RUTİN DIŞI – JİTEM – KAYIP SİLAHLAR VE HARCANAN HAYATLAR

AVRUPA(LAR)
7 Ekim 2017
GİZLİ SERVİSLER – KARANLIK ODALAR – KÖR NOKTALAR
7 Ekim 2017

RUTİN DIŞI – JİTEM – KAYIP SİLAHLAR VE HARCANAN HAYATLAR

SALİH ŞARMAN : 23 Haziran 1948 tarihinde, babası Piyade
Yüzba
şı

Necdet Sarman ve an­nesi
Muhsin’e Vildan
Şaman’ın oğlu
olarak
Çorum’da dünyaya gelmiştir.Babasının
görevi dolayısıyla bulundukları Van’ın Özalp ilçesi ilkokulunda ba
şladığı öğrenimine
s
ırasıyla, Ankara Ulubatlı Hasan
ilkokulu, Cumhuriyet li­sesi ve Kayseri lisesinde devam eden Sarman, 1964-1965
ö
ğretim
y
ılında An­takya lisesinden
mezun olarak orta
öğrenimini
tamamlam
ıştır. Askerlik mes­leğine
duydu
ğu büyük ilgi ve istek yüzünden,
1965 yılında girdi
ği Hava Harp okulu imtihanlarını kazanmasına rağmen,
aile muhalefeti y
üzünden bu okula kaydını yaptıramamış, çok sevdiği
askerlik mesle
ğinden uzak kalmıştır.

Daha sonra girdiği üniversite imtihanlarında, 1966 yılında Ankara Üniver­sitesi
Siyasal Bilgiler Fakültesini kazanan Sarman, bu okulda ba
şladığı öğrenimini,
1970 y
ılında bu Fakültenin İktisat
ve Maliye b
ölümünü bitirerek tamamlamıştır.
1971
yılında,
İçişleri
Bakanl
ığının açtığı ‘maiyet memurluğu’,
bu g
ünkü adıyla ‘kaymakam adaylığı‘ imtihanlarını kazanarak meslek hayatına, Bursa ili maiyet memuru
olarak ba
şlamıştır. Bu görevde iken, Ekim  1971 – Ocak 1973 tarihleri arasında, Polatlı
Topçu ve Füze okulunda yedek subay olarak askerlik görevini tamamlayan Salih
Sarman, askerlik dönü
şü
Ankara maiyet memuru olarak devam etti
ği görevinde tüm staj ve kursları ta­mamlayarak ve 56. dönem kaymakamlık kursunu da başarı ile bitirerek Konya ili
Ermenek il
çesi
kaymakam
ı olarak meslek hayatına başlamıştır. Eylül-1993 tarihinde Batman
Valili
ğine
atan
ıncaya kadar, asaleten ve vekâleten
10 ilçede kaymakam olarak görev yapan Sarman bu dönemde sayısız hizmet içi e
ğitim
program
ına katılmış,
1987 y
ılında, içişleri
Bakanl
ığınca bir yıl süre ile İngiltere’de
g
örevlendirilmiştir.
Daha sonra devam etti
ği Milli Güvenlik Akademisinin 37. dönem eğitimini
ba
şarı ile bitiren Salih Sarman,
Ordu ili
Ünye İlçesi kaymakamı iken, Batman Valiliği görevine atanmış ve
Eyl
ül -1993 tarihinde başladığı bu görevini dört yılı aşkın bir süre İle yürüt­tükten sonrai Ekim -1997
tarihinde merkez valili
ğine atanması ile aktif va­lilik hayatı sona ermiştir.
Vali
Sarman, Batman Valili
ği sırasında, terör örgütlerine ve uyuşturucu
şebekelerine
kar
şı verdiği başarılı mücadeleden rahatsızlık duyan mihraklarca
aleyhinde ba
şlatılan
ve y
ıllarca sürdürülen kampanyalar esnasında aleyhinde açılan onlarca inceleme,
soru
şturma
ve ceza davalar
ına
kar
şı tek başına mücadele vermeye çalışmıştır. Bu çabalar sonucunda aleyhinde açı­lan dört ceza davasının üçünden aklanarak çıksa da, uydurma bir
şvet
id­dias
ı İle
yarg
ılandığı davada gücünün tükenmesi sonucu mahkûm olmuş ve
16 ay s
üren bir hapis hayatına
muhatap olmu
ştur.
Yaşanan
bu ac
ı sürecin tabii bir sonucu
olarak Vali Sarman Haziran-2004 tarihinde emekli olarak gen
ç yaşta çok sevdiği
mesle
ğinden
kopmak zorun­da kalm
ıştır. 1970 yılından buyana
Zehra Hanım ile evli olan Salih Sarman, 3 çocuk ba­bası olup
İngilizce
bilmektedir.
 
—————————————
KİTAPTA KISACA
 
 
Kitap’ın
yazarı olan Salih Şarman Çorum’a vekâleten Vali olarak bakan Mehmet Fevzi
Şarman‘ın torunu ve Yüzbaşı Piyade Ahmet Nejdet Şarmanın oğlu olarak Çorum da
dünyaya gelen yazar, eğitim ve öğretim hayatını aldıktan sonra birçok ilde
Kaymakamlık yapmıştır. Kaymakamlık görevini en iyi şekilde ifa edip ve yapmış
olduğu projelerle birçok ilke imza attıktan sonra,1993 yılında iktidarda olan
Tansu Çillerin Başbakanlık yaptığı sırada hükümetin güçlü isimlerinden olan
Tarım Bakanı Refaaddin Şahin ile yapmış olduğu yüz yüze görüşmeden sonra
Karadeniz bölgesinde bulunan illeri istemeyip ‘’Doğu illerinden neresi olursa
olsun.’’ demesi üzerine valiler kararnamesi Cumhurbaşkanlığı köşküne imzaya
gittiği gün Batman valiliğine atamasının çıktığı kendisine telefon ile
bildirilmiştir. Salih Şarman Ankara da Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma
Genel Komutanlığında, Güneydoğu Anadolu’daki son durum hakkından brifing
verildikten sonra, Batman valiliğinden Eylül 1993 yılından göreve başlayıp
görevini 4 yıla aşkın bir süre ile yürüttükten sonra Ekim 1997 tarihinden sonra
merkez Valiliğine atanması ile aktif olan Valilik hayatı sona ermiştir.
 
Vali
Salih Şarman Batman valiliği sırasında terör örgütleri ile mücadelede
profesyonel bir şekilde hareket edip yavaş yavaş bu yapılanmayı ve kendisinin de
kurmuş olduğu Karma Özel Harekat Birimiyle örgütlerle mücadele etmiş ve bu
örgütlerle mücadele ettiği esnada devlet içerisine sızmış olan düşman yanlısı
kişi ve kesimlerin ülkenin ileriye gitmemesi ve daima kaos(kargaşa) ortamı
içerisinde bulunması için kendisine yalan iftiralarla aleyhine açmış oldukları
davalar ile kendisini nasıl pasifize etmeye çalıştıklarını anlatmaktadır.
 
 Vali Salih Şarman 27 Eylül 1993 günü Batmanda
görev’e başladığı esnada yapmış olduğu gözlem tespitleri ve değerlendirmesinde
PKK ve Hizbullah örgütlerinin kâbus gibi Batman’a hâkim olması olmuştur.
Kırsalda mutlak hâkimiyetin PKK da olduğu görülmüş PKK’ya direnen olsun olmasın
halk arasında genç, yaşlı, çocuk, kadın denmeden katliamlar yapan PKK’nın bu
sayede devlet ile halk arasındaki bağı koparmayı çok iyi şekilde
gerçekleştirmişti. PKK bu yolla da Örgütün Propagandasın çok iyi şekilde
Gerçekleştirmişti.
 
PKK’nın haricinde de yörede din esasına dayalı Kürt devleti
kurmak amacı peşinde koşan Hizbullah terör örgütü de dehşet saçmıştı. Batman’ın
yeni il olması nedeniylede İl Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma Komutanlığının
hareketli birliklerin ve personel sayısını az olması nedeniyle örgütle
mücadeleden çok halkın korunmasına öncelik verilmişti. Yazar gerek özel
hayatından gerekse mesleki yaşamında akla gelebilecek her konuda başarılı
olmanın temel şartının ‘’ OYUNU KURALINA GÖRE OYNAMAK’’ olduğuna inanmış ve bu
sayede hem özel hayatından hem de meslek hayatında kendisine daima başarılar
getirdiğini söylemiştir. Geçici Köy Koruyucularından(GKK) yararlanılması gerektiği
savunmuştur, yapmış olduğu tespitlere göre GKK’larına kendilerinden beklenen
görev ve fonksiyonları yerine getire bilecekleri imkân, kabiliyetlere, eğitim
düzeyine, disiplinli ve hiyerarşik bir yapıya kavuşturulmamış olduğunu
gözlemiştir, bu olumsuzlara rağmen GKK defalarca yılmadan görev yapmış ve terör
örgütleriyle mücadelede bu kadar olumsuzluklara rağmen başarı sağlamışlardı.
 
Yazar
Salih Şarman kırsalda terör örgütüne karşı mücadelenin etkinliğini artırmak ve
terör örgütünü Batman kırsalından söküp atmak amacı ile valilik görevini yerine
getirdiği Batman’ da görev yapan korucuların ağırlıkta olacağı bir yapı
oluşturmayı karar vermiş ve projenin ana hatların düzenleyip projenin adına da
‘’KARMA ÖZEL HAREKÂT BİRLİKLERİ (KÖHB)‘’
adını vermiştir. Hazırlamış olduğu proje ile ilgili o zamanın OHAL
valisi olan Ünal Erkan’la görüşmüş ve Vali kendisine ödeneğin çok yüksek
boyutta olduğundan bu projenin kabulünün ancak Ankara’ da olacağı söyledikten
sonra Vali Salih Şarman Ankara ya gidip dönemin Başbakanı olan Tansu Çiller ile
görüşüp projesini anlattıktan sonra Başbakan projeyi alıp Vali’ye 2 ay sonra
tekrardan geri gelmesi söylemişti. Vali Salih Şaman’da 2 ay aradan sonra
tekrardan Başbakan Tansu Çiller in karşısına çıktığında Tansu Hanım Valinin kendisine
vermiş olduğu proje dosyasını çantasından çıkarıp dönemin bakanlarından olan
Necmettin Cevheri ’ye proje dosyasını verip ‘’Vali beyin bu projesi uygulanacak
bu konuda kendisine ne destek gerekiyorsa verilecek’’ dedikten sonra Vali Salih
Şarman’a dönüp ‘’sen Batman da terör’ü bitireceğine söz veriyor musun ?’’ Diye
sormuş Vali Salih Şarman da bu soruya cevaben ‘’ Desteğinizi esirgemediğiniz
sürece sözüm geçerli olacaktır’’ diye cevap vermişti.
 
 Vali Salih Şarman vermiş olduğu projeyi
hazırlık safhası ve uygulamaya geçmek için ekibi ve ilinde bulunan
kaymakamlarla geniş kapsamlı toplantı yapıp projenin kabul edildiğini
söylemişti. Projede Geçici Köy Koruyucularının seçiminde bazı kriterler
konulmasını ön görmüştür. Başbakanlıktan alınan maddi destek ile vali Salih
Şarman terör örgütü ile mücadelede daha üst seviyelere çıkmak için yurtdışından
Çin-Bulgaristan ve Almanya’dan gerekli olan özel silah, mühimmat, haberleşme
sistemleri ve malzemeleri Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığına müracaat edip
‘’İTHALATÇI’’ belgesini alıp ülkeye sokmuş ve gerek duyduğu İl jandarma
Komutanlığına, İl Emniyet müdürlüğüne, Milli İstihbarat Teşkilatına ve hatta
Hava Meydan Komutanlığına bile ihtiyaç ve talepleri karşılanmış. Vali Batman
Karma Özel Harekât Birliğinin hazırlık aşamasından sonra ilk olarak Çin den
getirtmiş olduğu silahları İl Jandarma Komutanlığına teslim etmişti. Verilmiş
olan yoğun askeri eğitim sonrasında Ayyıldızlı ve Batman Karma Özel harekât
birliği armalarını taşıyan tek tip ve standart üniformalarla donatmıştır.
Hazırlamış olduğu terörle mücadele projesinin temel yasal dayanağını İl İdaresi
Kanununun 11. Maddesi gereğince’’ il dâhilinde emniyet ve asayişin kişi
güvenliğini sağlanması görevini açıkça il valiliklerine verilmesi’’ diye
maddeyi oluşturmuşlardır.
 
Yaptığı
her şey hukuki çerçevede cereyan etmiş hukuka, yasalara aykırı hiçbir iş ve
eylemi olmamıştır. Fakat Vali Salih Şarman Yargıtay 8. Ceza dairesinde
kendisine açılmış olan ceza davasından aleyhinde bütün suçlamalardan beraat
etmiş ve Yargı kararı ile tescil edilmişti. Yazar İstanbul Baro Başkanı Turgut
Kazan’ın medyaya ‘’bir vali nasıl olurda silah mühimmat ithal eder? ,bu vali
nasıl olurda gizli gizli ordular kurar? ,bu vali çizmeyi iyice aşmıştır.’’ gibi
sözleri medya aracılığıyla söylemesi terör örgüleri ile mücadelenin bazı
kişileri nasıl rahatsız ettiğini açıkça ortaya koymaktadır. Ancak yazar bu özel
silah ve mühimmatların ‘’kayıp silahlar nerede’’ diye basın ve medya
aracılığıyla yayılması ve kendisine kayıp silahlar ve yolsuzluklardan dolayı
açılan davaların kendisini çok ama çok üzdüğünü de altını çizerekten
belirtmiştir.
 
Batman
Özel Harekat Birliği hazırlıkları tamamlanıp ve yapılan görkemli bir törelin
ardından kendileri verilecek operasyon emri ile kışlarında hazır vaziyette
bekletilmişler. Batman ili ve ilçe kırsallarında Jandarma İstihbaratının da
yardımı ve toplamış oldukları istihbarı bilgiler dahilinde yapmış oldukları
birçok büyük operasyonlarla PKK terör örgütü üst üste aldığı darbelerle perişan
olmuş, kırsaldaki hakimiyeti ve halkın desteğini kaybetmiştir. Devletin gücü
otoritesi ve varlığı bölgede yeniden güçlü bir şekilde geri gelmiştir.
 
Yazar
bu mücadelenin profesyonel bir şekilde devam etmesini hazmedemeyen birtakım iç
ve dış unsurların medya vasıtasıyla kendilerini yıpratmak için ‘’Türkiye
askerine bölgede zorla görev yaptırılıyor’’ palavrasını ortaya atmış ancak bu
yalanlamalarda açığa çıkarılmış olup özel birliğimizin gücünü kırmaya
yetmemiştir.
 
Batman
kırsalında PKK ya karşı sürdürülen mücadelenin sonunda mutlak bir üstünlük
sağlanmış olup PKK Batman ilinden atılmıştı. Sıra benzer amaçlarla ülkemizin
toprakları üzerinde din esasına dayalı olacak şekilde bir Kürt devleti kurmak
için örgütlenen Hizbullah terör örgütüne gelmişti.
 
Hizbullah
terör örgütünün hücre sistemi ile çalışması ve hakkında istihbarı bilgi
toplanmasının çok zor olmasına rağmen örgüte 17 operasyon ve 20 ye yakın kişinin
de örgütün elinden sağ olarak kurtarması, örgütün ilim ve menzil gurubu
şeklinde ikiye bölünmesin sayesinde başlanmış ilerleyen tarihlerde de başka
illerde yapılan operasyonlarla netlik kazanmıştı. PKK terör örgütünün amacının
Marksist sisteme dayalı olması ve Hizbullah terör örgütünün de Din esasına
dayalı olacak şekilde Kürt devleti kurma eğiliminde olmasından dolayı bu iki
örgütteki farklılıklar yüzünden birbirleriyle çatışmaları, Hizbullah terör
örgütünden kaynaklandıklarına inandıkları ‘’faili meçhul’’ diye
nitelendirdikleri olayların; Devletin PKK terör örgütüne karşı mücadelesinde
göstermiş olduğu üstün başarıları yine devlet karşıtı olan iç ve dış unsurların
hazmedememesi ev gocunmalarından dolayı ‘’ Hizbullah Terör Örgütünü devletin
kendi eliyle kurulmuş, eğitilmiş ve kollanan bir terör örgüttür.’’ Diye
açıklama yapılan söylemler, yazar Salih Şarman’ı çok üzmüş ve bu açıklamalar
yüzünden epey bir baskı gördüğünü söylemektedir.
 
Yazar
Batmanda Karma Özel Harekât Birliğinin kurulmasına ve yurtdışından getiriler
özel silahların temininden daima büyük destek veren Doğan Güreş’in daha sonra
‘’Ben Batman Valisini Tanımıyorum’’ demesi vali Salih Şarman’ı şaşkına çevirmiş
ve çok üzmüş.
 
Yazar
terör örgütünün dünya bazındaki tanımını şöyle açıklıyor ;’’ Terör örgütlerinin
başta enerji kaynakları olmak üzere dünyanın bütün zenginliklerine el koymayı,
yaşadığımız dünyayı kendi menfaatleri ve yüzyıllar süren ileriye dönük yapmış
oldukları plan ve rüyaları istikametinde şekillendirmeye hedefleyen küresel
güçlerin bu uzun vadeli stratejik hedeflerine ulaşmak için zaman içerisinde
kullandıkları taktik ve araçlar’’ olarak tanımlamaktadır. Yazar terör ün
tanımını verdiğinde örnek olarak da; El-Kaide terör örgütünün başlangıçta
Amerikanın kendin gizli servisleri tarafından kurulmuş olduğunu Mısırdaki sağır
sultanın bile bildiğini söylemektedir. Amerikanın ileriye dönük olan uzun
süreli emellerini yerine getire bilmesi için El-Kaide terör örgütünü kullanıp
Ortadoğu’dan Pakistan’a kadar uzanan coğrafi alandaki emelleri yönünde
kullanmak için El-Kaide terör örgütünü kendileri kurduğunu söylemektedir.
 
Terör
örgütünün Türkiye de 1950’lerden sonra daha aktif hale gelmesini nedenini şuna
bağlıyor; Yabancı güçlerin bu tarihe kadar ülkemizde bulunan petrol ve bor
minerallerin çıkarılmaması ve Türkiye’nin güçlü bir devlet olmasın önlemek için
geçmiş zamandan birtakım kanunlar vasıtasıyla önlemiştir. Ve bu kanunların
zamanın belli olduğundan dolayı da 1950’lerden sonra DEV-YOL-,DEV-SOL, DHKP-C,
DDK, THKP-C, PKK gibi isimler adı altında örgütler kurup ülkeyi kaos ortamına
sürüklemek, ülkenin gelişmesini önlemek, ülke otoritesi üzerinde daha fazla
hakimiyet sağlamak için istihbarat ajanları vasıtası ile örgüt kendi emelleri
doğrultusunda yönlendirmişlerdir. Bu örgütler içerisinden faaliyet gösteren
teröristler bunların farkına varmayıp kendilerini nasıl bir piyon şeklinden dış
güçler tarafından kullanıldıklarının farkında bile değiller.
 
Türkiye’de
terör’ün dış desteğinin Sevr’ antlaşmasının cumhuriyet tarihinde önlenmesi bu
antlaşma içerisinde yer alan ülkelerin bu antlaşmada alınan kararları uygulama
hayallerini sürdüre bilmek için ülkemizde bululan terör örgütlerine maddi ve
lojistik destek sağladıklarını herkesin bilmesi gerektiğini söylemektedir.
Amerika’nın Orta Doğuda rahatça hareke etmesi için nasıl ki El-Kaide terör
örgütünü kurduğu gibi Türkiye dede hâkimiyetini sürdüre bilmesi için PKK terör
örgütünü kurduğunu söylemektedir. PKK terör örgütünde bulunan ağır makineli
silahların birçoğunun Amerikan yapımı olması ve örgütten yakın zaman içerisinde
ayrılıp teslim olan örgüt mensuplarının vermiş oldukları ifadelerde Amerikan
ajanlarının ve diğer dış ülkelerin ajanlarının K.Iraktaki kamplara belli
aralıklarla gelip görüştüklerini söylemeleri PKK terör örgütünün dış güçler
tarafından nasıl beslendiğini ve kontrol altında planlı bir şekilde
yönlendirildiği açıkça ortaya koyuyor. Yazar Amerika’nın 1999 tarihinde PKK
terör örgütünün lideri olan Abdullah Öcalan’ın Türkiye ye teslim etmesin
Türkiye yi çok sevdiğinden değil; lider Öcalan’ın deşifre olması, istek
arzuların bitmemesi, kaprislerin artması, Amerika ve Avrupa ülkelerinin
Öcalan’ın taşınması ağır bir yük haline geldiğinden dolayı teslim etmiştir.
Amerika Öcalan’ı Türkiye ye teslim etmeden öncede kendi istek ve emellerine
ilerleyen zamanlarda tekrardan profesyonel bir şekilde hareket etmek için
Türkiye ye Öcalan’ın asmamak koşulu ile teslim etmiştir. O zamanki Türki- yede
iktidar ortağı olan dönem hükümetinin şu sıralarda da kalkıp bu günün siyasi
iktidarında bulunan hükümeti miting meydanlarında halka yağ çeker gibi
eleştirmesinin milleti aptal yerine koymaktan başka hiçbir şey olmadığını söylemektedir.
Yazar PKK liderinin 1999 da Türkiye ye teslim edilmesinden sonra örgütün K.Irak
kırsalına çekilmesinin ve 2002 tarihine kadar süren duraklama sürecini
yaşaması, satırlarla, bıçaklarla ve ‘’Saddam’ markalı uyduruk silahlarla örgüt
faaliyetlerini sürdüren Hizbullah terör örgütünde bu sıralarda ağır silah
mühimmat ve malzemelerin temin edilmesini bir tesadüf vasıtası ile
olamayacağını bu ağır mühimmatların PKK terör örgütünün K.Irak’a gidişinden
sonra olması yazar’ı PKK ile Hizbullah’ın kendi aralarında varmış oldukları bir
antlaşmanın sonucu ve mutlak bir ilişki içerisinde düzenlediğinin şüphesini
uyandırdığını söylemiştir. Yazar bunun komplo teorisinden çok daha gerçekçi
geldiğini de belirtmişti. 
 
Yazar
AKP iktidarının en başarısız olduğu alanın’’Terör ve Terörle mücadele’’
olduğunu söylemektedir. Dış güçlerin PKK terör örgütünün bitmemesi için
Türkiye’nin Avrupa birliğine alınmasında birtakım bahanelerin uydurulması ve
PKK’nın tekrardan etkin bir şekilde faaliyet göstermesi için OHAL kanunun Avrupa
Birliği kriterlerine uygun olmadığını bahane ederek OHAL’ i kaldırmışlardır.
Yazar OHAL’nın kaldırılmasından sonrada kendi valilik süresi zamanında bitmekte
olan PKK terör örgütünün tekrardan canlandığını ve faaliyetlerini etkin bir
şekilde devam ettirdiğini söylemektedir. Yazar şuanda iktidarda bulunan AKP
hükümetinin Avrupa Birliğine girmek için veriler mevzuatları uygulamaya
koymasıyla Güvenlik Güçlerinin elini konulu bağladığını ve Avrupa Birliğine
girmek için vermiş olduğu bu tavizlerden dolayı hükümetin terör konusunda çözüm
yollarından çok tam bir seyirci rolü oynadığını söylemektedir.PKK’nın OHAL
kanununun kaldırılmasından sonra faaliyetleri terör faaliyetleri ile kalmayıp
düz ova siyasetçililiğiyle de mecliste yerini aldığını belirtmiştir.Yazar AKP
hükümetinin terörle mücadele konusunda siyasi ve hukuki çerçevede çok taviz
verdiğini ve bu tavizlerle de terör örgütlerinin faaliyetlerini son derece
aktif hale getirdiği belirmek istemektedir.
 
Yazar
istihbarat konusunda güçlü ve geniş bir dış desteğe sahip olan terör
örgütlerini kökünden yok etmek için Türkiye’nin büyük bir istihbarat çalışması
yaptıktan sonra örgüt’ün yurt içindeki en küçük biriminden başlayıp yurt
dışındaki bağlantılarına kadar inip istihbarat çalışmasının yapılması
gerektiğini söylemiş ve bunu bir örnekle de açıklamıştır; Geçmişte Türkiye ye
karşı dünya çapında kanlı eylemleriyle bilinen ASALA terör örgütünü bitiren
yapılanmanın kurulduğu gibi bir yapılanmanın tekrardan kurulması gerektiğini
savunmaktadır.
 
Yazar
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde halkın ekonominin ve kalkınmanın düşük
olmasını ‘’Terör nedeniyle ve Devletin kendilerine bakmadıkları’’ gibi bahanelere
bağlamalarına katılmadığını, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinin birçok
bölgeye kıyasla daha ileri seviyede olduğunu ve halkın her şeyi devletten
beklemesinin de yanlış olduğunu savunuyor. Yazar PKK terör örgütüyle mücadelede
hiç kimseden izin ve icazet beklemeden Kendi Gücümüz ile hareket edip PKK terör
örgütünü ortadan kaldırılması gerektiğini savunuyor.  
 
*************************
Yazar
Salih Şarman’ın bu eserini son bir paragraf ile özetleyip sonlandıracak
olursak, Salih Şarman; Global güçlerin Kurtuluş Savaşından önce düzenlenmiş
olan Sevr antlaşmasındaki gibi hayalleri ve ileriye yönelik olan faaliyetlerini
yerine getirmek için Türkiye de kendi elleriyle kurdukları terör örgütleriyle
mücadele eden kişileri ellerinden geldikleri kadar pasifize etmeye
çalıştıklarını söylemektedir. Vali Salih Şarman’ın Terör örgütleri ile  mücadele etmek için KARMA ÖZEL HAREKAT
BİRLİĞİ’’ni kurduğunu ve gerektiğinde de RUTİN DIŞI’’na çıkarak PKK terör
örgütünü Batman valiliği sırandaki 4 yıllık süre zarfında birçok operasyonla belini
kırarak örgütün çökme aşamasına getirdiğini ancak bu faaliyetlerini pasifize
etmek amacıyla Global Dış güçlerin rahatsızlığı ve AKP hükümetinin de OHAL
kanununu kaldırmasıyla 2002 de tekrardan hortlayan PKK terör örgütünün
faaliyetlerini ülke bazında aktif bir şekilde devam ettiğini, kendisinin de PKK
ile sonuna kadar mücadele etmesi yüzünden yargılanması ve mücadele sırasında
kendisi ile hareket eden kamu görevlilerinin kendisini korumadıklarını
aksine  vermiş oldukları yanlış
beyanatlarla da hem üzüldüğünü hem de sıkıntıya girdiğini ifade etmiştir.Türkiye
Cumhuriyeti Devletinin bir daha böyle olaylara kanmaması, ülke içerisinde
oluşan terör olayları ile dış güçlerin kontrolü
ve desteği ile çözülemeyeceğini, hatta daha çok kör düğüm haline
geleceğini işin içinden çıkılmaz bir hal alacağını söylemiş ve bu yüzden de
Türkiye’nin terörle mücadelede kendi gücü-iradesi ile  hallede bileceğini belirtmektedir.
Tugberk
Tugberk
Azıcık okur yazar, çok dinleyen az konuşan, içindeki çocuğu öldürmeyen, ama polyannalarla pek anlaşamayan sıradan yurdum insanı ... Yaşamak adına insanca adamca, kavgadan gürültüden uzak tüm çeşitliliklerimizle bir olabilmek ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: