Zaman Tüneli…

Zaman tünelimde bir çok kez yolumu kaybettim, ışığımı kaybettim yetinmedim birçok kez deri değiştirdim, birçok yaşamlar yaşadım; inanılmaz, şiddetli hatta acımasız değişimlerden geçtim.

Ne yazık ki başıma gelenleri ancak olup bittikten sonra anlayabildim. Bu dönemde Pişmanlığı tatmışlığım olduğu gibi, bir takım suçluluğu da, sayısız gururu da tattım.

Yaşamak adına nefes alırken maalesef etrafımda menfaatperest, çıkarcı ve düştüğümde üzerime ilk toprağı atacak hamuru toprak, sıfatı insan, şekli odun olan o kadar çok insanımsıgiller biriktirdiğimi
Tökezlediğimde elimden tutacak kimseyi bulamadığımda, sırtımı yaslayacağım bir omuzun olmadığını,
derdimi paylaşacak kimseyi bulamadığımda anladım…

Ömür denen yaşam hikayemin sonbahara çalan mevsimini yaşadığım şu günlerde,
Artık ne güneş eskisi gibi ısıtıyor bedenimi, Ne de ay, aydınlatıyor gecemin karanlığını.

Şimdi daha iyi anlıyorum bana benden başkasının ihtiyacımın olmadığını, ben ve simam iyi anlaşan iki sıkı dost olduk artık. O, bana kaybettiklerini anlatıyor bense ona hayata dair kazanımlarımı, kaybedişlerimi anlatıyorum.
Sohbetimizin sonunda veda anında gözlerimin gözlerinde hiçte yalnız olmadığımı görüyorum.

Velhasıl biz bize yetmiş ve de artmışız, hiç de gerek yokmuş insan biriktirmeye…
//fvzbzkrt28052020//

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir