SİLİVRİ TOPLAMA KAMPI — ZULÜMHANE
6 Ekim 2017

TÜKENDİK ROGER GARAUDY

Tartışılan filozof
Garaudy

Roger Garaudy: Ateist bir
babayla Katolik bir annenin o
ğlu olarak 17
Temmuz 1913’te Marsilya’da dünyaya gelen Garaudy,
Sorbonne Üniversitesi’nde edebiyat
alan
ında
tahsil gördü.
ilk olarak 14 yaşında Protestanlığa geçmiş, sonrasında Katolik
olmu
ş, en son da Müslüman olduğunu açıklamıştı.

II. Dünya Sava

şı‘nda Yahudilere
yap
ılan soykırımı reddettiğini açıklayarak büyük tartışma yaratan Fransız düşünür Roger
Garaudy, II. Dünya Sava
şı‘nda Fransız direniş hareketinin mensubu olan düşünür, Vichy hükümetinin Cezayir’deki kamplarına da sürülmüştü. Savaş sonrasında Fransız Komünist Partisi’ne
kat
ılan Garaudy, Fransız parlamentosuna seçilmiş ve senato üyesi olarak da
g
örev yapmıştı.


1952’de Sorbonne Üniversitesi’nden edebiyat dalında, 1954 yılında SSCB Bilimler
Akademisi’nden bilim dalında doktor unvanı alan Garaudy, 1970 yılında SSCB’nin
Çekoslovakya’yı i
şgalini eleştirdiği için Komünist Parti’den
uzakla
ştırıldı.

Ne var ki Garaudy, yine Sovyetler Birli
ği’nin 12 yıl
önceki Macaristan i
şgalini savunmuştu.

 

Müslüman olma nedenini 1940 yılında tutuklanarak
Cezayir’de bir esir kampına gönderildi. Burada ayaklanmaya eleba
şılık yaptığı gerekçesiyle kurşuna dizilmek istendi. Ancak askerlerin komutanın ateş emrine itaat etmemeleri sonucu üzerine hayatı kurtuldu. Bunun üzerine birliğin çavuşuna “Niçin ateş etmediniz? sorusunu sordu. Çavuş: Bir Müslüman savaşçı için, silahsız birine ateş etmek şerefsizliktir! cevabını verdi. Bu olay Garaudyin İslam’a yönelmesinde büyük bir etken oldu.
 
Daha sonra Fransız Komünist Partisi’ne katılarak
siyasi çalı
şmalarda bulundu. Bunun
yan
ında milletvekili, meclis başkan yardımcılığı, milli eğitim komisyonu üyesi ve senatör olarak da görev yaptı. 1982 senesinde de 69 yaşında müslüman oldu. Roger Garaudy, 13 Haziran 2012 tarihinde
98 ya
şında hayatını kaybetti.
1982 yılında Müslüman olduğunu açıklayan Garaudy,
1996’da yazd
ığı ve soykırımı reddettiği ‘İsrail: Terör ve Mitler’
kitab
ıyla büyük tartışma yarattı. Fransız mahkemeleri
taraf
ından basımı yasaklanan kitap dolayısıyla Garaudy 240 bin Frank para ve ertelenmiş hapis cezasına çarptırıldı. Kaddafi’nin ‘insan hakları ödülü‘nü alan düşünürün, çoğunluğu politik felsefe ve Marksizm üzerine 50’den
fazla kitab
ı bulunuyor.
Eserleri
Dünyadaki Tek Medeniyet Batı Değil, Batı Terörizmi, İsrail’in kuruluşundaki mitler, Tanrı gerekli mi?, Karl Marx, Sosyalizmin bir Fransız modeli üzerine, Lenine, Hegelin düşüncesi, 20.yy Marksizmi, Tanrı Öldü, İnsanın Ufukları, Materyalist Bilgi Teorisi, Bilimsel
sosyalizmin Fransız kaynakları, Siyonizm Dosyası, Ya
şayanlara Çağrı
*****************

Charles de Gaulle, Stalin, Castro, Picasso, Aragon, Gaston Bachelard, Sartre,
Romain Rolland gibi lider ve sanatçılarla yakından görü
şen Garaudy’nin 30 kitabı da Türkçeye çevrildi.
—————-TÜKENDİK—————————
Dava adamlığıyla başlayan ve hüsranla biten bir ömür…
Uzun bir nöbetti bizimkisi… Ümmetin umudu olmak için
çıkılan uzun ve zorlu bir yolculu
ğun nöbeti Şehir şehir, mahalle mahalle, ev
ev tutulacak bir n
öbet…
Kimimiz terk etti tepeyi, ganimetlerin peşinden koşup gittik. Ne zafere ulaşabildik, ne de ganimet toplayabildik Ne evlerimizi
koruyabildik, ne
şehirlerimizi, ne de
nesillerimizi… T
üm tepeleri kaybettik
Kimimiz karaya çıkınca Allah’ı unuttu… Ne gemide
verdi
ğimiz sözü tutabildik ne de karada adam gibi durabildik Kimimiz bahçe sahiplerinin imtihanına tutuldu Kimse görmeden toplayacaktık
mahsulümüzü. Büyük bir musibete duçar olduk. Ne mahsul toplayabildik, ne de
kimse gördü bizi… Her
şeyimizi kaybettik
Kimimiz amansız bir “vehn” hastalığına yakalandı bu yolda Dünya sevgisi ve ölüm korkusu kapladı yüreklerimizi. Yürürken mal, makam, şan, şöhret, güç, kuvvet ne varsa topladık yoldan. AVMlerin, lüks İslami otellerin, milyarlık iftar sofralarının pençesinde tükenip gittik Dünya selinin önünde sürüklenen çer çöp gibi olduk Allah düşmanımızın kalbinden söküp aldı korkumuzu Dünyalık kazanımlarımızı kaybetmeme adına, ahiretimizi
kaybettik…
Kimimiz Tâlut ordusunun imtihan edildiği nehirle imtihan edildi yolda Bir avuç içmemiz gereken nehirden
kana kana, t
ıksıra tıksıra içtik… Ne sabit kalabildi ayaklarımız, ne de gökten sabır yağdı üzerimize Dizlerimizin bağı çözüldü… Bizim bu zalimlerle, bu
kalabal
ıklarla
ba
şa çıkacak takatimiz yok, biz bu medeniyet karşısında yenildik demekten başka bir şey gelmedi elimizden İzzetimizi kaybettik Onurumuzu kaybettik
Kimimiz Samiri’lerle karşılaştı yolda Buzağıların peşine takılıp gittik Sahte böğürtülerin, göz kamaştıran parıltıların büyüsüyle yoldan çıktık. Yola çıktıklarımızı, yolda bulduklarımızla değiştirdik. Düşmanlarımızı yakın, dostlarımızı uzak tuttuk. Yakınlaşan düşman dost olmadı amma uzaklaşan dostlarımızı düşman ettik sonunda Kardeşliğimizi kaybettik
Kimimiz Züleyha’lara rastladı yolda… Nefsimizin ardına
şüp gittik. Ne Yusuf olabildik ne de ben Allahtan korkarım dedik Zindanlar bize göre değildi, yırtılmasına bile fırsat vermeden çıkarıp attık
gömleklerimizi… Apart dairelerin tek odalarında, gizli nikahlarla ve sonu
gelmez yalanlarla tükenip gittik… Ahirete bir
şey bırakmadan ne varsa yaşadık bu dünyada İffetimizi kaybettik
Kimimiz Salebe’lere katıldı yolda… Dava için çıktığımız yolda davarların peşine takılıp gittik. Vadi dolusu
mallar doyurmad
ı gözümüzü… Tırnaklarımızla kazanmıştık her şeyi Allah’ın verdiğini itinayla esirgedik
onun yolundan
Daha çok biriktirdik, biriktirmekten vakit bulamadık dağıtmaya, her şeyi anladığımız zaman dağıttığımızı kabul edecek kimse kalmamıştı yanımızda Şuurumuzu kaybettik
Kimimiz Kuzman’lara dönüştü yolda Nice Uhudlar gördük amma, desinler, görsünler, bilsinler, sevsinler, övsünler diye savaştık Reklamcılık kapladı tüm benliğimizi Şan ve şöhretin ardında eriyip gittik Canımız dâhil her şeyimizi verdik ancak ne şehit olabildik sonunda, ne de kimse övdü bizi İhlâsımızı kaybettik
Allah’ın rızasından başka kaybedecek bir şeyi olmayanlardık yolun başında Şimdi ellerimizde kaybetmekten korkacağımız çok şey var amma her şeyimiz olan o bir şeyi kaybettik sonunda…

 

                                                              (Roger Graudy)
Tugberk
Tugberk
Azıcık okur yazar, çok dinleyen az konuşan, içindeki çocuğu öldürmeyen, ama polyannalarla pek anlaşamayan sıradan yurdum insanı ... Yaşamak adına insanca adamca, kavgadan gürültüden uzak tüm çeşitliliklerimizle bir olabilmek ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: