmak için okumalıyız.
Bilgi edinmek ve
anlayışımızı geliştirmek için okumak arasındaki farkı da iyi ayırt etmek
gerekir, örneğin dergi gazete okudukça bilgilerimizin arttığını görebiliriz,
fakat okuduklarımıza kafa yormadıkça ve anlatılanlar hakkında düşünmedikçe
sadece edindiğimiz günlük bilgilerle kalacağımız kesin, bu yüzden anlayışımızda
bir ilerleme olmayacaktır.

 

Bir başka amacımız ise
Öğrenmek için okumak olmalıdır, öğrenmek,
edindiğimiz bilgileri pekiştirmek, yani konu hakkında bilgi verenin bu
bilgiyi neden verdiği, bu anlattıkları ile neleri söylemek istediği ve
anlattıklarından neler kazandırdığı şeklindeki soruların cevaplarını kendimizde
bulursak işte o zaman öğrenme işini gerçekleştiriyoruz demektir,
 Öğrenmek için okumanın da iki şekli
bulunmaktadır. Bunlar Öğretim yolu ile öğrenme ve Keşfederek öğrenme,Öğretim
bir kimsenin konuşarak veya yazarak karşısındakine bir şeyler öğrettiğinde gerçekleşir.
Keşif ise var olduğu bilinmeyen bir şeyin ortaya çıkarılması, gizli olan bir
şey hakkında bilgi edinmektir, aslında Öğretim yolu ile öğrenme ve keşfederek
öğrenme arasında pek fark olduğu söylenemez, ikisi de aynı paralellikte ve
öğrenen kişi ile birlikte ilerler, örneğin bir tarih dersinde öğretici tarih
ile ilgili öğrenciye bilgi vermekte kısacası tarih dersini anlatmaktadır,
öğrenci öğrenme işini yani konu ile alakalı söylenmek isteneni ve kendine
yarayan geçici bilgiyi öğrenir. fakat bir de o ders o tarihin geçtiği mekanda
anlatılsa, öğretilen bilgi ile öğrencinin ufku genişleyecek bulunduğu mekanında
vermiş olduğu o keşfetme duygusu ile adeta anlatılanları yaşayacaktır.
Keşfederek öğrenme Öğretim yolu ile öğrenmenin pekiştiricisidir, ve insanda
kalıcı etkiler bırakır.
İNCELEYİCİ OKUMA: Sistematik tarama veya Ön
Okuma,
Kitabın bu bölümünde
inceleyici okuma türünün nasıl faydalı olacağı da anlatılmakta, inceleyici
okumada ilk önemli nokta sistematik tarama yani ön okumadır, Sistematik
taramada kitabı baştan sona hızlı bir şekilde tarama yaparak yani üstünkörü
şöyle bir göz gezdirerek yazarın kitabında ne anlatmak istediğini hızlıca
kafamızda şekillendirmek suretiyle kitapta anlatılmak istenen öz bilgiye
ulaşabiliriz, bunu nasıl yapacağımızı sıralayalım.
1)Başlık kısmına ve ki
varsa önsöz kısmına bakarak
2)kitabın içindekiler
kısmına bakıp düşünmek sureti ile
3)Kitaptaki dizin
bölümünü kontrol ederek
4) Kitabın yayıncı tanıtımını
okuyarak
5)İçindekiler
bölümünde edindiğiniz bilgilere bakarak Kitabın anlatımındaki asıl  görünen can alıcı bölümlerini görerek
6)Kitabın sayfalarını
çevirmek suretiyle bir iki paragraf okuyarak.
İKİNCİ
KISIM
ÜÇÜNCÜ
DÜZEY OKUMA
ANALİTİK
OKUMA YAPMA
Kişinin yapabileceği
en iyi ve en sistemli okuma biçimi Analitik okuma yani çözümlemeli okuma
diyebiliriz, Analitik okumanın en önemli özelliği anlamak için okumaktır,
İkinci düzey yani inceleyici okumanın aksine geniş bir zamanda yapılabilecek en
iyi okuma türüdür, okunan cümleler zorlaştıkça, okuyan kişinin de istekleri o
denli artacaktır,
Analitik okumanın ilk
aşaması (Kitabın Ne Hakkında Olduğunu Bulma Kuralları); Kitapları, türlerine ve
konu başlıklarına göre sınıflandırmalı, kitabın ne hakkında olduğunu en iyi bir
şekilde anlamalı, kitabın en önemli kısımlarının bir birbirleriyle olan
ilişkilerini sıralamalı, kitabı bir bütün olarak ele aldığımızda bu
sıraladığımız en önemli kısımları ortaya koyup karşılaştırma yapmalı, kitabı
yazanın eserindeki problem olarak neyin çözümlenmesini amaçladığını anlamaya
çalışmalı. Analitik Okumanın ikinci aşaması(Kitabın İçindekileri Yorumlama
Kuralları); Anahtar kelimeleri bulup yorumlamak suretiyle kitap yazarının
anlattığı kavramlarda birleşmek, En önemli olarak gördüğümüz cümleleri göz
önünde bulundurmak suretiyle kitap yazarının önde gelen duruş noktalarını
yakalamak, Cümlelerdeki sıralanıştan yola çıkarak yazarın anlatmak
istediklerini öğrenmek, Yazarın anlatmak istediklerinde Çözemediği problemlerin
farkında olup olmadığına karar vermek,
Analitik Okumanın
Üçüncü Aşaması(Bir Kitabı Bilgi İletişimi Olarak Eleştiriye Tabi Tutmanın
Kuralları); Kitabın ana hatlarını ve yorumlarınızı eleştirin, Kitabı
anlayıncaya kadar yazarın düşüncelerine katılıp katılmadığınız hakkında yorum yapmayın,
kararı sona bırakın, kesinlikle yazarın düşünceleri ile ilgili tartışma veyahut
sitemkar tavırlara girmeyin.
ÜÇÜNCÜ
KISIM
FARKLI
TÜRDEKİ OKUMA METİNLERİ İÇİN YAKLAŞIMLAR
Pratik Kitapları Nasıl Okumalı,
Pratik kitaplar bir
şeyi nasıl yapmamız veya ne yapmamız gerektiğini açıklayıcı bir kitap türüdür,
Örneğin tıp, aşçılık Mühendislik yemek tarifleri gibi bilimsel ve gündelik
bilgileri vermek sureti ile insanoğlunu aydınlatan kitaplar bu tür içerisine
girmektedirler. Mesela Kitapları Nasıl Okumalı isimli bu kitap bir pratik
kitaptır, okurun problemini çözümleyici nitelikteki yapısı kitaba pratiklik
kazandırmıştır. Okurun amacı sadece kendi işine yarar olanı yani kitabı nasıl
okuması gerektiğini öğrenmesidir, Bu kitap okurun problemini çözme aşamasında
problemi çözmek ancak okura yardımcı olabilir, Bu sebeple bu tür kitapları
okurken bilinmesi gereken, edinilen bilgilerin hayat içerisinde uygulanması
sureti faydalı olacağının bilinmesidir.
Hikaye,Oyun ve Şiir okunması için öneriler; 
Hikaye kitaplarını
hızlı ve süresini de kısa tutmak sureti ile tek oturuşta okumalıyız. Adeta
kitabın içerisine dalmalıyız, dalmaktan kasıt kitaptaki anlatılanları
yaşayarak, örneğin Hikayede anlatılan karakterlerin yerine kendimizi koyup
adeta iç içe geçmeliyiz, bulunduğunuz dünyadan kopup kitaptaki karakterin
yaşantısına adeta girmeliyiz,
Oyunları Nasıl Okumalı;
Oyunda hikaye gibi
okunmalıdır. Hikayenin adeta kurgulanmış şeklidir oyun, Bir oyunu okumak demek
onu tamamlamak demek değildir, oyun ancak sahnelendiği zaman tamamlanmış olur
işte o zaman oyun anlaşılır olur, İşte bu yüzden Oyunları okurken sanki
zihnimizde oynatırcasına, canlandırmalar yapmak sureti ile okursak daha verimli
sonuçlar alabiliriz.
Şiir Nasıl okunmalı;
Şiir Şairlerin duygu
yoğunlaşması sonucu yazdığı şeylerdir, bir anlamda duygu ile ifade edilenlerin
esere dönüşmesi de diyebilir, şiir okurken ise yapacağımız Şiire bakıp
anlasakta anlamasakta durmadan okumak, bir şiir için en önemli şey de budur.
Şiir okumanın bir başka kuralı şiiri ikince kez yüksek sesle okumaktır. Bundaki
amaç gözün kaçırdığı vurguların kulağımız tarafından farkedilebilmesidir. Yüksek
sesle okuma şiir de kafiye ve ritm faktörlerine dikkat kesilmemizi sağlar ve
şiiri anlamamıza yardımcı olur.
Tarih Kitaplarını Nasıl Okumalı;
Tarih kitapları
insanoğlunun geçmişte yaşadıklarını günümüze taşıması ve insanları geçmişteki
meydana gelen olaylardan haberdar etmesinden dolayı önem arz eden kitaplardır.
Tarih kitaplarını okumada yapılacak 2 yöntem söyleyebiliriz, birincisi ilgi
çeken olay ve dönemle alakalı çeşitli tarih kitapları okumak, ikincisi tarihi
sadece geçmişte yaşanan olayları öğrenmek için değil, geçmişte insanların
yaşanan olaylar karşısında sergiledikleri hareket tarzlarını öğrenmeli,
olaylardan ders çıkartıp günlük yaşantımızda geleceğe yön vermek amacı güderek
okumalıyız.
Matematik kitapları Nasıl Okumalı;
Matematik her insanın
gözünde büyüyen ve insanların gözünü korkutan bir kavramdır. Matematik de bir
dildir aslında kendine özgü dağarcığı, grameri vardır, en önemlisi de semboller
aracılığıyla insanlara bilgileri aktarır, Bir Matematik kitabı baştan sona
kadar okunmalı, okurken kenarlarına notlar almalı, veya ayrı bir kağıda işlem
yaparak okuduklarımızı pekiştirmeliyiz.
Felsefe Metinleri Nasıl okumalı;
Felsefeye yaşamı bir
nevi anlamlandırma çabası da diyebiliriz. Felsefe de merak çok önemlidir.
İnsanlar her daim sorma çabası içerisindedir. Çoğu zaman aldıkları cevaplardan
tatmin olmazlar, Felsefe kitaplarında bulunan kavram ve önermeler okurun temel
çabası olmalıdır, Kısacası bu tür kitapları elimize aldığımızda okumaktan ve
ardından düşünmekten başka şansımız yoktur.
DÖRDÜNCÜ
KISIM
OKUMANIN
NİHAİ AMAÇLARI
Dördüncü Düzey Okuma yani Sintopik Okuma
Dördüncü Düzey okuma,
Sintopik yani Çoğul okumada okuyucu, birden çok kitap okumakla birlikte okuduğu
kitapları karşılaştırarak daha çok bilgi ve analiz kabiliyetine sahip olur.
Sintopik okumada 5
adım bulunur,
Bunlar,okurun
ihtiyaçlarına karşılık gelecek ilgili bölümleri bulmak, kilit sözcükleri tespit
etmek suretiyle yazarların bahsettiği kavramlarla aynı yerde buluşmak,
Okuduğumuz kitaplardaki yazarlara soracağımız bir dizi soru oluşturma, aynı
zamanda sorulan soruların net olmasına dikkat etmek, Hazırlanan net sorulara
karşı yazarların değişik cevaplar verdiklerini görebilmek sureti ile konuları
tanımlamak, sorulardan gelen cevaplar karşısında tartışarak analiz yapma bunun
sonucunda problemlerin değişik taraflarını tespit etmek.
Değerlendirme;
Okuma alışkanlığının
pek olmadığı toplumuzda yukarı da özeti bulunan bu kitabın Toplumumuz
tarafından okunup uygulanabilir olması gerçekten tartışılır, bizler toplum
olarak okuma alışkanlığına sahip değiliz. Kitapları nasıl okumalı  konusu bir tarafa önce kitap okuma
alışkanlığı kazandırmalı gençliğimize, Gerçi okuma alışkanlığına sahip olmamamızın en büyük etkenleri
televizyon ve interneti hayatımızdan nasıl dışlayacağız oda ayrı bir konu
tabiki. Çevremize baktığımızda gençliğimizin çoğu interneti bilgi amaçlı değil
sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla tanışma ve vakit geçirme aracı olarak
kullanmakta, bu da geçliğimiz başta olmak üzere toplumumuzun gelecekte yeteri
kadar kültür ve bilgiye sahip olmasını engellerken, ülkemizin gelişmişlik
düzeyini de etkilemektedir. Peki bize ne görevler düşmektedir? Bizler yarının
anne babaları olarak, mesela akşamları kitap okuyarak çocuklarımıza örnek
olabilir, TV yi gerektiği zamanlar izleyerek, çocuklarımıza TV nin aslında çok
gerekli olmadığı izlenimini verebiliriz, bu konuda eğitimcilere de bazı görevler
düşmekte, çocuklarımıza okulda kitap okuma alışkanlığı adına faaliyetler
yürütmek sureti ile okuma alışkanlığına sevketmelidirler.

 

Okumak; insan için en
kolay ve en etkin öğrenme yoludur. Gelişmiş ülkelere baktığımızda kitap okuma
oranının yüksek olduğu görülmektedir. Kitap okumayan insanların fikir üretme
kabiliyetleri körelmektedir, insanlar kendi aralarında  başarılı bir iletişim kuramamaktadırlar.
Kitap okumakla yetişen nesiller başarı dolu ve iyi yetişmiş olacaklardır, okuyan
insanların günlük sohbetleri bile farklıdır, Okumak insana olgunluk verir,
tarih kitapları insanı akıllandırır, Şiir kitapları ise duygulandırır,
Matematik akıllı kılar, felsefe kitapları ise derinleştirir, ahlak kitapları da
ağırbaşlı yapar insanı. Kısacası; kitapları nasıl okumalı? Kitapları bilgi
edinmek,  anlayışımızı geliştirmek,
anladıklarımızı hayatımızda uygulamaya koymak ve insanlığa faydalı bir birey
olma bilinciyle okumalıyız.
Tugberk
Tugberk
Azıcık okur yazar, çok dinleyen az konuşan, içindeki çocuğu öldürmeyen, ama polyannalarla pek anlaşamayan sıradan yurdum insanı ... Yaşamak adına insanca adamca, kavgadan gürültüden uzak tüm çeşitliliklerimizle bir olabilmek ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: