SUİKASTLARIN ŞİFRESİ (2000’li Yıllar ve Türkiye Derin, Şifreli Suikastler ve Çeteler)

AMERİKAN PSİKOLOJİK DERNEĞİ YAYIM KLAVUZU
7 Ekim 2017
TÜRK DERİN DEVLETİ (TÜRK GİZLİ SERVİSİ’NİN KISA TARİHİ), BORA İYİAT, KRİPTO YAYINCILIK
7 Ekim 2017

SUİKASTLARIN ŞİFRESİ (2000’li Yıllar ve Türkiye Derin, Şifreli Suikastler ve Çeteler)

2000’li Yıllar ve Türkiye Derin, Şifreli Suikastler ve Çeteler

Yazar
Mustafa KAYGISIZ, suikast tanımından yola çıkarak Selçuklu dönemi öncesinden ba
şlayarak
g
ünümüz
yak
ın
tarihine kadar meydana gelen
şüpheli
g
ördüğü
(öldürme, öldürtme, yaralama v.b.) olayları özellikle kriminal açıdan olmak
üzere, siyasi, sosyal, politik yönlerini, suikastları sebep-sonuç ili
şkisi
içerisinde, nasıl i
şlendiğini
ve kurbanlar
ın
hangi kriterlere g
öre
se
çildiğini
ve ortaya
çıkan
sonu
çların
hizmet etti
ği
fikirlerin analiz ederek de
ğerlendirmelerle
Türk Tarihi’nde meydana gelen suikast
şüphesi
bulunan olaylar
ı
kronolojik olarak irdelemeye çalı
şmaktadır.
Diyarbakır
Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan suikastı
, 24 Ocak 2001 tarihinde Diyarbakır
İl Emniyet Müdürlüğüne
birka
ç
yüz metre uzaklıkta kav
şakta
makam arac
ıyla
seyir halindeyken pusuya d
üşürülerek
öldürülmesi,
s
öz
konusu olay
ın
ard
ından
son dönemlerde Hizbullah terör örgütüne yönelik ba
şarılı
operasyonlarda Ali Gaffar Okkan’ın isminin ön plana çıkması ve hedef konuma
gelmesi, olay yerinde yapılan
incelemelerle birlikte olayı terör örgütü Hizbullah’ın gerçekle
ştirdiği
y
önünde
g
örüş
olu
ştuğu,
öldürülen
Diyarbak
ır
Emniyet M
üdürü Ali
Gaffar Okkan
’ın
g
örev
s
üresince
radikal
çalışmalar
yapması, sosyal politikalar geli
ştirerek
halk ile devletin b
ütünleştirilmesi
ve son zamanlarda Diyarbak
ır
halk
ının
devlete olan bak
ış
a
çısının değişmesinde
etkili oldu
ğu,
Diyarbak
ır
ve bölgenin terörle mücadelesine yönelik çalı
şmaların
bulundu
ğu
bir d
önemde
olmasını, söz konusu  suikastı yapanların
polis ku
şatmasını JİTEM
kimli
ği gösterip
a
şması
iddialar
ı,
suikast
ın
varlı
ğı her
zaman tart
ışmalara
sebep olan J
İTEM
taraf
ından
yap
ıldığı yönündeki
şüpheleri
artt
ırmıştır.
Türkiye’nin
önde gelen i
ş
adamlar
ından Üzeyir GARİH
cinayeti
, 25 Ağustos
2001 tarihinde
İstanbul
Ey
üp
Mezarl
ığında
b
ıçaklanarak
öldürülmesi
sonras
ında
failin ilk olarak Fuat isimli bir sokak çocu
ğunun
olarak g
österilmesi
ve ard
ından
g
örgü tanıklarının
bilgisi ile failin
İstanbul
ilinde askerlik görevini yapmakta olan madde ba
ğımlısı
oldu
ğu öğrenilen
Yener YERMEZ oldu
ğu, maktulün
üzerinden gasp etti
ği
telefonla k
ışlada
bulunan r
ütbeli
personelin g
örüşme
yapm
ış
olmas
ı,
yakalanan
şahsın
cinayeti kendisinin i
şlediğini
kabul etmesi, olay g
ünü sevgilisiyle
bulu
şmak üzere
mezarl
ığa
geldi
ği ve
maktulden para istedi
ği,
Garih
in
elin
aya
ğın
sa
ğlam. Git çalış
kazan

dedi
ğini
beyan ederek sinirlendi
ğini
ve b
ıçaklamak
suretiyle
öldürdüğünü
itiraf etmesi, maktul
ün
Yahudi olu
şu,
son zamanlarda T
ürk
kimli
ğini
benimsemi
ş
olmas
ı,
din de
ğiştirerek
M
üslüman
oldu
ğu
iddialar
ının
bulunmas
ı,
İsrailin
faaliyetlerini zararl
ı
g
ördüğü ve İsraile
son zamanlarda
ödediği
paray
ı
kesti
ği yönünde
iddialar
ın
bulunmas
ı,
failin ge
çmişinde
sab
ıkasının
bulunmas
ı,
madde ba
ğımlısı
olması, kullanılmaya müsait olu
şunun
olay
ı
şüpheli
hale getirdi
ği,
Necip HABLEMİTOĞLU suikastı,
18 Aralık 2002 tarihinde evine dönerken kapısının önünde arkadan iki el
kafasına ate
ş
edilerek
öldürülmesi
şahsın
faalinin yakalanamamas
ı,
ölmeden kısa süre önce Alman Vakıfları ve Cemaatler konularındaki yazıları ve
konu
şmalarının
ard
ından
ger
çekleştirilmesi
ve baz
ı
kesimlerin bunu kullanarak
şüpheleri
farklı yöne çekmek isteyebilecekleri kamuoyundaki
şüpheleri
daha da art
ırarak
olay
ın
suikast olarak algılanmasını artırdı
ğı,
maktul
ün
cenaze t
öreninin
farkl
ı
çevrelerce
kullan
ılmaya
çalışılması ve
sanki bir o d
önem
i
çerisinde
yap
ılan
Cumhuriyet mitingleri havas
ında
ge
çmesi
bu y
öndeki
şüpheleri
art
ırmış
ve sonu
ç
olarak eylem bu a
çıdan
bak
ıldığında
nelere hizmet etti
ği,
kimlerin bundan faydalandı
ğına
bak
ıldığında,
hedefe ula
ştığı söylenebilmektedir.
Ayrıca suikastı üstlenerek aydınlatabilecek isimlerden Ergenekon Terör
Örgütünün nihai amaçları ve Necip HABLEM
İTOĞLUnun öldürülmesiyle
hedeflenen amacın paralelli
ği,
suikastın
İddia
olunan Ergenekon Ter
ör
Örgütü
taraf
ından
yapıldı
ğı
iddialarını güçlendirmektedir.
Yahudi Diş Hekimi Yasef YAHYA, Gıda
toptancısı Mois KONUR suikastı
ve Kartal Mason Locası Saldırısı, 21 ağustos
2003 tarihinde
İstanbul
Şişlideki
i
ş yerinde kafasına
ate
ş edilerek öldürülmesi,
şahsın
Yahudi olmas
ı,
faillerin ilk olarak yakalanamamas
ı, olayla ilgili araştırmalar
devam ederken Yahudi vatanda
şlara
y
önelik
tehdit mesajlar
ının
geldi
ğinin
öğrenilmesi
ve devamında Engin VURAL isimli
şahsın
yakalanmas
ı
ve yakaland
ığında üzerinde Yasef YAHYA suikastı cinayetinde
kullanılan silahın balistik incelemeler sonrasında aynı silah oldu
ğunun
anla
şılarak
tutuklanmas
ı
ve cinayeti birlikte i
şlediklerini
beyan etti
ği
Adem
ÇETİNKAYAnın
yakalanması, 9 Ekim 2003 tarihinde Kartal’da gıda toptancısı Mois KONUR’un
kafasına ate
ş
edilerek
öldürülmesi,
faili Selim YILGIN
’ın
yakalanmas
ı
ve cinayeti itiraf etmesi, cinayetlerin akabinde gerçekle
ştirdikleri/gerçekleştirmeyi
planlad
ıkları
eylemlerin ayd
ınlatılması şüpheleri
giderdi
ği
ancak kamu oyunu yeterince tatmin etmedi
ği,
son dönemlerde aynı
şekilde
dini ve siyasi motifli olayların artması, bir takım güçlerce bunun bilinçli
olarak kullanılmak istendi
ği
g
örülmesi
üzerine
yetkililerin bu y
öndeki
çalışmalara
a
ğırlık
vermesine ra
ğmen
9 Mart 2004 tarihinde yine Kartal
da
H
ür
Ve Kabul Edilmi
ş Büyük
Mason Locası Kartal
Şubesinde
patlama meydana gelmesi ve eylemin Engin VURAL ve maktul Nihat DO
ĞRUEL
isimli
şahıslar
oldu
ğu
anla
şılarak
şahsın
ifadesiyle Yasef YAHYA cinayetinin de aydınlatıldı
ğı,
ancak ak
ıllarda
soru i
şaretlerinin
kald
ığı ve
baz
ı
çevrelerce
s
öz
konusu olaylar bahane edilerek h
ükümetin
y
ıpratılması sağlandığı düşünülerek
olaylar
ın
nerelere hizmet amacıyla yapıldı
ğı
soru i
şareti
olarak kald
ığı
belirtiliyor.
 
15
Kasım 2003 tarihinde Nave
Şalom Sinegogu ve Beth İsrael Siagogu
yakınlarında, 20 Kasım 2003 tarihinde
İstanbul
Levent HSBC Bankası Genel Müdürlü
ğünde
ve
İstanbul Beyoğlu
İstiklal caddesinde İngiltere başkonsolosluğuna
yapılan saldırılar El Kaide terör örgütü tarafından yapıldı
ğı, Türkiyedeki
misyoner faaliyetler ve T
ürkiyenin
Afganistan ve Irak operasyonlar
ında
ABD
ne
destek vermesinin sebep olarak gösterildi
ğinin
anla
şıldığı,
yakalanan eylemcilerin ifadelerinden anla
şılan
dini motifli bir eylem oldu
ğu,
eylem sonras
ında
ülkede
ve uluslararas
ı
alanda yapt
ığı
etkiye bak
ıldığında
eylemin amac
ına
ula
ştığı,
eylemin zamanlamas
ına
bak
ıldığında
T
ürkiyenin
g
ündeminin
yo
ğun olması ve özellikle
Ortado
ğu gündeminin
yo
ğun olduğu
günlerde yapılmasının anlamlı oldu
ğu,
ayr
ıca
eylemin M
üslüman
olan
ülkemizde
yap
ılması ve
El Kaide ter
ör
örgütünün
dini motifli bir yap
ıya
sahip olmas
ı
a
çısından
dikkat çekti
ği de
bir ger
çektir.
3
Ocak 2001 tarihinde
Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğüne,
10 Eylül 2001 tarihinde Taksim Gümü
şsuyu Çevik Kuvvet bekleme noktasına,
20 Mayıs 2003 tarihinde Ankara
Kızılay’daki Kıraathaneye
, 24 Haziran 2004 tarihinde
İstanbul
İETT belediye otobüsüne,
1 Temmuz 2005 tarihinde Adalet bakanlı
ğına
yapılan saldırıların DHKP- C terör
örgütü tarafından örgüt içerisindeki da
ğılmayı önlemek
ve motivasyon ama
çlı yapıldığı, bu
sebeple ses getirecek ve
örgüt üyelerini
zihinde tutacak sansasyonel eylem yapıldı
ğı, söz
konusu
örgütün
genel olarak k
üçük
çaplı
eylemler yapt
ığı ve
bombalama türü eylemler gerçekle
ştirdiği,
eylemlerde genellikle s
ızma
bi
çiminde
yap
ıldığının
bilindi
ği,
bu kapsamda bak
ıldığında
s
öz
konusu olaylar
ın
örgüt
taraf
ından
ger
çekleştirildiğinin
g
örülebileceği,
ayr
ıca
örgütün
amac
ının
mevcut d
üzenin
y
ıkılarak
yerine komünist rejimin getirilerek ülke gelirinin sözde adaletli ve e
şit
d
üzeyde
gelir da
ğılımı
payla
şılması
oldu
ğu düşünüldüğünde
eylemin zamanlama olarak ta mevcut d
üzenin iyi gittiği,
ekonomideki iyimser havan
ın
hakim olmaya ba
şladığı dönemlerde
ger
çekleştirilmesinin
örgüt
taraf
ından
bakıldı
ğında planlanmış
ve anlamlı oldu
ğu,
07
Temmuz 2003 tarihinde Tunceli Valili
ği konvoyuna,
2 Temmuz 2004 tarihinde Van Valili
ği konvoyuna gerçekleştirilen
silahlı saldırıların PKK/KONGRA-GEL terör örgütü tarafından gerçekle
ştirildiği,
ancak ter
ör
örgütünün
sald
ırıyı ilk
etapta
üslenmemesinin
sald
ırıyı bölgede
bulunan küçük bir grup tarafından gerçekle
ştirildiği
olas
ılıklarını güçlendirdiği,
sald
ırıların
hedefinde olan isimlerin zarar g
örmemesi
ve olaylar
ın
a
çığa
çıkarılmasının
sald
ırının
amac
ına
ula
şmadığını gösterdiği,
ancak zamanlama olarak
ülkenin
iyimser havasının bazı odak güçlerince gerçekle
ştirildiğine
y
önelik
şüpheleri
art
ırdığı,
17
Mayıs 2006 tarihinde Ankara’da Danı
ştay binasında
ikinci daire üyelerinin toplantı halinde iken avukat Alparslan ASLAN tarafından
silahlı saldırıya u
ğramaları,
failin memur olmas
ı
hedefindeki kurumun ba
şkanının
olmas
ı,
şahsın
yap
ılan
sorgulamalar
ında
Dan
ıştay
ikinci dairesinin ald
ığı türban
karar
ıyla
eyleme karar verdi
ği ve
planl
ı
olarak kurum ba
şkanını
hedef alarak eylemi ger
çekleştirmesi,
akabinde
şahsın
devletin
önemli
kurumlar
ındaki
asker, polis ve memurlar
ı
ile irtibat
ının ve
ili
şkisinin bulunması akıllara
karanl
ık-derin
ili
şkileri getirdiği,
ili
şkilerinin bulunduğu
şahısların
kurumsal olarak mevcut h
ükümete
kar
şı
muhalefet edas
ıyla
tav
ır
tak
ındıklarının
kamuoyunca g
örüldüğü ve
zamanlama olarak olaya bak
ıldığında şüphelerin
hi
çte
yersiz olmad
ığı görülmekte
oldu
ğu,
amac
ın
bu kapsamda d
üşünüldüğündü
devletin her kademesinde kim olursa olsun biz istedi
ğimizi
yapar
ız
mesaj
ı
i
çerdiğinin
bas
ım
yay
ın
organlar
ı
taraf
ından
sanki bir kaos ortam
ı
yaratmaya y
önelik
faaliyetlerinin bulundu
ğunun
ve bunun nas
ıl
bir amaca hizmet etti
ği
konusunda
şüphelerin
kald
ığını anlatmaktadır.
5
Şubat 2006 tarihinde Trabzonda Santa Maria Kilisesi Papazı Andrea
Santoro’nun öldürülmesi
, 19 Ocak 2007 tarihinde
Şişli
Halasgargazi caddesi
üzerinde
Agos Gazetesi yazar
ı
Ermeni asıllı Türk Vatanda
şı Hrant DİNK suikastı,
17 Nisan 2007 Malatya’nın en yo
ğun
caddelerinin birinde
İncil
da
ğıttıkları ve
misyonerlik yapt
ıkları
bilinen
şahısların Zirve Yayın Evi Suikastları’na bakıldığında
faillerin profilindeki benzerlikler, olayı gerçekle
ştirmelerindeki
siyasi motif, ama
çları ve
kime hizmet ettikleri, eylemlerin gerçekle
ştirilmeleriyle
hangi g
üç
oda
ğının
fayda g
öreceği,
olaylar sonras
ında
geli
şen süreç,
olaylar
ın
getirdi
ği
yeni portreler, özelliklede faillerin irtibatları ve irtibatlarındaki dikkat
çekici derin-karanlık (Derin Devlet) ili
şkilerin
varlı
ğı,
olaylar sonras
ında
ülkemize
etki etmeye
çalışan
d
ış
g
üçlerin
bunlar
ı
bir koz olarak kullanmaya
çalıştığı (özellikle
İsrail, Ermenistan, İngiltere
ve ABD) ,  sonras
ında
faillerin savunulmaya
çalışıldığı
odaklara bak
ıldığında
s
öz
konusu suikastların bir elden yönetildi
ği
izlenimini vermesi, amacının mevcut hükümet ve iyiye giden ekonomik durumla
birlikte halkın refah seviyesi oldu
ğu,
zamanlama a
çısından
bak
ıldığında
d
ış
siyasette
ülkenin
bir ivme kazand
ığı döneme
denk gelmesi ve etkinli
ğimizin
zayıflatılmaya çalı
şıldığı bir
kronolojik oyun sistemati
ği
gibi s
ıralandığının görüldüğü,
bunun d
ış
mihraplar taraf
ından
istenmedi
ği ve
bunun engellenmesi i
çin
ülke
i
çerisindeki
bir tak
ım
odaklar
ın
(Ergenekon Ter
ör
Örgütü Yapılanması)
kullan
ılarak
T
ürkiyenin
önünün tutulması istendi
ği
anlat
ılmaktadır.

 

Söz
konusu suikastlar genel itibari ile zamanlama, faillerin profili, olayın
motifi, ma
ğdurların
profili, i
çinde
bulunulan siyasi ve sosyal s
üreç,
olaylar
ın
öncesindeki
i
ç
ve siyasi geli
şmeler,
devam
ında
meydana gelen siyasi geli
şmeler
ve i
ç
geli
şmeler,
toplumda yarat
ılmak
istenen hareket ve ayr
ışma,
olaylarla özelliklede ülkemizin Osmanlı döneminden bu yana en çok zarar gördü
ğü din
(Yahudi-M
üslüman-Alevi),
dil,
ırk
(T
ürk-Kürt)
v.b. dinamitlerinin harekete ge
çirilmeye
çalı
şıldığını, olaylar
akabinde kullanılan medya ve halkın yönlendirilmek istendi
ği
taraf, olaylarla ilgili olarak kullanılmak istenen çevrelerin özellikleri,
olaylarla ilgili olarak sorumlu gösterilen hedef, tüm bu illegal çalı
şmaların
oda
ğındaki
yapılanma Ergenekon terör örgütü oldu
ğunu
vurgulamaktad
ır.
Tugberk
Tugberk
Azıcık okur yazar, çok dinleyen az konuşan, içindeki çocuğu öldürmeyen, ama polyannalarla pek anlaşamayan sıradan yurdum insanı ... Yaşamak adına insanca adamca, kavgadan gürültüden uzak tüm çeşitliliklerimizle bir olabilmek ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: