OPERASYON
7 Ekim 2017
OPERASYON PARTİSİ BİR ABD PROJESİ OLARAK AKP
7 Ekim 2017

MADALYALI MAHKUM – KORKUT EKEN

Araştırmacı Gazeteci yazar Sayın ÖZTÜRK’ün  Madalyalı Mahkum adlı bu eserinde bir döneme ait derin anlaşılması zor, vatan için yapılan kahramanlıklardır; Ülkesi için canlarını dağlarda
feda etmeye haz
ır
nice yurtseverlere yapılan haksızlıklardır. Ve bilinmeyeni çok olan Susurluk
olayından; Cezaevine kadar bir çok konuyu ele almı
ştır. 
 
Asker kökenli bir MİT
mensubu
Özel
Harekat Dairesi Polislerini yeti
ştiren
uzman ve Emniyet Genel M
üdürlüğü Danışmanlığı yapmış ve ömrünü devlet hizmetine vakf etmiş bir güvenlik görevlisi. Zaman zaman  kamu önünde ön plana çıkan bu şahıs Susurlukta meydana gelen kazadan
sonra bas
ında
s
ıkça anılır bir isim olmuştur.
1986 y
ılına kadar devam eden görevlerinde sayısız sıcak çatışmaya girdi. Yaptığı çalışmalardan dolayı Türk Silahlı kuvvetlerinin en önemli madalyası olan Üstün Cesaret Feragat Madalyası ile Başarı Madalyası ve birçok takdirname almış bir süre Polis Özel Hareket timlerinin teşkili, teçhizi ve eğitiminde
g
örev
alm
ış
kendi iste
ği ile 1987 yılında yarbay rütbesi iken emekliğe  ayrılmış ve hemen MİT de göreve başlamış 1988 yılında MİT den emekliye ayrılmış 1993 yılında dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar ın  daveti üzerine Emniyet Genel Müdürlüğünde çalışmaya başlamış.
Devletin gizli duvarlar arkasında hatta derinliklerinde tutulan ve
insanların akıllarında belKilerle dolu bir ya
şanmışlık anlatılıyor. Uzun süre titizlikle gizlenmiş şüpheli yaklaşımların içinde bir türlü netlik kazanmamış çoğu
konular
ın
ise biyografisi çizilmi
ş
yurtsever olan Korkut EKEN ile ilgilidir.
Önemli olan Devlet ve Devletin devamlılığı için gereken tüm operasyonlar yapılmalıdır. İşte
bu operasyonlar 1968 senesinde Korkut EKEN
in Kıbrıs hazırlığı ile başlamış; Kanların döküleceği
şehitlerin verileceği ve içinde bizzat kendisinin de bulunacağı kader işlemeye başlamıştır.
Aralarında Sayın Rauf DENKTAŞ’ın  da bulunduğu Türk Mukavemet Teşkilatı ile sırt sırta çalışmalar yapılmış, gerilla eğitimleri verilmiş, zorlu hazırlıklar
20 Temmuz 1974 sabahında yapılan çıkarmaya kadar sürmü
ştü. Orda yine Korkut EKEN vardı
Kim di bu adam? Silahların patladığı yerde görev yapmış bir komutan. Çünkü bu adam;  insanların gündüz bile gezemeyeceği, dağlarda silahların patladığı yerlerde  görev yapmış bir subay…
Kıbrıs operasyonu yapılmadan önce gizlice Ada’ya çıkıp   oradaki mücahitleri birer asker gibi yeti
ştiren bir komutan. Devletin çok önemli Kurumlarının ve Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yurt dışına özel eğitimler almak ve öğrenmek için gönderilen ve öğrendiklerini
ülkemizde  uygulayıp, çok sayıda askeri, polisi eğiten
bir komutan…
Güneydoğuda  ki Şemdinli-eruh
bask
ınının hemen ardından bizzat kendisinin başı çektiği
özel birliği ile bölgeye giden ve o süreçten hemen sonra hayatının çoğu
zamanını da
ğlarda geçiren bir asker. Operasyonlarda teröristler tarafından şehit edilen askerlerimiz son nefeslerinde bile kucağına alıp anlından öpüp ve son yolculuğa
u
ğurlayan bir komutandı.
İnsanların dışarıya çıkmaya cesaret edemediği günlerde bile o ıssız dağların zirvesinde,  bir insanın bile ilerisini göremediği, sisli dağlarda
d
üşmanı pusuda bekleyen bir komutan.
Görevini çok iyi yapan ve bunun karşılığı olan Manevi değeri kendisi için çok değerli bulup da
herkesin anlayamayaca
ğı Türk Silahlı Kuvvetlerinin yüksek nişanı Üstün Cesaret ve Feragat madalyasını taçlandıran bir komutan. Şehit
polislerin,  Askerlerin,
çocukların, bebeklerin, yaşlıların ölümlerinden sorumlu tutulan bebek katili terörist başı Abdullah Öcalan,a en büyük nefret ve kini duyan emekli asker.Cudi’nin zirvelerinde
maraton da
ğlarında, Gabar Boğazında ve gökyüzünü seyreden ve gençliğini
b
ıraktığı her yerde eşsiz bir haksızlığa maruz kalmış insanların acısını yürekten gören ve o acıyı içinde saklayıp PKKya karşı kin ve nefretle yaşayan
bir asker. Ama art
ık dağlardaki
g
ünler
operasyonlar ve
çok gizli görevler geride kalmış;
Kendisinin de  hala inanamadığı belki de bir rüyadır dediği çıkmazın içine girmiş,  o artık mahkum bir Subay olmuş.
Görevi adına bunca tehlikeler içine
girmi
ş bu adamın kötü günleri kimine göre planlı, kimine göre plansız ‘’Susurluk Kazası’’ ile başlamış; cezaevinde son bulmuştur.
Daha sonra efsane Yarbayı cezaevine
yolcu etmek için gelen dostları, yakınları ve sevdikleri onu hiç yalnız
bırakmamı
ştı. Yalnız bırakmayanlar içerisinde bir aralar
e
ğittiği öğrencileri evinin önünde bekleyip, hocasını alıp cezaevine götürmek; hem onlar, hem silah arkadaşları, hem de Korkut EKEN için zor olmuştu.
Çünkü vatanı bölmek isteyenleri
yakalayıp cezaevine koymaya çalı
şan
ve cezaevine dü
şeceğini aklının ucundan bile geçirmeyen bir kişi…
O cezaevine girmekten ve ceza almaktan
korkmamı
ş ve hatta
kendisine ak
ıl
verip insan haklar
ına başvur
diyen insanlara
’’Ben Devletime kırgın değilim,
hi
çbir
zamanda olmayaca
ğım ve de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni gidip başka kurum ve devlete şikayet etmeyeceğini söylemişti. Çünkü ‘’Yüce Türk  Yargısına son derece saygılıyım, kararı öyle vermişler,
cezam
ız
neyse
çekeriz’’ cevabını vermişti.
        
Yüce Türk Bayrağını açan kalabalığın ‘’Türkiye seninle gurur duyuyor’’ sloganları ile cezaevine uğurlanmıştır. Ama o hala cezaevine götürüleceğine
hi
ç
inanam
ıyordu.
Bir yanl
ışlık olduğunu bundan da her an dönülebileceğini
d
üşünüyordu. Zaman az kalmıştı, artık gitme vakti gelmişti.
Kendisine,
üzgün ve hayranlıkla bakan polislere
gülümsemi
ş ama Ekennin koluna bir ara silah eğitimi alan polis memurunun koluna
girmesi Eken
nin
derinden
üzmüş ve canını sıkmıştı. Ama yapacak hiçbir şeyi
yoktu.
O, kalabalığın içinde başını dik tutmuş
ve dik durarak d
üşmanını da sevindirmemişti.
Eken Ankara Ulucanlar Kapal
ı Cezaevine getirilmiş o anın yorgunluğunu
bir kenara b
ırakıp öğrencisi olan polisin niçin koluna girdiğini düşünüyor ve alabildiğine
üzülüyordu. Çünkü cezaevine girmekten çok memurun koluna girmesi Ekeni derinden etkilemişti.
Güvenliği için sakıncalı kişileri
ba
şka bölümlere göndermişler,
ama cezaevine bir mahkum olarak gelebilece
ğini aklının ucundan dahi geçirmemişti.
Onun ko
ğuşunda sabırsızlıkla bekleyen vurgun davası Sonya, Mustafa Eriş, Sedrettin Eken için hazırlıklar
yapmı
ş, sabırsızlıkla onu beklemeye başlamışlardır. Artık dağlarda PKKlıların peşinden
ko
şmayı, Doğu ve Güneydoğunun
zirvelerinde durdurmay
ı bırakmış, silah, bomba seslerini unutmuş. Ayak seslerinden başka ses olmayan demir parmaklıkların içinde, birden dalıp Kuzey Irakta ki
tepeler de, kuca
ğında son nefesini veren askerleri görür gibi olup ben şimdi
nerdeyim? Niye buraday
ım? Diye kendine sormuştur…
Ama onu ne silah arkadaşları ne dostları nede sevdikleri o dar gününde yalnız bırakmamış
hep yan
ında
olmu
şlardır. Ama her ne kadar da yanlarında olduklarını hissettiren dostları onun içine düştüğü durumu anlayamazlardı çünkü onu ondan başkasının anlaması mümkün değildi.
Eken
e
defalarca T
ürk
Milletinin huzur ve g
üveni için hayatına hiçe sayarak aldığı görevleri büyük bir cesaret ve feragat ile ifa etmiş ve ÜSTÜN CESARET VE FERAGAT
MADALYASI
alan bir komutanın dü
ştüğü durumun ne kadar acı bir konumda olduğu ortaya çıkmıştı.
Artık cezaevi günleri başlamış, ailesini dışarıda bırakmış mahkum bir komutan. Kimin aklından
geçer ki da
ğlarda PKKya karşı bütün cesaret ve vücuduyla savaşmış bir subayın PKKlılarla aynı cezaevini paylaşması kimin aklına gelirdi ki. Birkaç koğuş ötesinde dağlarda onlarla mücadele ettiği teröristler Korkut Ekene bizlerle savaştın da ne oldu. Aynı kaderi paylaşıyoruz. Birlikte çay içmek seninle tanışmak istiyoruz diye haber gönderen bu insanların belki dağlarda birbirlerine rastlasalar, gözünü kırpmadan birbirlerini vururlardı. Ama bulundukları cezaevi atmosferi dışarıdaki gibi değildi; Çünkü orda herkese eşit muamele yapan bir cezaevi ve
cezalar
ının biran önce bitmesi için gün sayan insanlarla dolu bir
tutukeviydi.
Korkut EKEN’i  cezaevinde yalnız bırakmayan dostları,
ailesi, sevdikleri unutmamı
ş
hep yan
ında
olmu
şlardır. Fakat dışarı çıkabilmesi için mücadele etmek isteyip de yardım edemeyen siyasetçi, komutanlar ve silah arkadaşları maalesef cezaevinden kurtulmasına faydalı olamamışlardı. Çünkü; EKENnin
i
çerde
olmas
ı Türkiye gündemine oturmuş bir Susurluk olayında bazı politikacıların çıkarları
olmu
ş ve bu olaydan kendi
siyasi
çıkarlarını düşünüp, Devleti için tehlikelere girmiş, kelle koltukta dağlarda
PKK
lılarla
sava
şmış, yarınını düşünmeyip hayatının çoğunu
devlet hizmetine adam
ıştı.
Belki
de  her operasyonda ‘’ne zaman ölece
ğim’’diye çarpışan Efsane
Yarbay Korkut EKEN
üzerinden siyaset yapan siyasetçilerin
kurban
ı olmuş bir kişiydi. Bunlar yinede EKENi yıldırmadı ve
bezdirmedi. O her zaman Devletine, Milletine, Bayra
ğına, Toprağına saygı duymuş ve ‘‘cezamı devletin
istedi
ği gibi çekerim’’ diyen bir subay olmuştu. O artık cezasını çekmek için günlerini
orda bo
ş oturarak değil, spor yaparak, sohbet ederek ve de kitap
okuyarak g
ünlerini geçirmeye çalışıyordu.
Hatta ad
ına Turnuva bile düzenlenmişti.
Turnuvaya bir
çok ünlü futbolcular, siyasetçiler ve Generallerin
katılımlarıyla muhte
şem futbol turnuvası yapılmıştı ve bir
zamanlar devletin varl
ığı için hep
birlikte m
ücadele eden silah arkadaşlarını bir araya
getirmi
şti.
Artık her
geçen gün cezaevine daha da alı
şmıştı. Yalnız sivil hayatı özlemiş, lakin
cezas
ınıda aklından çıkarmamıştı. O içerdeyken,
yoklu
ğundan faydalanarak ’’biz Korkut EKENnin  adamlarıyız’’ diyerek
kendilerini tan
ıtan ve haraç toplayan  çıkarcı insanların yaptıklarını da bir türlü
hazmedememi
şti. Türkiye’nin sorunlarını içerdeyken de takip etmiş, ne yazık ki faydalı olamamıştı. Bazen içine
sindiremedi
ği fakat yapılacak bir şey de
yoktu, diyebilecek kadar da sab
ırlı bir
askerdi.
Ülkenin  bölünmez bütünlüğü bir nakış gibi
kalbine i
şlemiş, Ulu Önder ATATÜK’ün emanet ettiği her karış toprak için canını ortaya
koymu
ş ve çok zor şartlarda düşmanla savaşmış bir
komutan olarak, eli kanl
ı katil teröristlerle
ayn
ı cezaevine konulmasını kim olsa içine
sindiremezdi herhalde…
Topluma kazandırma yasasının bizlere tekrar
bir mermi olarak dönece
ğini çok iyi bilen bir askerdi. Terör kavramını, teröristlerin
faaliyetlerini ve stratejilerini
çok iyi bilen bir uzmandı. O, şartlı salıverilen teröristlerin
tekrar da
ğlara dönüp, annelerin vatan için yetiştirdiği evlatları
kahraman askerlerimizi, polislerimizi ve masum yavrularımıza haince pusular
kurup, öldüren teröristlerin tekrar kalle
şçe davranacaklarını çok iyi
biliyordu.
Çünkü o, hayatının büyük bir bölümünü Özel Harp
Dairelerinde ge
çirmiş, MİT bünyesinde bulunmuş, Emniyet
Genel Müdürlü
ğü ve Özel Harekat TİMlerinin eğitilmesi ve
yeti
ştirilmesinden bizzat sorumlu olmuş ve hatta yetiştirdiği
askerlerle birlikte ter
öristlere karşı düzenlenen
operasyonlar
ın başında bulunmuş bir
komutand
ı.
Bu
safhaların ve bulundu
ğu konum itibariyle bölücü teröristlerin, ülkemizi
ne
şekilde rahatsız ve huzursuz ettiklerini,
gelecekte de PKK
nın taktik ve
tekniklerini
çok iyi anlayan biriydi. Bu kadar zor görevi üstlenmiş bir subayın ailesi
ile olan ili
şkileri nasıl olabilirdi acaba? Nasıl mı?
Ailesine  diledi
ği gibi
zaman ay
ıramamış, onları Allaha emanet
etmi
ş, günlerce  ve
hatta aylarca onlardan uzak g
örevi adına; Vatanı adına, Bayrağı adına, Toprak
sevgisi ad
ına, sevdiklerinin de üstünde
sorumlulu
ğunu yerine getirmiş bir komutanın aile hayatı da çok iyi
olamazdı tabiki.
Bazen Vatan, Bayrak, Toprak Sevgisi her şeyin üstünde
olabiliyor. Eken i
çin devletin çok önemli
kurumlar
ında görev yapmış ve hala görev yapan
komutanlar Eken
nin yasa dışı illegal
faaliyetlere girmedi
ği konusunda açıklamalar yapmaktan kaçmamış, Ekenden övgü ile
bahsetmi
şlerdir. Ekennin resmi görev
haricinde Susurluk
da meydana gelen kazada hayatını kaybeden
ki
şilerle bir ilişkisi olduğuna ve onlarla ilişki kurarak suç işleyecek bir
insan olmad
ığına, ve kendisinin ailesini
yakından tanıyan bir kimse olarak böyle bir
şey yapacağına
inanmayan yasa d
ışı hiçbir
faaliyete girmedi
ği konusunda tam bir inanca sahip olan komutanları Eken nin mütevazi bir
hayat
ın olduğu ve çocuklarının zor şartlarda
nas
ıl okuttuklarını hatta
evinde dikkat çeken e
şyaları bile bulunmayan bu insanın böyle olaylar
i
çinde olması yada bu olaylar içine çekilmesini
komutanlar
ı tarafından konuşulmuş ve açıklamaları yapılmıştır.
Güneydoğuda PKK ile
sava
şmış Türkiyenin PKK
konusundaki m
ücadelesinde çok payı olan ve operasyonlara
fiilen katılmı
ş bu faaliyetleri sırasında  hiçbir şekilde
maddi
çıkarı gözetmemiş vatanına ve
milletine ba
ğlı kalmış çok
disiplinli bir ki
şilikle görev yapmış kendisini
vatan
ına adamış bir subay olarak hizmet etmiştir. Şimdi düştüğü durumun
kendisi i
çin ne kadar inanılmaz olduğunu düşünüyor geriye
d
önüp baktığında geçmişte yaşananların bu kadar
uzamas
ı ve binlerce şehit verilmesinin nedenini şimdi daha
iyi g
örüyor. Onu silah arkadaşları hariç Türkiye Eken nin bir
efsane oldu
ğunu bilmiyordu. Yaptığı açıklamalar
komutanlar
ının ve silah arkadaşlarının verdiği
destekleri o d
önemde gazetelerden yayınlandığı zaman yer
yerinden oynam
ıştı. Her gün yüzlerce kişinin teşekkür mesajlarını almış. Şehit analarının babalarının hemen
hemen  her kesimden onlarca mektup ve te
şekkür almış aldığı mektuplar
elektronik postalar
ın haddi hesabı yoktu. Bu
millete b
öylesine hizmet etmiş bir kişinin ülkenin yetiştirmiş olduğu ender
insanlardan biri
ülkemize bu güne kadar gönülden hizmet
etmi
ş bir şahsiyetin cezaevine girmesine gönlü razı olmayan yüzlerce kişinin
mektuplar
ı, mesajları Ekeni onurlandırmıştı.
Bütün
hayatını halk arasında ‘’Korku, panik, endi
şe yaratan adam öldüren’’ örgütleriyle
ile
çarpışan bir insan iken bugün sadece çete suçlaması ile yalnız
de
ğil ‘’Halk arasında korku, panik yaratan çete’’ suçlamaları ile
cezaland
ırılmıştır. Bu gerçekten de ömrünün çoğu zamanını devlet için hizmet
etmi
ş bir insan için çok güç bir iddaa
olmu
ştur. DGM de 4 sene süren bu davanın son duruşmasında mahkeme
heyeti de
ğişmiş yeni bir heyetin girdiği ilk duruşmada da Eken nin mahkumiyet kararı açıklanmıştır. Böylesi önemli bir
davan
ın karar duruşması öncesi
mahkeme heyetinin de
ğişmesi basında normal karşılanmış artık konu ile
ilgili haber yap
ılmamıştır. Ekene ceza
verilmesinin yanında hukuki açıdan ceza verilen maddeler hakimin takdirleri
basında yer alan bazı ipsiz kopsuzlar ile aynı kefeye konulmu
ş hem ailesi
hem kendisi hem de sevdikleri tan
ıyanlar hepside rencide edilmiştir. Ama
art
ık bunlar hiçbir şeyi değiştirmiyordu.
Ok yaydan çıkmı
ş hedef tahtası haline getirilmiş, gündemi takip
eden d
üşmanını da çok
sevindirmi
şti.

Artık bunlar geride kalmı
ş Ankara Ağır Ceza
Mahkemesinde mahkeme ba
şkanı Necdet Yaman karşısında kapı arkalarında kalan
yaz
ılan ve çizilenler ortaya konulmuştur.
Nefesler kesilmi
ş ve artık mahkeme başkanının Ekene sizi
dinliyorum demesi ile duru
şma başlamıştır. Eken
savunmas
ını bir asker kişiliği ile
savunmas
ına başlamış mahkeme başkanına sayın başkanım diye
hitap etmesi T
ürkiye Cumhuriyeti yüce
yargısına olan sonsuz güven ve saygısı ile adeta kendinden emin bir vaziyette
savunmasına ba
şlamıştı.
Mahkeme Başkanına sayın başkanım; Dünyanın her ülkesinde çok gizli ve
örtülü legal ve
illegal faaliyetler olur bunlar
ı bazı insanlar yürütür ve bazı silahlar
kullanılır. Bu insanlardan biride bendim. Yaptı
ğımız gizli
faaliyetlerin hi
çbir zaman yazılı emri
olmazd
ı. Emir verildiği zaman yerine getirilirdi. Bu
silahlar
ülkemizin milli güvenliği ve ulusal
çıkarlarını bizzat yakından
ilgilendiren ve mahiyeti çok gizli konuları, dı
ş ülkelerde de
çalışmalar yapılıp dönemin başında bulunan
üstlerimiz
taraf
ından emirler verilip titizlikle yerine getirilirdi.
Zaman ge
çtikçe zor sorulara sıra gelmiş,
cevaplanmas
ı güçleşmiş sorular içinde gizli
celse istemi
şti. Fakat verilen emirlerin sözlü olması güvenilir durumunu etkiliyordu.
Çünkü ortada yazılı belge yoktu. Çizilip yazılanlar mahkumiyeti getiriyordu.
Bir subay
çete ba
şına dönüştürülmüş, Abdullah Çatlı ve
Susurluk ile ba
ğdaştırılmış gibi ceza
verilmi
şti. Yani birileri yerine birilerinin cezalandırılması gibi.
 
Cezaevine
do
ğru giderken bile devlete kırgın değilim, hiçbir zamanda
asla olmayaca
ğım diyen asker, Susurluk davası süresince
kampanya y
ürüten kalemler şimdi idamın kalkması için Polis
Asker
öldüren PKKlıların pişmanlık yasasından
yararlanarak affedilip d
ışarı çıkartmak için uğraşıyorlardı.
Memleketimizi y
öneten büyüklerimiz,
ter
öristlere tanıdıkları bu
tolerans
ı bizlere çok görmesinler
ve bunu cidden ricada bulunan askere komutanlar
ı Ekene verilen
cezay
ı değil onun bir asker kimliğini ortaya
koyan kimliklerini ve kendilerini savunan birileri ve ticaretlerindeki sorunlar
ı çözmek için onu arıyor. 
 
Kimileride onun ismini vererek haraç topluyordu. Ama artık yapılacak hiçbir şey yoktu.
Ba
şa gelen çekilir, Vatan sağ olsun  diyor. Ülkemin cezaevinde yatmaktan
da  rahats
ızlık duymayıp sadece
haks
ızlığa uğradım deyip de,
hayal k
ırıklığına uğramış bir asker.
Neydi bunun su
çu yoksa Özel Harekatçı olması mıydı?
Tugberk
Tugberk
Azıcık okur yazar, çok dinleyen az konuşan, içindeki çocuğu öldürmeyen, ama polyannalarla pek anlaşamayan sıradan yurdum insanı ... Yaşamak adına insanca adamca, kavgadan gürültüden uzak tüm çeşitliliklerimizle bir olabilmek ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: