KİTAPLARI NASIL OKUMALI
7 Ekim 2017
HALK EĞİTİMİ (YETİŞKİN EĞİTİMİ)
7 Ekim 2017

POLİS ETİĞİ

Yazar, etik ile ilgili normlara azami
ihtiyaç duyulduğu, bilim ihtiyaçtan doğar ilkesi göre, özellikle mesleki
alanlarda yapılan düzenlemeler her şeyi öngörememekte ve hukuki mevzuat
yetersiz kalmaktadır.  İşte bu durumlarda
her ülkenin ahlak sisteminin dışında gri alan diyebileceğimiz alanlarda başka
bir olguya ihtiyaç duyulmaktadır. Bu da felsefenin ahlakı inceleyen dalı olan
etik olmuştur.

 

Bu kitapta;  etik, ahlak kavramı ve meslek etiği   kapsamında polis meslek etiği ve polis
meslek etiğine ait kodlar incelenmiştir., Bu bağlamda polis meslek etiğinin
kodlarından en önemlisi olduğu kabul edilen profesyonellik kavramı ve bu kavram
çerçevesinde çevik kuvvet polisinin toplumsal olaylardaki davranış ve tutumları
tartışılmıştır. Bu spesifik konunun ardından polis meslek etiği kodlarının
polislik mesleğinde etkin kılınması için neler yapılabileceği sıralanmıştır.
Etik
Etik, Yunanca’da karakter manasına
gelen “ethos” sözcüğünden türetilmiştir. Felsefenin ahlakı inceleyen bir
disiplinidir. Bu anlamda etik, insanın bütün davranış ve eylemlerinin temelinin
araştırılmasıdır. Diğer bir ifadeyle etik, insanların karar ve eylemlerini
yönlendiren ve bunların ahlaki bir temele göre”iyi/kötü” ya da “doğru/yanlış”
olup olmadığının belirlenmesi olarak tanımlayabiliriz.
Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi etik
insan ilişkilerini ve davranışlarını ahlaksal değerler açısından araştırır.
Ancak etik ile ilgili düşünmek sadece akademisyenlerin ve filozofların
ilgilenmesini gerektirecek bir olgu olmasa gerek. Çünkü etik toplumları
ilgilendiren bir kavram olarak sıradan insanlarında üzerinde kafa yorması
gereken ve bu kavram doğrultusunda ilişkilerini ve davranışlarını belirlemesini
sağlayan bir olgudur.
Etik, günlük dilde ahlak kavramı ile
sıkça karıştırılmakta ve birbirinin yerine kullanılmaktadır. Ancak ikisi de
birbirinden farklı kavramlardır. Aşağıda etik ile ahlak kavramının arasındaki
fark ortaya konulmaya çalışılacaktır.
Etik-
Ahlak ilişkisi
Ahlak kelimesi dilimize Arapça’dan
girmiş bir sözcüktür. Ahlak kelimesinin kökü yaratmak, yaradılış, mizaç, tabiat
ve yaradılıştan gelen huy anlamlarına gelmektedir. Kavram olarak ise ahlak,
kültürel değerler ve ideallerle ilgili doğru ve yanlışları ve bunlara uygun
olarak nasıl davranılması gerektiğini belirler. Ahlak geniş tabanlı ve nasıl
davranılması gerektiğine ilişkin yazılı olmayan standartları içerir. Etik ise,
hem daha soyut kavramlara dayalıdır hem de bu soyut kavramlardan ne anlaşılması
gerektiğini tanımlamaya çalışır. Etik kuralların,  açık ve belirli bir alana ilişkin yazılı
kuralları içermesi beklenir. Örneğin, medya etiği, tıp etiği, çevre etiği,
polis etiği gibi alanlar için ortak ilkeler öngörür ve bu ilkeler evrensel
kabul gören kavramlara dayalı olarak gelişir. Bu anlamda etik kendisini daha
çok mesleki alanlarda belirginleştirir.
Ahlak kavramında, aynı eylem toplumdan
topluma, hatta aynı toplum içinde yöreler arasında bile farklılık
gösterebilmektedir. Örneğin Türk toplumunda kadın erkek ilişkilerinde bu durum
bariz bir şekilde görülür. Batı illerinde yaşayan insanların kahvelerde oturup
oyun oynaması normal olarak karşılanabilirken Doğu illerinde bu durum ayıp
olarak görülebilmektedir. Bu bağlamda bireylerin neyin ahlaklı, neyin ahlak
dışı olduğuna ilişkin değerlendirmeleri dinsel, töresel ve felsefi
düşüncelerinden kaynaklanır. Etikte ise, “istenilir iyi” kavramı vardır.
Evrensel olduğu kabul edilir
Etik soruları ile ahlak sorularını
ayırt etmek için etiğin soruları incelendiğinde yönelttiği soruların tekil
eylemlere ilişkin değil daha çok soyut olaylar ve ölçütlerle ilişkili olduğu
görülür.
Meslek
Etiği
Meslek etiği, bir meslek grubunun,
mesleğe ilişkin olarak oluşturup koruduğu, meslek üyelerini belirli bir şekilde
davranmaya zorlayan, şahsi eğilimleri sınırlayan, liyakatsiz ve ilkesiz üyeleri
meslekten dışlayan, meslek içi rekabeti düzenleyen ve hizmet ideallerini
korumayı amaçlayan mesleki ilkeler bütünü olarak tanımlanabilir
Tanımdan da anlaşılacağı gibi meslek
etiğinin üç temel işlevi vardır.
1-
Yetersiz ve ilkesiz
üyeleri ayırmak.
2-
Meslek içi rekabeti
düzenlemek
3-
Hizmet ideallerini
korumak
Meslek etiği, özellikle doğrudan
doğruya nesnesi insan olan mesleklerde uyulması gereken davranış kuralları
olarak tanımlanabilir. Meslek etiğinin en önemli yanlarından biri evrensel
olması yani aynı meslek mensubu bireylerin davranışlarının dünyanın neresinde
olursa olsun aynı olmasıdır. Aynı zamanda aynı meslekten olan bireylerin kendi
aralarındaki davranışlarında da aynı tutum ve davranışlar sergilemeleri
beklenir. Buradan da anlaşılacağı gibi meslek etiğinin iki yönü vardır.
Bunlardan biri meslek mensuplarının halka yani hizmet ettikleri alana karşı ve
diğeri birbirlerine karşı ödevlerine ilişkin kuralları ortaya koymaktadır.
Bu anlamda meslek sayısınca meslek
etiği olduğunu söylesek yanılmayız.
Bunu  en temel şekilde mesleklere
ait yemin metinlerinde görebiliriz. Bunun yanında doktorluk mesleğinde olduğu
gibi uluslararası kabul görmüş yemin metinleri (Hipokrat yemini) gibi etik
ilkeler, meslek etiğinin evrenselliğine işaret etmektedir.
Günümüzde dünyada ve Türkiye’de
çeşitli meslekler kendi meslek mensuplarının uyması gereken etik kuralları
belirlemişlerdir. Son yıllarda yayınlanan etik kurallardan önce de çeşitli
mesleklerin mensuplarının uyması gereken etik kurallar o mesleklere ait yasal
düzenlemelerde karşımıza çıkmaktadır.
Polis
Meslek Etiği 
Polis örgütlerinin kurulması ile
polislik bir meslek olarak ortaya çıkmış, tıpkı bir öğretmenlik, doktorluk ve
askerlik gibi  meslek gruplarından
sayılmıştır. Dolayısıyla ortaya çıktığı tarihten bu yana polislik mesleği
giderek gelişmiş ve uzmanlık isteyen bir meslek dalı haline gelmiştir.
Bir
Meslek Olarak Polislik
, Polisliğin temelinde, iyilik etme,
koruma, kollama, yol gösterme ve yardımcı olup, polisliğin aracı da amacı da
‘insan’dır” Öyle ki bu mesleğin mensuplarının günlük faaliyetleri niteliği
itibariyle yasama, yürütme ve yargı unsurları içeren özellikler arz etmektedir.
Bu dediğimi bir örnek ile açıklayacak olursak, bir polis  memuru görevi gereği yolda giden bir aracı
durdurabilir. O araca ceza yazabilir. O aracın üzerinde seyrettiği yolu trafiğe
kapatabilir. Bu davranışlar herhangi bir kimsenin yapabileceği şeyler değildir.
Eğer sizi yolda seyir halinde iken herhangi birisi durdursa ve makul bir sebep
söyleyemezse siz o kişiye çeşitli tepkilerde bulunur ve istenilmeyen bazı
davranışlar sergileyebilirsiniz. Dolayısıyla bu niteliklere sahip bir mesleği
icra edenlerin karşısına sıklıkla gri alanlar çıkacaktır. İşte bu durumda etik,
bu mesleği ifa edenlerin davranışlarına yön verecektir.
Yukarıdaki olayımızda somut bir
şekilde ortaya koyduğumuz gibi toplumun bir arada huzurlu bir şekilde yaşaması
için vazgeçilmez bir fonksiyonu yerine getiren polis, görevlerini ifa ederken
uyması gereken etik kuralların olması gerekir. Polis görevini yaparken çoğu
zaman yasal mevzuatın da dışında yani öngörülmeyen çeşitli olaylarla karşılaşabilmektedir.
Peki bu durumda polis nasıl davranacaktır. İşte burada karşımıza etik kavramı
çıkmakta ve öngörülemeyen olaylarda yani gri alanlarda  davranışlarımızı etik kurallar
yönlendirmektedir.
Bütün bunlardan sonra polis meslek
etiğini meslek etiğinden yola çıkarak tanımlayacak olursak; bir meslek grubu
olarak polislerin mesleğe ilişkin olarak oluşturup, geliştirdiği, polisleri
görevleri esnasında belirli bir şekilde davranmaya zorlayan, güvenlik
hizmetlerinin sunulması sırasında kişisel eğilimleri sınırlayan, polislik için
yetersiz ve ilkesiz olduğu belirlenen meslek üyelerini eğiten yada meslekten
dışlayan, meslek içi rekabeti düzenleyen ve hizmet ideallerini korumayı
amaçlayan polislik mesleğine ilişkin ilkeler bütünü olarak tanımlanabilir.
Polis etiğine ilişkin temel ilkelerden
biri, taraf­sızlık ilkesidir. Polis etiğine ilişkin olarak unutulmaması gereken
bir di­ğer ilke ‘profesyonellik’tir. Yurttaş polise karşı bağırsa da, küfür
dahi etse, polis söz konusu kişinin bu
davranışlardan doğan cezayı alması için gerekli işlemleri  yapmalıdır fakat; polis de yurttaşa aynı
şekilde bağıramaz, küfür edemez,
gereksiz ve yersiz bir  kuvvet
uygulayamaz.
Şüphecilik İlkesi,’Polis şüpheci
olmalıdır’ ifadesine,  polislik uygu­lamalarında
sıkça rastlanmaktadır. Türk toplumunun adalet ve polislik literatüründe yer
alan ‘beraat-ı zimmet asıldır’, (su­çu sabit olana kadar herkes masumdur)
ifadesi, Avrupa Po­lis Etiği Yönetmeliği madde 46’da da ayrıntılı bir şekilde
işlenmiştir: “Polis soruşturmaları, en azından gerçek, (işlenmiş) veya
işlenmesi muhtemel bir suç ile ilgili makul bir şüphenin üzerine bina
edilmelidir.” Gerek Avrupa Polis Etiği Yönetmeliği gerekse Türk iç hukuku
sürekli makul kelimesine vurgu yaparak şüpheyi veya şüpheciliği mesleğin
gerçekleştirilmesinde öngörmüş­tür.
Polis meslek etiği, etik değerler
bağlamında yalnızca vatandaş polis ilişkilerini incelememekte aynı zamanda
meslek içi ast-üst ve eş düzey ilişkileri, mevzuat ve yasal düzenlemelerdeki ve
güvenlik hizmeti üretme esnasındaki ilişkilerin tümünü kapsamaktadır.
Kurumsal Paranoya, paranoya, Özellikle
büyük hezeyanları ve kendilerine kötü­lük yapılacağı kuşkularının belirgin
olduğu, bir ruhsal bo­zukluk durumudur. Özgürlükler ülkesi A.B.D.’de, 11 Eylül
sal­dırılarının ardından binlerce kişinin gözaltına alınması, ku­rumsal
paranoyanın başlangıcı olarak görülebilir. Çünkü polis etiğine ilişkin ilkelere
göre, gözaltına alınma için ge­rekli şüphe, makul bir neden üzerine bina
edilmelidir. Oysa görünen o ki, binlerce kişi sadece Arap orijinli veya Müslü­man
olduklarından dolayı gözaltına alınmışlardır.
Yurtta­şın polise, polisin ise
yurttaşa güvenmediği bir ortamda, profesyonel polislik hizmeti beklenemez.
Demokratik Polislik, hesaba çekilebilir
olma yaklaşımları yine demokratik kamu hizme­tine ya da profesyonel polisliğe
geçiş için önemli bir basa­mak  teşkil
etmektedir. Polisin uygulamalarında şeffaf ol­maması doğrudan yurttaşı rahatsız
edecektir ve polis meslek etiğine aykırı bir davranış olarak tanımlanacaktır.
Demokratik bir ülkedeki polisin, halk nazarındaki meşruiyeti, anti­demokratik  bir ülkedeki polisin halk nazarındaki
meşruiye­tinden  daha fazladır.
Şeffaflık, yapılan her şeyin kamuoyu
ile anında paylaşıl­ması değil, örneğin organize bir operasyonda istihbarat
öncelikli hare­ket eden güvenlik
personelinin, duyum  alınması
durumun­da kaçması muhtemel örgüt mensuplarını, eksiksiz bir şe­kilde yakalamak
ve mahkemeye  çıkarmak için basına haber
vermemesi, ya da polisin, organize bir uyuşturucu çetesiyle ilgili yakaladığı
bir kişiden, çete mensuplarının çözümlene­bileceği nedeniyle basına bilgi  vermemesi, polisin şeffaflık ilkesini
çiğnediğini göstermez, dahası ulusal güvenlik ve  operasyonunun istikrarı açısından bu durum
vazgeçilmez bir prensiptir.
Polisin Halkla İlişkiler
Uygulamalarında Etik Du­yarlılık, Avrupa Polis Etiği Yönetmeliği’nin 19.
maddesi, polisin halkla ilişkilerine ilişkin olarak düzenlenmiştir: “Polis
teşkila­tı, gizli bilgileri açıklamadan, yerine getirdiği, görevler hakkında
halka doğru ve tarafsız bilgi sunmaya hazır olmalıdır. Medya ile ilişkileri
düzenleyen bir yönerge hazırlanmalıdır.”
Güvenlik  hizmeti sunumunda polis etiği, bölümünde
kendini ortaya koyan bir diğer nokta, polislik uygulamalarının  tümünde polisin makul ve ölçülü olmasıdır.
Polis topluma hizmet üre­tirken, halkın güvenliğini sağlarken, onu  huzursuz etme­den, yani maksimum fayda ve
minimum zarar prensibini gözden kaçırmamalıdır. Bunu gerçekleştirmede başta
gelen  ölçüt, hukuk kuralları, insan
hakları ve polis meslek etiği ilkelerinin özümsenerek profesyonel yaşama  geçirilmesidir.
Polis Etiğini İşlevsel Kılma,her ne
kadar polisin yaptığı işlerin zorluğu, tehlikeli ol­ması, yoğunluğu, taşıdığı
stres ve fazla çalışma şartları ağır olsa da, bu durum polisin insanlara haksız
muamele etmesi­ne bir gerekçe teşkil etmemelidir. Fakat madalyonun diğer
yüzünde; bu olumsuz şartlar ve ortamın, polis etiğini işlevsel kılmanın önünde
engel teşkil ettiği görülmektedir.
Yasal Düzenlemeler, Toplum Beklentisi
Ve Vic­dani Sorumluluk Çerçevesinde Etik İlkeler,”halk polisten görev
bilincine sahip olmasını, hal­ka olumlu yaklaşıp iletişim kurmasını, şiddete
başvurmamasını, herkese yansız davranmasını, güler yüzlü, konuşmalarının
terbiyeli ve  düzgün olmasını
beklemektedir”.           
Avrupa
Polis Etiği Yönetmeliği Çalışmaları
Bu belgenin en dikkat çeken noktası,
gerek emniyet mensupları ve gerekse emniyet mensuplarının müşterisi olan
toplumun tüm kesimleri tarafından benimsenmesi için gereken her şey
yapılmıştır. Yönetmelik kapsamında
demokratik ve hukuk devletinin hakim olduğu ülkelerde polisin amaçları,
kurumsal  yapısı, polisin ceza ve adalet
sistemi ile ilişkilerinin nasıl olması gerektiği, polisin nitelikleri ve
eğitimi, polisin hakları, polis uygulamalarının nelere göre yapılacağı.  
Bilindiği gibi Avrupa konseyi
çoğunluğu AB üyesi veya müstakbel üyelerden oluşan bölgesel bir uluslar arası
organizasyondur. Gelecekte ve şu anda bir kısım ülkeler arasında sınırların
kalktığı düşünülecek olursa böyle bir belge bu ülke vatandaşlarının standarda
yakın güvenlik hizmeti almalarını sağlayacaktır.
Yapılan
Araştırma Sonucu,
Bu araştırma ile, güvenlik
hizmetlerindeki yöneten – yö­netilen ilişkilerinde görülebilen yönetim etiğine
ilişkin so­runların betimlenmesi, yönetim etiğine ilişkin sorunların,
yönetilenlerce ne yoğunlukta algılandığının analiz edilmesi, yönetilenlerce
algılanan bu etik sorunların rütbeler arasında anlamlı fark olup olmadığının
İncelenmesi ve yönetilenlerce yönetim etiğine ilişkin sorunların, daha yoğun
olarak yönet­sel davranışlarda mı, bireysel davranışlarda mı, yoksa mes­leki
eylem ve uygulamalarda mı yaşandığının analiz edilmesi amaçlanmıştır.

 

Araştırma bulgularında örneklem grubun,
sırayla en az sorunlu gördükleri etik ilke ihlal alanının, polislik uygula­maları
olduğu, ikincil sırada bireysel davranışlarda etik so­runların yaşandığı, en
fazla olarak ise yönetsel davranışlarda etik sorunların yaşandığına inandıkları
ortaya çıkmıştır. Bu veriler dikkate alındığında polis yöneticilerinin yurttaşa
kar­şı olan davranışlarını doğru bulduklarını, ancak konu yöne­ticilerinin
kendilerine yönelik davranışları olduğunda etik ilkelerin daha fazla ihlal
edildiğini ifade etmektedirler. Bu yaklaşım ya örneklem grubun, empati,
başkalarını düşün­me, tarafsız ve objektif olma gibi Önemli ilkeleri
içselleştiremediğini veya bilinç altındaki kendi çıkarlarının bir yansı­ması
olarak ya da polis etiğine ilişkin sorunlardan daha faz­lasının yönetim etiği
alanında görüldüğü şeklinde değer­lendirilebilir.
Tugberk
Tugberk
Azıcık okur yazar, çok dinleyen az konuşan, içindeki çocuğu öldürmeyen, ama polyannalarla pek anlaşamayan sıradan yurdum insanı ... Yaşamak adına insanca adamca, kavgadan gürültüden uzak tüm çeşitliliklerimizle bir olabilmek ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: