VİZYONLAR– MICHIO KAKU

Michio Кaku (Кaku Michio 24 Ocak 1947), City College of New York’ta teorik fizik alanında Henry Semat Profesörü unvanına sahip teorik fizikςidir.  Bilimin popülerleşmesi ve insanlara ulaşması iςin çalışmaktadır. Fizik … Read More

YANLIŞ GİDEN NE OLDU & WHAT WENT WRONG ? – Bernard LEWIS

Yüzyıllarca İslam, dünyanın en büyük, en açık, en aydınlık, en güçlü uygarlığı olmuştu. Sonra her şey değişti, küçümsenen Batı, önce savaş alanında, sonra ekonomik alanda ve nihayet özel ve toplumsal yaşamın hemen her alanında zafer üstüne zafer kazandı.

Giriş ve Sonuç Bölümleri dışında yedi bölümden oluşan eserinde Bernard Lewis, Arap-Avrupa etkileşiminin, askeri, ekonomik, kültürel boyutlarının bir zaman dizinini ortaya koymaya çalışmaktadır. En dramatik geriye gidiş bilimde gerçekleşmiş  olmalı, demektedir. “Mürit olanlar şimdi öğretmen oldular, üstad olanlar öğrenci oldular, genelde isteksiz ve gücenik öğrenciler.”

Günümüzün Arap ülkeleri içinde bulundukları kötü durum nedeniyle Batı emperyalizminden Yahudilere kadar uzanan birçok dış suçluyu kınamaktadırlar. Buna karşın Lewis ne diyor? 11 Eylül’ün tarihi arka yüzünü anlamak isteyen herkesin bu kitabı veya en azından bu özeti okumaları çok yararlı olacaktır.

SİYASİ DÜZENİN KÖKENLERİ —–FRANCIS FUKUYAMA

Nicola Machiavelli, siyaset konusunda ünlü kitabı “Prens” i 1517’de yazmıştı. O sırada Osmanlılar gücünün doruğundaydı; Macaristanı, Habsburg İmparatorluğunun merkezini fethetmek ve Viyana’yı ilk defa kuşatmak üzeredeydiler. Prens’in 5. bölümünde Machiavelli şu gözlemde bulunur:

“Zamanımızda iki farklı tipte hükümet var. Biri Türk, diğeri de Fransa krallığı. Türk Monarşisinin tamamını tek bir kral yönetiyor; geri kalan herkes onun hizmetkarı. Krallığı sancaklara bölüp, her birine istediğini atıyor veya görevden alıyor. Oysa Fransa kralı bir sürü imtiyazlı lordun ortasında oturuyor ve kendini tehlikeye atmadan onlara el süremiyor. Türk devletini ele geçirmek isteyen birisi bunu başarmakta hayli zorlanır, ancak bir kere ele geçirdi mi de kolayca yönetir. Aksine Fransa devletini ele geçirmek kolay ama elde tutmak zor olacaktır.”

Machiavelli Osmanlı Devletinin özünü yakalamıştı: 16. yy’da Fransa’dan çok daha merkezi biçimde ve soy ilişkilerinden uzak yönetiliyordu. Bu açıdan daha moderndi. Daha sonra Fransa Kralları da merkezden ve homojen bir rejim kurmak amacıyla, sancakları yöneten Türk beyleri gibi valiler göndererek toprak sahibi aristokratların belini kırmaya çalıştılar.

Osmanlı Devleti, kullandığı devşirme ve yeniçeri kurumları ile farklıydı. Hayli güçlü ve istikrarlı bir devlet kurarak çağdaş Avrupa güç odaklarına meydan okumuş, muazzam büyüklükte bir imparatorluğu yönetmeyi başarmıştı. Devletin dışındaki toplumsal aktörlerin zayıf ve örgütsüz olması yönünden çağdaş Ming Hanedanına benziyordu. Fakat siyasi gücün kanunlarla denetim altında tutulması açısından Çin’den farklıydı. Osmanlı Devletinin kurumları modernlik ve soya bağlılığın ilginç bir karışımıydı. Ancak soya bağlılık öne geçince bozulma da başladı. Osmanlılar Memlukların esir askerler sistemini mükemmel hale getirmiş, fakat daha sonra elitlerin mevki ve varlıklarını çocuklarına geçirme arzusuna yenik düşmüştü.

KÜRESEL BOYUTUYLA KURUMSAL YÖNETİM ANALİZİ– Ulrich Steger and Wolfgang Amann

Farklı Patron Tipleri ve Yönetim Çeşitleri:

Aile şirketlerinde, 5 farklı patron tipinden bahsetmek mümkündür:

Operatör patronlar, firmada işin içinde bizzat çalışırlar. İşletmenin  yönetiminden ve tüm sonuçlarından sorumludurlar. Liderliğini yaparlar.

Yönetici patronlar , kurumsal düzeyde yönetime katılan, günlük işlerin içinde olmayan hissedarlardır.

Aktif patronlar (hissedarlar), işte çalışmamakla birlikte, işe ilişkin bilgi sahibi oldukları, ve zaman ayırarak, sürekli katılım sağladıkları sürece  firma  için  katma değer oluşturabilen aile üyeleridir. (Y.K. Üyeleri)

Yatırımcı patronlar, firmanın organizasyonunun herhangi bir seviyesinde rol almayan, sadece firmanın finansal performansına odaklanan, duruma  göre  hisse satan, tutan, yahut alan aile üyeleridir.

Pasif patronlar, firmayla oldukça az ilgilenen, hisselerinin getirilerini dahi önemsemeyen aile üyeleridir.