SON ÜLKÜCÜYÜ KİM ÖLDÜRDÜ? – Muhsin Yazıcıoğlu Suikastinin Perde Arkası

GİZLİ SERVİSLER – KARANLIK ODALAR – KÖR NOKTALAR
7 Ekim 2017
OPERASYON ADI: AĞA 01
7 Ekim 2017

SON ÜLKÜCÜYÜ KİM ÖLDÜRDÜ? – Muhsin Yazıcıoğlu Suikastinin Perde Arkası

Kitap
sekiz bölümden oluşmakta olup ilk dört bölümde BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin
YAZICIOĞLU’nun hayatını, sekizinci bölüme kadar olan kısımda kaza ile ilgili
tespitleri ve son bölümde de Cumhurbaşkanlığı DDK raporu sonuç bölümüne yer
verilmiştir.
 
Ülkücü
Gençlik Derneği’nin kurucu genel başkanı olan Muhsin YAZICIOĞLU askeri darbe
döneminde 7,5 yıl Mamak cezaevinde kalmış, bu süre içerisinde türlü işkencelere
maruz kalmış ancak suçlandığı konularla ilgili çıkarıldığı davalarda aklanarak
tek gün bile ceza almamıştır. 
 
Yazıcıoğlu doğal liderlik özelliğinden dolayı
çevresinde hep “Muhsin Başkan” olarak anılmaktaydı. Vatana hizmeti öncelikli
unsur olarak gören Yazıcıoğlu, devletine ve milletine küsmeyerek haklı bulduğu
davaya sahip çıkarak MHP’den ayrılarak kurduğu BBP ile kendi misyonunu temsil
etmiş, 1991 seçimlerinde “O inançlarımızı meclise taşıyacak” sloganı ile
meclise ilk defa parti olarak girmiştir. 22 Temmuz 2007 seçimlerinde de
bağımsız olarak Sivas’tan vekil seçilerek 2 dönem milletvekilliği yapmıştır. Aynı
zamanda edebiyat ile de uğraşan ve cezaevinde yazdığı “Üşüyorum” şüri ile
gönüllerde yer etmiştir. Yazıcıoğlu’nun geçirdiği şüpheli trafik kazaları
vurgulanırken, Alperen Ocaklarını sokaklara dökmek ve ülkeye kaosa sürüklemek
amaçlı Yazıcıoğlu’na suikast yapılmak istendiği belirtilmektedir.
 
Şüpheli
trafik kazalarını “İşimiz gereği hızlı gidiyoruz ama bu kazaların arka arkaya
gelmesine bir anlam veremiyorum” sözüyle değerlendiren Yazıcıoğlu, 29 Mart 2009
seçimlerinde partisinin Yozgat Yerköy’de gerçekleştirilecek mitingine gitmek
üzere helikopterle çıktığı yolculukta, helikopterin K.Maraş Göksun civarında
bir dağda düşmesi ile hayatını kaybetmiştir. Türkiye bu haberi Yazıcıoğlu ile
birlikte helikopterde bulunan İHA muhabiri İsmail GÜNEŞ’in 112 ile gerçekleştirdiği
görüşme ile öğrendi. Kurtarma çalışmalarına hızla başlanılmış ancak yer
tespitinin bir türlü yapılamaması, enkazın farklı bir bölgede aranması, uzayan
arama çalışmalarından sonuç elde edilememesi sonucu süreç, 6 kişinin ölümü ile
sonuçlandı. Döngel Köyü sakinlerinin yetkililerden bağımsız olarak yaptığı
çalışma sonucu enkazı bulmaları ve yetkililere haber vermeleri göze çarpmıştır.
İHA
muhabirinin 112’yi bilgilendirmesi ardından çok hızlı ve bilgi kirliliğinin
olduğu bir süreç yaşandı. Kaza ardından kitapta da yer bulan ve cevap bekleyen
sorular:
 
  •  Kayseri Valisinin kaza sonrası
    “Muhsin Yazıcıoğlu”nun sağ olduğu ve hastaneye götürüldüğü mealinde yaptığı
    açıklama kurtarma çalışmalarını yavaşlattığı,
  • Helikopter faciasından önce Muhsin
    Yazıcıoğlu’nun evinin üst katında çalınan laptop bahçede bulundu. Yazıcıoğlu’nun
    programıyla ilgili her türlü bilginin bulunduğu laptopu kim neden çaldı ve
    neden geri bıraktı?
  • 15 gün önce Yazıcıoğlu’na yapılan
    suikast ihbarı neydi?
  • Kazadan hemen sonra Kayseri Valisi
    ‘Kurtarma ekipleri olay yerine ulaştı. Yazıcıoğlu yaralı, şuuru açık. Hastaneye
    götürülüyor’ dedi. Bu ifade kurtarma çalışmalarını yavaşlattı. Kayseri
    Valisi’ne bu bilgi nerden geldi? Neden böyle bir açıklama yapma ihtiyacı
    hissetti?
  • Anadolu Ajansı 8 gün sonra valiyle
    ilgili haberini ‘resmi makamlardan kesin teyit alamadıkları” gerekçesiyle
    geri çekti. Ajans haberin doğru olmadığını açıklamak için neden bu kadar uzun
    sure bekledi?
  • Yüksek teknolojiye rağmen enkaz 48
    saat sonra bulunabildi. Üstelik köylüler buldu. ilk gün GSM şirketinin verdiği
    koordinatlara rağmen niçin enkaza ulaşılamadı? 3. gün seyyar baz istasyonu
    kuruldu. Bu işlem neden ilk gün yapılmadı?
  • İhlâs Haber Ajansı (ÎHA) muhabiri İsmail
    Güneş ile 112 Acil Servis hattındaki görevli kişimin konuşmaları orijinal mi
    yoksa bantlanarak mı kamuoyuna dinletildi? Son konuşmayı yapan kişi neden
    hiçbir yerde çıkmadı? Konuşmanın bütünü yayınlandı mı?
  • Helikopterde ELT cihazı var miydi
    yok muydu? Varsa neden çalışmadı? Pilot Kaya Istektepe’nin kazadan iki gün önce
    ELT cihazın arizalı olduğu yönünde firmaya bilgi verdiği ancak buna rağmen bir şey
    yapılmadığı iddiası doğru mu?
  • Muhsin Yazıcıoğlu son mitingini
    yaparken alanda bulunan helikopter neden ayrılıp geri geldi? Yetkililer yakıt aldığını
    söylemesine rağmen havalandıktan 20-25 dakika sonra düşen helikopter neden patlamadı?
    Kazazedelerin cep telefonları neden sinyal vermedi?
  • ÎHA muhabiri hem ajansıyla, hem de
    112 acil servisiyle yarım saate yakin konuşmasına rağmen neden yerleri tespit
    edilemedi?
  • Neden enkazı bulan köylülerin cep telefonlarına
    el konuldu? Köylülerin görüntüleri medyaya satacaklarından mı çekinildi yoksa başka
    bir neden var mıydı?
  • Helikopter rota almadan mı uçuşa çıktı?
    Rotası belliyse uçuş suresinden kaza yerinin bilinmesi gerekirdi. Rota değiştirdiyse
    pilot bunun için izin aldı mı?

 

Cumhurbaşkanı
Abdullah GÜL’e Temmuz 2011’de gönderilen, içinde birkaç askerin özel
tornavidalar ile kaza ile ilgili bilgi alınabilecek olan helikopterin beynini
söktüğü görüntüleri içeren CD ile başka bir boyut alan, “Keçiler söküp
götürmedi ya” çıkışı ile kamuoyuna duyurduğu soruşturma devam etmekte ve
kamuoyu vicdanının rahatlatılması beklenmektedir. Cumhurbaşkanı’nın o bir
şehittir ifadesi de yakınlarına umut olmuştur. 
 
DDK raporunda da yer alan kaza
ile ilgili şüpheler genel olarak;
 
1) Radar kayıtlarında görülen
F-16’nın hava akımının helikopteri düşürdüğü iddiaları ve bölgedeki askeri
radarların aniden ve hepbirlikte arızalanması,
 
2) Arama-kurtarma faaliyetlerinin
başındaki Albay Sezai AKGÜN’ün Meclis Araştırma Komisyonuna sinyal alınan son
noktayı araştırmak isterken Genel Kurmaydan gelen telefon ile yanlış noktaya
yönlendirildiklerini söylemesi,
 
3)  Enkaza ait parçaların gizlice
sökülüp, boş bir arazide kimliği belirlenemeyen kişiler tarafından yakılması,
Kaza Kırım ekibinde savcının bulunmaması,
 
4)
Cumhurbaşkanı’nın dikkat çektiği
gibi, 3 askerin “helikopterin beynini sökmesi”,
 

 

5) Ölen 6 kişinin kanlarında yüksek karbon
monoksit gazının tespit edilmesi üzerinde yoğunlaşmıştır. Malatya özel yetkili
savcılığı, DDK’nın raporu doğrultusunda soruşturmasını yürütmektedir.
Tugberk
Tugberk
Azıcık okur yazar, çok dinleyen az konuşan, içindeki çocuğu öldürmeyen, ama polyannalarla pek anlaşamayan sıradan yurdum insanı ... Yaşamak adına insanca adamca, kavgadan gürültüden uzak tüm çeşitliliklerimizle bir olabilmek ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: